ABD başkanı Trump, bizim nadir toprak elementleri (NTE) potansiyelimizi gerçekten istiyor mu?

Bu soruya siyasi olarak konuyu başlatan taraf olan ABD başkanı Trump’ın söylediklerine, diğer ülkeler ile yapmış olduğu işbirliklerine ve tehditlerine bakarak siz cevap verin!

Trump, nadir toprak elementleri (NTE) konusunda ilk konuşmasını bu yıl Şubat ayında başkan olur olmaz, Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski’nin ABD’den silah yardımı istemesi sırasında Beyaz Saray’daki görüşmesinde yaptı.

Bu görüşmede Trump, silah yardımı karşılığında “Ukrayna’nın NTE madenlerini ABD’ye vermesi gerektiğini” söyledi.

Önce, Zelenski ülkesinin yeraltı kaynaklarını veremeyeceği belirtti.

Zelenski’nin bu cevabı üzerine, Trump basına açık olan ve uluslararası ilişkilerde hiç görülmemiş üslupta geçen görüşmede Zelenski’yi adeta Beyaz Saray’dan kovdu ve iki lider arasında ipler koptu.

Üç ay sonra, Zelenski Rusya’nın saldırılarını ABD’nin durdurabileceğini inanarak ve mecburen 2025 Mayıs başında ülkesinin NTE varlıklarını bir anlaşma ile ABD’ye vermiş oldu.

Lakin, Rusya Ukrayna’nın NTE rezervleri olan bölgeyi işgal edince bu antlaşmanın da anlamı kalmadı.

ABD başkanı Trump, bunun üzerine çeşitli arayışlara girdi ve ilk olarak geçen hafta 21 Ekim’de Avustralya ile NTE antlaşmasını yaptı.

Trump, Avustralya ile NTE üzerinde maden anlaşması yapınca "Yaklaşık bir yıl sonra, o kadar çok kritik mineral ve nadir toprak elementine sahip olacağız ki, bunlarla ne yapacağınızı bilemeyeceksiniz" ifadesini kullandı.

Ardından son bir hafta içinde, Uzakdoğu ziyaretleri yaparak önce Malezya, Tayland ve sonrasında Japonya ile işlenmiş NTE oksitlerinin tedariki için ticari antlaşmalar imzaladı.

Vedatdenizkose (1)

Peki! Türkiye’nin NTE maden potansiyelini ABD’ye verileceği konusu gündeme nasıl geldi?

Hatırlarsanız, 27 Eylül’de Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve ABD başkanı Trump bir dizi ekonomik ve siyasi görüşmeler için Beyaz Saray’da bir araya geldiler.

Bu görüşmenin ardından, Ekim ayının ilk haftasında uluslararası basında başta ünlü ABD medyası Bloomberg olmak üzere, Azerbaycan ve Avustralya’daki medya kuruluşları gibi birçok medya kuruluşları iki liderin NTE konusunda işbirliği görüşmelerini yaptığı haberleri çıktı.

Özellikle, Bloomberg (ABD) haber ajansının 03.10.2025 tarihinde internet sayfasında çıkan haber ile Türkiye’de bomba etkisi yarattı.

Bloomberg’in bu haberini siz de aşağıda verdiğim linkten orijinal olan İngilizce yazısını bilgisayarda “Türkçe” diline çevirerek okursanız, Türkiye’de neden bu konu çok köpürtüldüğünü anlarsınız.

https://www.bloomberg.com/news/articles/2025-10-06/turkey-eyes-us-rare-earths-deal-after-china-russia-talks-slow?embedded-checkout=true

Bu yazının 2. paragrafında “Konuya yakın kaynaklara göre, Ankara ve Washington, yakın zamanda Orta Anadolu'da Eskişehir yakınlarındaki Beylikova'da keşfedilen büyük bir nadir toprak yatakları rezervini geliştirmek için potansiyel bir ortaklık arayışında. Görüşmelerin gizli olması nedeniyle isimlerinin açıklanmasını istemeyen kaynaklar, keşfin seryum, praseodim ve neodim içerdiğini ve kalitesinin şu aşamada belirsiz olduğunu da eklediler.” geçen ifadeler özellikle ulusal medyanın dikkatini çekti!

Vedatdenizkose (2)

Bloomberg’in bu haberi üzerine Türkiye’deki birçok Ulusal basın bu haberi köpürttü ve olay “Yeraltı kaynaklarımız ABD’ye peşkeş çekiliyor mu?” yorumlarına sebep oldu.

Şimdi! Gerçekten yeraltı kaynaklarımızı yabancı bir ülkeye devredilebilir mi? Sorusuna cevap arayalım.

Aslında, yeraltı kaynaklarımızın tamamı (maden, petrol, doğalgaz, jeotermal) Türkiye Cumhuriyeti Devleti temelinde halka aittir.

Anayasa’nın 168. Maddesi “Tabii servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzelkişilere devredebilir. ” der.

Devlet, 3213 sayılı Maden Kanununa kapsamında Enerji Bakanlığına bağlı genel müdürlüklerinden biri olan MAPEG (Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü) tarafından madenlerimiz üçüncü şahıs, kurum veya şirketlere işletme iznini devredebilir.

Bor madenleri hariç, Altın dâhil tüm madenler ister yerli ister yabancı ülke şirketlerine MAPEG tarafından işletme izni devredilebilmektedir.

Tüm bu yazdıklarımın ışığında ABD başkanı Trump, başta Avustralya olmak üzeri Malezya, Tayland ve son olarak Japon’ya ile zenginleştirilmiş NTE ürünleri antlaşmaları yaparken Türkiye ile bir anlaşmaya neden yanaşmıyor?

Üstelik, Ukrayna’nın NTE madenlerini tehdit ile isterken, Ekim 2019 yılında “ABD Casusu” olduğu söylenen “Rahip Brunson” olayında yazmış olduğu tehdit ve hakaret dolu mektubu ortada iken, Türkiye’den NTE madenlerini mi alamayacak?

Trump’ın Türkiye’den NTE madenlerini istememesinin sebebi, rezerv ve kalite (tenör) belirsizlikleri ve üretiminin çok uzun süreçte gerçekleşecek olmasından kaynaklanmaktadır.

Hatırlarsanız, 2022 yılında Enerji Bakanlığı Eskişehir-Beylikova’daki NTE maden yatağı için 694 milyon ton rezerve sahip olduğumuzu açıklamıştı.

Bu haber üzerine, ABD’nin ve Avrupa’nın birçok basın kuruluşlarına demeç veren konu uzmanları Eskişehir-Beylikova’daki NTE rezervleri konusunun inandırıcı olmadığını belirtiler.

Uzmanlar, eğer böyle bir rezerv var ise sondaj çalışmalarının raporunun yayınlanması gerektiğini de belirtmişlerdi.

https://news.am/eng/news/713816.html
https://www.dw.com/en/doubts-grow-over-turkeys-huge-discovery-of-rare-earths/a-62607675

Vedatdenizkose (3)

ABD’deki konu uzmanlarının, Türkiye’deki NTE maden yatağı ile ilgili bilgilerin inandırıcı olmadığını düşündükleri için Trump’ı etkilemektedir.

Bildiğiniz üzere Trump’ı görev süresi 2029 Ocak sonu bitecek. Yani, yaklaşık 3 yıllık bir başkanlık yapma süresi var.

Enerji Bakanlığı tarafından 2022 yılında ilan edilen 694 milyon ton’luk NTE varlığı sonrası bölgeye endüstriyel bir tesis kurulacağı da söylenmişti.

Fakat, 2022 yılından bu yana açıklanan 694 milyon tonluk rezervin hala sondaj raporları bile yayınlanmadı.

Böyle bir NTE rezervi olsa bile, endüstriyel boyutta sürdürülebilir (çevreye duyarlı, ekonomik anlamada katma değer yaratabilen ve toplumun rıza göstereceği) bir ekonomik zenginleştirme ve rafinasyon tesisleri kurulma süreci de henüz başlayamadı.

Diğer taraftan, birçok sosyal medyada sanki bir NTE tesisi kurulmuş gibi haberler yapılıyor!

Bahsi geçen tesis 2020 yılında kurulan bir pilot tesisidir.

2015 yılında Eskişehir-Beylikova’da Eti Maden tarafından “Beylikova Florit, Barit ve NTE İşletmeleri Müdürlüğü” kurulmasına rağmen, ancak 2020 yılında bir pilot tesis kurulmuştur.

Şu anda pilot tesisin tam olarak faaliyette olmadığını da çalışanlardan öğreniyoruz!

Diğer taraftan, endüstriyel anlamda kurulması düşünülen tesisin izinlerinin bile tam olarak alınamadığını Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın açıklamasından anlıyoruz.

Herhangi bir tesis kurulacaksa, tesisin çevreye veya insanlara olumsuz etkisinin olup olmayacağı konusunda Tarım ve Orman Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Kültür Bakanlığı ve DSİ gibi birçok kuruluştan görüş (izin) alınması gerekir.

Yasa gereği görüş alınması gereken kuruşlardan biride belediyelerdir.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, iki hafta önce Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından NTE tesisinin kurulmasının engellediğini söyledi!

Vedatdenizkose (4)

Diğer taraftan, kurulması düşünülen NTE tesisi için 4-5 Milyar Dolar’lık bir ilk yatırım gerektiğini uzmanlar belirtmektedir.

Ayrıca, NTE oksitleri üretebilmek için yaklaşık günlük 1500 ton ham cevher işleneceği öngörüsü de yapılmaktadır.

Bu kapasite günlük olarak yaklaşık 50 kamyon toprak çıkarılması ve işlenmesi demektir.

Üstelik, NTE işleme prosesinde kullanılacak olan asit, çözücü reçineler ve diğer kimyasalların miktarı düşünüldüğünde çok fazla işletme maliyetini ortaya çıkaracağı da aşikardır.

Çevre ile olan etkileşiminin nasıl olacağı konusunu şimdilik bahsetmiyorum bile!

Türkiye’deki bu uzun soluklu ARGE çalışmaları ve endüstriyel tesise geçme süreçleri düşünüldüğünde, Trump’un ihtiyaç duyduğu NTE’leri başkanlık görev süresinin dolacağı 2029’a kadar bekler mi?

Bu soruya yukarıdaki bilgiler ışığında siz cevaplayın!

Bir de duruma Türkiye tarafından bakalım!

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar ABD ile ilgili “NTE satışı söz konu değil. Sadece Nükleere dayalı bir antlaşama imzaladık” diye daha bugün basına demeç veriyor.

Bu konuşmadan, ABD ile sadece Nükleer’e dayalı antlaşma yaparım, fakat NTE için antlaşma yapmam sonucu çıkar mı?

Son 100 yıldır en önemli enerji kaynağı olduğunu bildiğimiz Petrol için Ortadoğu yeniden şekillendirilmiyor mu?

ABD’li Chevron ve Exxon, Alman RWE ve Hollanda-İngiltere ortaklı şirket olan Shell ile Karadeniz’de petrol arıyoruz da, ABD’li bir şirket ile NTE konusunda bir işbirliğine Hayır mı diyeceğiz?

Vedatdenizkose (5)

Aslında, Tüh! Keşke ABD bizimle NTE’lerin çıkarılması ve işlenmesi konusunda bir antlaşma yapsak anlamı çıkar! (devam edecek…)