Bazen bir şehir sessizdir…
Ama o sessizliğin içinde, geleceği şekillendiren büyük hamleler yapılır.

İşte Çorum bugün tam da böyle bir noktada duruyor.

Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk’ün geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklama, aslında sadece bir üniversite yatırımını değil, Türkiye’nin savunma vizyonunu, yerli ve milli üretim kararlılığını ve üniversite-sanayi iş birliğinin ideal örneğini işaret ediyor.

Üniversite bünyesinde kurulacak Barut Araştırma ve Ürün Geliştirme Merkezi…

Kulağa teknik geliyor olabilir.
Ama mesele teknik değil; mesele stratejik.

Ahmet Ahlatcı: Yatırım yapan değil, sorumluluk alan sanayici

Bu noktada bir isim özellikle öne çıkıyor:
Ahmet Ahlatcı.

Bugün Türkiye’de çok para kazanan iş insanı var.
Ama her kazanan, kazandığını ülkesinin geleceğine yatırmıyor.

Ahlatcı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ahlatcı’nın farkı burada başlıyor.

Savunma sanayii…
Barut, nitroselüloz, nitrogliserin…
Yani bu ülkenin en hassas, en kritik alanları.

Bu alanlarda yatırım yapmak sadece sermaye işi değildir.
Bu, devlete güven, millete sorumluluk, geleceğe inanç işidir.

Sungurlu’daki GoldForce Küresel Barut Fabrikası, yalnızca bir üretim tesisi değil;
Türkiye’nin dışa bağımlılıktan kurtulma iradesinin somut bir göstergesidir.

Ve şimdi bu sanayi gücü, üniversiteyle buluşuyor.

Prof. Dr. Ali Osman Öztürk: Rektörlük makamını vizyonla dolduran isim

Bir üniversiteyi bina yapar…
Ama üniversiteyi vizyon ayağa kaldırır.

Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, klasik rektör profillerinin dışına çıkan bir duruş sergiliyor.

Sadece akademik yayınlara değil,
sadece kampüs içi projelere değil,
bölgenin ihtiyaçlarına, ülkenin stratejik önceliklerine bakıyor.

Barut Araştırma ve Ürün Geliştirme Merkezi bunun en net örneği.

Yetmiyor…
Selüloz alanında Milli Teknoloji Laboratuvarı için TÜBİTAK başvurusu yapılıyor.

Bu ne demek?

Bu, “Üniversite sadece ders anlatmaz” demektir.
Bu, “Bilim, sahaya iner” demektir.
Bu, “Akademi, savunma sanayiinin kalbine girer” demektir.

Üniversite-sanayi iş birliği laf değil, icraat

Türkiye’de bu kavram çok konuşulur.
Ama az uygulanır.

Çorum’da ise konuşulmuyor, yapılıyor.

Bir tarafta: – Yüksek teknolojiye yatırım yapan, – Risk alan, – Yerli ve milli üretimi ilke edinen bir sanayici…

Diğer tarafta: – Bilimi raflarda bırakmayan, – Akademiyi kulelerden indiren, – Bölgesel kalkınmayı üniversite görevi sayan bir rektör…

Sonuç?

Savunma sanayiine hizmet eden, nitelikli insan kaynağı yetiştiren, Çorum’u Türkiye haritasında stratejik bir noktaya taşıyan bir model.

Çorum sessiz ama kararlı

Belki Ankara kadar gürültülü değil.
Belki İstanbul kadar gösterişli değil.

Ama Çorum bugün: – Savunma sanayiinde söz sahibi, – Üniversite-sanayi entegrasyonunda örnek, – Yerli ve milli üretimde iddialı bir şehir haline geliyor.

Bu tablo tesadüf değil.

Bu tablo; Ahmet Ahlatcı gibi vatansever yatırımcıların
ve
Ali Osman Öztürk gibi ufuk açan yöneticilerin eseridir.

Not düşelim…

Türkiye’nin geleceği;
işte tam da böyle, sessiz ama sağlam adımlarla inşa ediliyor.