Arabanıza bindiniz, işe gidiyorsunuz. Önünüzdeki araç sinyal vermeden aniden sağa kırdı; kıl payı çarpmaktan kurtuldunuz. Kornaya bastınız: “daat daat!”
Al sana trafikte kavga sebebi.

Kırmızı ışıkta durdunuz. Sarı yanar yanmaz arkanızdan yükselen korna sesi… “Gözümüz kör değil, görüyoruz!” deyip istemsiz bir el hareketi yaptınız.
Al sana trafikte kavga sebebi.

Köy yolunda traktörle odun taşıyorsunuz. Yol dar; arkadaki araç sollayamıyor. Sürücü ısrarla kornaya basıyor. Traktörden birkaç kişi inip “Hayırdır, acil mi? Hastayı görelim!” diyor.
Al sana trafikte kavga sebebi.

Kontrolsüz bir kavşağı dikkatle geçmeye çalışıyorsunuz. Dikkatsizce gelen bir araç size çarpıyor, üstüne bir de hakaret ediyor.
Al sana trafikte kavga sebebi.

Yağmurlu bir günde kaldırımda yürüyorsunuz. Yoldaki su birikintisini hızla geçen bir araç üzerinize sıçratıyor; yeni takım elbiseniz kirleniyor. Arkasından el sallayıp bağırıyorsunuz.
Al sana trafikte kavga sebebi.

Susturucusunu sökmüş motosikletli gençler evinizin önünden hızla geçiyor. Çocuklar için tehlike oluşturuyorlar. Uyarıyorsunuz, ama nafile…
Al sana trafikte kavga sebebi.

Siz kurallara uygun şekilde araç kullanıyorsunuz. Bir anne dalgınlıkla çocuğunun elini bırakıyor; çocuk aniden önünüze çıkıyor ve çarpıyorsunuz.
Al sana trafikte kavga sebebi.

Aracınızı akşam evinizin önüne park ettiniz. Bir misafir gelip aracını sizin arabanın arkasına bırakmış; ne telefon numarası var ne de kim olduğu belli. Gece acil bir iş çıkıyor, çıkamıyorsunuz. Zillere basıp insanları rahatsız ediyorsunuz, üstüne bir de azar işitiyorsunuz.
Al sana trafikte kavga sebebi.

Uzun yolda gidiyorsunuz. Önünüzdeki tırı sollamak için sinyal verip selektör yaptınız. Tam geçecekken tır aniden sola kırıp kendisi sollamaya başladı.
Al sana trafikte kavga sebebi.

Ambulansla hastaneye hasta taşıyorsunuz. Bir sürücü dörtlülerini yakıp yol ortasında aracını bırakıp yandaki fırından ekmek almaya gitmiş. Trafik kilitleniyor; ambulans ilerleyemiyor. Siren çalmaktan başka çare yok… Belki de saniyelerin bedeli ağır oluyor.
Al sana trafikte kavga sebebi.

Gelin arabasının önü kesiliyor. Düğünle ilgisi olmayan biri “bahşiş” istiyor. Tatsızlık çıkmasın diye para veriyorsunuz ama yine de yolu açmıyor. Sinirler geriliyor.
Al sana trafikte kavga sebebi.

Sürücü kursu aracındasınız ya da sınavdasınız. Kavşağa yaklaşırken arkadan gelen sürücüyü el işaretiyle uyarıyorsunuz. Buna rağmen korna çalıp “Yol benim! Adam gibi öğretin” diye çıkışıyor. (yaşandı)
Al sana trafikte kavga sebebi.

Allah ölümcül kazalar vermesin; ancak bugün maddi hasarlı kazalarda bile kavgalar, hatta cinayetler artıyor. Bir hiç uğruna hayatlar sönüyor, insanlar sakat kalıyor. Oysa:

Kavga neyi çözer ki, varken sulh ile anlaşma?
Trafikte bazen çalıyı dolaş, sakın itle dalaşma.
Olan olmuşsa soğukkanlı ol, kavgaya yaklaşma;
Bir anlık öfkeye kapılıp yıllarca mahkûm olma.

Bir bilge, “Gönül kırmak en büyük cellatlıktır,” diyor. Kurallara uyan birinin aracına çarpıldığında, o kişinin sakinlikle “Merak etme, beni sen bile kızdıramazsın,” diyebilmesi… Asıl erdem bu değil mi?

Bugün sigorta ve kasko zararları karşılıyor; ama “mal canın yongasıdır” anlayışı ve öfke alışkanlıkları hâlâ içimizde. Oysa öfke gelir göz karartır, öfke gider yüz kızartır. Akıl başa gelince geriye çoğu zaman pişmanlık kalır.

“İnsanları sadece yasalarla yönetirseniz, yanlış yapmaktan korkarlar ama utanmayı öğrenemezler. Onları erdemle ve ahlakla yönetirseniz, hem utanmayı bilirler hem de doğruyu yapmaya çalışırlar.” (Konfüçyüs)

Trafikte de, hayatta da… Asıl mesele haklı çıkmak değil, insan kalabilmektir.

TAVSİYE: Kitaplarımı 536 5681141 nolu telefonla benden veya Çorum da dünyanın en dar sokağında, Ulucami karşısında Ciltçi Hocanın dükkândan alabilirsiniz.