ZEKİ ORDU

ZEKİ ORDU

Tüm Makaleleri

YÂRİM ZÜLFÜN TARANMIŞ

Takvimler 1973 senesini gösteriyordu. Ben daha lise ikinci sınıftaydım. Ailece İstanbul’a göçmüştük. O zamana kadar elektrikli bir evde yaşamamış olmanın verdiği şaşkınlıkla her gece parıldayan ampulü...

NE DERT BİTER NE DE SÖZ

İster bardakta olsun ister fincanda; çay ne kadar “açık” olursa olsun, en koyu muhabbetler çay ile olur.

YİNE RENGİN DEĞİŞTİ SENİN

Bu gece başım tatlı bir belada. Çay bana ne kadar yarenlik eder bilmiyorum.

SENSİZ SOHBET SOHBET SAYILIR MI?

Yine baş başa kaldık seninle. Merak etme bu sefer geçen günkü gibi az miktarda demlemeyeceğim seni. Yani bol bol yarenlik edeceğiz yine.

YARALAR VE KARALAR

Ey sadık arkadaşım. Bu gece seninle sohbet etmek içimden gelmiyor. İstersen ben söyleyeyim sen dinle. Çünkü ben anlattıktan sonra sen nasıl bir tepki verirsin bilemem.

ÇAY DEMLERKEN GELEN TELEFON

Nihayet çay ile baş başa kaldığınız anlardan biri daha. Aslında bundan önceki bölümleri kısaca not etmiştim.

KENDİMİ OSMANCIK’TA BULDUM

Ramazan ayının 25’iydi. Aynı zamanda resmi takvime göre de mart ayının 25’iydi. Ankara’dan Ünye’ye gelmek için yola çıkmıştım.

DEMLİK BOŞALSA DA DERTLER SABİT KALIR Çayla Sohbetler – 11

Bir derdiniz var da dinleyecek kimseniz yok mu? Veya derdinizi anlayacak kimseniz yok mu? En azından siz anlatırken itiraz etmeyecek kimseniz yok mu?

Daha fazla göster
Üst