Siyah saçlı su perim,
Başlı başına bir yokluktayken ortaya çıkan ve geçmişin izlerini bir bir silen perisin benim için. Sihirli sözcükleri söyleyerek beni kendine bağlayan Elfim…
Bu kadar güvenmek çok geliyor bana. Eh yılların etkisi! Ama hiç ummadığım bir anda ve hiç beklemediğim bir şekilde karşıma çıktın sen. Kabullenmekten başka çare bırakmadın bana. Git diyemiyorum şimdi bu güzelliğe. Işık gibi doldun karanlık duvarlarıma. Herkesin bir çıkar beklediği şu monoton dünyada çıkarsız yaklaştın ya bana ben buna inanamıyorum işte.
Hiçbir zaman emin olamayacağım arkadaşlığına ne zaman onay verdim bir bilsen gülersin bana. Hasta olup da yataklara düştüğüm zaman başımdan ayrılmadın ya o zaman işte o dedim. İşte küçük hanım yıllardır böyle birinin peşindeydin dedim kendime. Tut yakasını bırakma ama ya sen kaçarsan diye de düşünmedim değil. Bu yüzden hep daha az sevmeye çalıştım seni. Gidersen üzülmeyeyim diye uğraştım. Gitmeyeceğini biliyorum şimdi ama hala da tereddütlerimi bırakamadım elimden. Sen Sevda Hanım bir gün gidersen eğer başka arkadaşım olur mu bilmiyorum. Bu yüzden de inatla sana sarılıyorum.
Hep dışa vurmak istediğim ve vurmadığım duygularım gibisin sen. İnatçılığımsın, sevgimsin, öfkemsin, gözlerimi yumduğumda hissettiğim huzurumsun…
Benim güzel Elfim! O kadar güzel şeyler yaşattın ki bana. Sözlerle eskitmeye kıyamıyorum onları. Güvenmek ne demekmiş bunu öğrendim sayende. Sırtımı bir yere dayamamak için kambur olmuştum. Şimdi tekrar dik durmayı öğreniyorum su perim. Seni çok seviyorum…
Sevda Akçınar’a…