Yerüstü madenciliğine (Açık Ocak) dışarıdan bakıldığında yapısı gereği insanın gözüne pek hoş gözükmez!
Yaşam kaynağımız olan kadınlarımızın hamilelik süreci ve doğum esnası da hoş olmayan ve sıkıntılı bir durumdur.
Fakat tüm hamilelik ve doğum sürecinde yaşanan olumsuzluklar tekrar geriye dönebilmekte ve doğum sonrası bir bebek sahibi olmak ise mucizevi ve müthiş bir olaydır.
Dolayısıyla, daha önceki köşe yazılarımda da bahsetmiş olduğum üzere madencilik faaliyetleri bittikten sonra tekrardan doğaya uygun bir şekilde dönüştürülerek madenciliğin başlangıcında ki olumsuz etkisi giderilir.
Hatta daha müthiş durumlar da yaratılabilir.
Gelişmiş ülkelerde eski madenler daha çok turizme veya sanatsal, sportif faaliyetlerin yapılabildiği farklı kullanım özelliğine sahip müthiş alanlar olarak insanlığın kullanıma kazandırılmaktadır.
İsveç’in Dalhalla bölgesindeki ormanlar içerisinde 1990 yılına kadar çalışmış olan eski Taş Ocağı, 4000 kişilik bir amfi tiyatroya dönüştürülmüştür.
Akustik açıdan birçok müzik otoritesinin beğenisini kazanmış olan bu yapı, 1995 yılında açıldığından bu yana birçok uluslararası yaz konserlerine ev sahipliği yapmıştır.

Çin’in Şanghay bölgesinde eski bir taş ocağı üzerine 2018 yılında inşa edilmiş lüks bir otel, devasa hendeklerin dibine dökülen bir şelalenin muhteşem manzarasına sahiptir.
Bugün bu otelde geceliği 5000 $ tutulabilen odalarda kalmak için zengin birçok kişi çok uzun zaman öncesinden rezervasyon yapmaktadır.
Bir başka güzel uygulama ise Portekiz’nin Braga şehrinde eski bir taşocağı (the Monte do Castro quarry) ödüllü bir futbol stadına dönüştürülerek Aralık 2003 yılında UEFA açılış maçı ile hizmete girmiştir.

İngiltere’nin Cornwall bölgesindeki eski bir kil madeni, “Cennet Projesi” adı altında içinde bir tema parkı bulunan geniş bir eğlence kompleksine dönüştürüldü.
Eden Projesi olarak isimlendirilen bu projede, adeta bir cenneti andıracak güzellikte mekânlar oluşturulmuştur.
Proje 17 Mart 2001 yılında açılışı yapıldıktan sonra yılın geri kalan 9 ay içeresinde toplam 1.8 milyon kişi projeyi görmek için ziyaret etmiştir.
Proje Dünyanın dört bir yanından getirilen özellikle yağmur ormanları gibi tropikal bölgelere ait bitki ve böcekleri içeren bir yer halini almıştır.
Bugün burayı ziyaret eden her turist 32 Sterlin ücreti ödemek durumunda kalıyor.
Bu proje İngiltere’ye yıllık yaklaşık 75 milyon sterlin gelir getiriyor.

Avusturya’nın Leoben şehrine yakın Eisenerz kasabasındaki Erzberg demir (siderit) madeni Roma döneminden günümüze kadar çalışan bir demir madeni ocağıdır.
Erzberg Dünyanın en büyük demir madeni olarak Avrupa’daki sanayi devrimi sırasında Avusturya’nın demir-çelik endüstrisine çok büyük katkılar yapmıştır.
2002 yılından sonra maden üretime kısmen kapatılmış ve üretimi biten alanlar turizme açılmıştır.
2019 yılında 50 bin ziyaretçi turizm amaçlı olarak Erzberg demir madenini ziyaret etmiş.
Avusturya eğitim bakanlığının okullardaki öğrencilerin madenciliğin ülke ekonomisine yapmış olduğu katkıyı anlaması için hem yeraltı hem de yerüstü maden ocağında eğitici geziler düzenlemektedir.
Ayrıca, her yıl 4-5 gün süren ErzbergRodeo adında ekstrem motor ve araba yarışları festivali düzenlenmektedir.
Dünyanın en ünlü motorkros yarışçıların katıldığı bu etkinliklerde binlerce ekstrem-sporsever de günlük 50 Euro’luk bilet ücreti ödeyerek izlemeye gelmektedir.
Başta Leoben Üniversitesinde Maden Mühendisliği bölümünde akademisyen olan oğlum ve gelinimin yaşadığı şehir olmak üzere çevre illerde birçok otel ve restoranlar sporsever müşterileri ağırlamaktan mutlu oluyorlar.
Bu tür etkinlikler ile Leoben şehri ve Erzberg madenine yakın çevredeki yerleşim alanlarında sosyal canlılık artığı gibi yerel esnaf ekonomik kazanç da sağlanmaktadır.

Devletin ve toplumun kişisel verilerini yer altına 22 kat gömmek kesinlikle daha güvenli hissettirebilir.
ABD ulusal veri merkezini Pennsylvania Butler County'de bugün kullanılmayan 145 dönümlük Iron Mountain adlı bir kireçtaşı madeninde kurdu.
Neredeyse her türlü doğal afete karşı güvenli olan bu yeraltı şehri aynı zamanda kendi itfaiyesi de bulunuyor.

Birleşik Krallığın Batı Galler'de bulunan Trambolin Parkı, bir dizi tünelle bağlı olan eski bir arduvaz madeninde oluşturulmuştur.
Üzerine dizilmiş bir dizi ağ ve kaydırak, Snowdonia Ulusal Parkı'ndaki Bounce Below'u dünyanın en büyük ve en muhteşem trambolin spor merkezi haline getiriyor.

Japonya’nın güney batısında Yanahara şehrinde eski demir madeninin Atletizm Pisti, olarak kullanılmaya başlamıştır.
Demir madeninin hizmet dışı bırakılması sürecinde araştırmacılar, buradaki düşük oksijen seviyelerinin, profesyonel sporcular arasında popüler olan yüksek irtifa "hipoksik" antrenman sahalarına benzer olduğunu buldu.
Ancak dağ tesislerinden farklı olarak bu pist, sabit sıcaklık ve nemi koruyarak elit koşucular için ideal, hava koşullarına dayanıklı bir konum sağladığı keşfedildi.
ABD'de kapsamlı destek yapıları nedeniyle Louisville Mega Cavern, 100 dönümlük büyüklüğüyle Kentucky'nin en büyük binası olarak sınıflandırılabilir.
Yıl boyunca sabit 15 °C sıcaklıktaki mağara, depolama ve geri dönüşüm için idealdir.
Aynı zamanda dünyanın tek yeraltı arazi bisiklet parkuruna ve yer altı çelik halatla çekme hattı cazibesine de ev sahipliği yapar. Ayrıca zorlu bir halat parkuru da var.
1962’deki Küba Füze Krizi sırasında Mega Mağara bomba sığınağı olarak belirlenmiş ve oraya sığınacak 50.000 kişinin listesi oluşturulmuştu.

ABD’nin Missouri eyaletinde 1864-1962 yıllarında Bonne Terre kurşun madeninde ürettim bittikten sonra günümüzde turistik bir gezi ve yürüyüş mekânı haline getirilmiştir.
Meraklılarına karmaşık sarkıt ve dikitlerle süslenmiş, jeolojik oluşumların ve antik madencilik eserlerin çarpıcı bir dizisini ortaya çıkaran unutulmuş maden galerilerini 23 $ ücrete keşfetmeyi vadediyor.
Ayrıca, yeraltı madeninde oluşan kristal berraklığındaki su gölet’inde dalgıçlık eğitimi almak ve deneyim yaşamak isteyenlere rehber eşliğinde 35 dakikalık dalış için 270 $ ücrete imkân da sunmaktadır.

İsveç’in Dalarna şehrinde eski bir yeraltı demir ocağı, turistlere çeşitli macera sporlarının deneyimlerin yaşatıldığı Adventuremine olarak bilen bir mekân haline getirilmiştir.
Madende, deneyimli madenci rehberler ile derin maden kuyularının keşfedilmesi, tırmanma, maden sularının oluşturduğu yeraltı göllerinde sal ile gezinerek yeraltında bir yolculuğa çıkarıyor.
Bu deneyimler arasında bir de sauna ortamı yaratılmıştır.
Maden içerisine oluşturulan bu ortamlar sayesinde her yıl binlerce dolar (kişi başı 110 $) gelir sağlanıyor.

ABD’nin Victoria eyaletinde 1912 yılına kadar madencilik yapılan yaklaşık 2 dönümlük alan “Sunken Garden” Milli Park alanı olarak ilan edilerek milyonlarca turistin ziyaretçi akınına uğramıştır.
Yine, ABD’nin Minesota eyaletinde eski bir demir madenin de üretim bittikten sonra iyileştirme (rehabilite) çalışması yapılarak piknik ve doğa alanı olarak halkın kullanımına sunulmuştur.

Hem Dünya’da hem de Türkiye’de çok iyi uygulanmış doğaya dönüşüm (rekültivasyon) örneklerini resimli olarak aşağıda linkten de ulaşabileceğiniz önceki köşe yazımda vermiştim.
https://www.yaylahaber.com.tr/akbelen-enerji-komur-ve-cevre-acisindan-gercekler-3
Bir sonraki yazımda ise Dünya’daki eski madenlerin müze olarak kullanıldığı yerlere değineceğim (devam edecek…).