Siyasetin hafızası kısa derler.

Doğrudur.

Ama bazen o kadar kısa olur ki, insan dönüp eski fotoğraflara bakmadan gerçeği hatırlayamaz.

Daha dün gibi...

Kemal Kılıçdaroğlu için "Gandi Kemal" diyenler vardı.

Sakinliğini, üslubunu, nezaketini övüyorlardı.

Yürüyüş yaptığında demokrasi kahramanı ilan edenler, televizyon ekranlarında saatlerce methiyeler diziyorlardı.

Bugün aynı çevrelerin bir kısmı başka bir dil kullanıyor.

Şimdi "Hain Kemal" diyorlar.

Siyasette eleştiri olur.

Yanlışlar konuşulur.

Liderler sorgulanır.

Ama Türkiye'de son yıllarda eleştiri ile linç arasındaki çizgi giderek kayboluyor.

Dikkat edin...

Bir dönem CHP'nin en değerli isimleri arasında gösterilen insanlar bugün adeta düşman muamelesi görüyor.

Gürsel Tekin...

Berhan Şimşek...

Barış Yarkadaş...

Daha niceleri...

Dün aynı masada oturanlar, aynı kürsüde konuşanlar, aynı seçim kampanyalarında omuz omuza çalışanlar bugün sosyal medya mahkemelerinde yargılanıyor.

Sanki yıllarca o partide görev yapmamışlar gibi.

Sanki CHP'nin başarısı için emek vermemişler gibi.

Bu durum sadece isimlerle ilgili değil.

Asıl mesele siyasi kültür.

Eskiden farklı düşünen insanlar parti içinde kalabilir, eleştirilerini dile getirebilirdi.

Bugün ise farklı bir görüş açıklamak bile ihanet sayılıyor.

Oysa demokrasi dediğimiz şey tam da budur.

Aynı fikirde olmayan insanların bir arada bulunabilmesi.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun en çok eleştirilen yönlerinden biri fazla uzlaşmacı olmasıydı.

Belki öyleydi.

Belki bazı siyasi hatalar yaptı.

Belki seçim stratejilerinde yanlış tercihler oldu.

Ama bugün dönüp bakıldığında Kılıçdaroğlu döneminin en belirgin özelliği parti içindeki farklı seslere alan açmasıydı.

Şimdi ise CHP'de başka bir tablo ortaya çıkıyor.

Eleştirenler dışlanıyor.

Farklı düşünenler hedef gösteriliyor.

Eski dostlar bir gecede düşman ilan ediliyor.

Siyasetin doğasında rekabet vardır.

Ama siyasetin ahlakında vefa da vardır.

Bir dönem omuzlarda taşınan insanların bugün hakaretlerin hedefi haline getirilmesi, yalnızca o isimlere değil, siyasetin kendisine de zarar veriyor.

Çünkü dün "Gandi Kemal" diyenlerin bugün "Hain Kemal" demesi, aslında Kemal Kılıçdaroğlu'ndan çok siyasi hafızanın nasıl değiştiğini gösteriyor.

Ve belki de asıl konuşmamız gereken mesele tam olarak budur.