İnsani değerleri önemseyen kişilerin halkın gönlündeki yeri başkadır. Selam vermek, hal hatır sormak, güler yüzlü karşılamak, toka yapmak.
İnsanların yetişme tarzlarına göre selam alıp vermede itibar ettiği selam cümlesi vardır. Ailede ki yetişme şekline göre selamı alıp verir.
Sokakta yürürken tanıdık kişilere rastladığımızda Allah’ın selamını vermekten sakınanlar olabiliyor. Tanıdığınız kişiyle aranızda olumsuzluk yaşanmamış, soğukluk bulunmuyor buna rağmen esenlik dilemiyoruz.
Arkadaş çevreniz sizin yapmadıklarınızı yapmış gibi gösteriyorsa o tür kişilerin fitnesinden korunmak gerekiyor. Günümüzde böylesi insan çoktur.
İmamlar kürsüden çok güzel anlatıyorlar. Anlatanlardan Allah razı olsun. Evet, peygamberimiz (s.a.v) Müslümanların kendi aralarında mutlaka konuşmadan önce, selamlaşmaları gerektiğini vurgulamıştır.
İmamlarımız başımızın tacıdırlar. Elbette doğruyu anlatıyorlar. Hadisi şeriflerin ( Peygamber efendimizin (s.a.v)  sözleri, uyguladıkları ve onayladıkları tüm davranışlara denir) ruhundan bizlere anlayacağımız dilde anlatıyorlar.
İtirazımız yok. Arkadaşlar arasında bilerek, kasten birisi birinin hukukuna müdahil olmuşsa ve de o kişi mağdur olmuşsa insan o kişilere karşı mesafeli oluyor.
Selamın içinde güven var. Tanışma dileği var. Şüphelenmeme teminatı mevcuttur. Selamlaşılan kişinin kuyusu kazılmaz. Arkasından entrika çevrilmez. Hile yapılmaz. Selam alıp vermekle o kişiye teminat vermiş oluyoruz.
Selamın anlatmak istediği mana budur. Selamlaştığımız kaç kişinin arkasından konuşmayız? Gerçekten insanların gönüllerini ferah tutsunlar mı?
Yoksa arkadaşın yanından iki adım atmadan kuyular kazılıyor mu? Yanlış yapıldığını söylersen de, biz bir şey mi söyledik cevabını alırsınız. Selam alıp vermemizde erozyona uğramıştır.  Erozyon derken eski ahlaki değerler nasıl bozulmuşsa, birbirimizi kaynaştıracak selamlaşmamızda aynen bozulmuştur.
İnsanların aklına geliyordur. Arkadaşlar arasında yaşanılan gerginlik sonrası nasıl davranacaklar diye? Kişi selamlaşıyorsa gerçekten selamlaşmalıdır.
Hem selam vererek evet, güvendesin denecek hem de hiç kimsenin yapmadığı kötülüğü sana yapacak ve hala senden selam bekleyecek.
Bu cümleyi yazarken, “Bir kişi bir delikten iki defa ısırılmaz” hadisinden esinlenerek yazıldı.  İnsanların kişilere yapmış oldukları kötülüğü bildirmek gayesiyle tavır konulmalıdır.
Açık açık kötülüğü belli olanlara toplum olarak mesafe konursa, niyeti bozuk kişiler düşünürlerse kendilerine çeki düzen verirler.
Özellikle güç sahibi olarak kabul edilen bireylerinde bizlerden biri olduğunu selam verirsek de, mesafeli durulmalıdır. Kişiler arasındaki ilişkilerin karşılıklı olduğunu bilmeyen yoktur.
Bizim insanımızın duruma göre davranma yeteneğini daima hatırımda tutarım. İnsanımızın erk sahiplerinin rengine girme hızına yetişmek mümkün değildir.
Güç sahibinin fikri yapısını öğrendikten sonra hemen atağa kalkar. Hele işi varsa selamların en makbulüyle selamlar.
Yücelik Allah içindir. Fakat insanımızın ruhunda ki, güzellikleri keşfetmek zaman almıştır. Mevkii sahibi olun görün övgüleri.
Selamsa selam, kutlama mesajı ise mesaj, aramalar sormalar; fakat ister bilerek, ister seçilmediğinizden dolayı makamı kaybederseniz eyvallah eden olmaz.
Kendimi bildim bileli bu kaideyi hiç unutmadım. Sizde unutmayın. Kişiler selam verirken karşındakine kendini anlatır. Ben buyum der.
Övgüyle söze girenler, dün merhaba demeyenler bu gün merhaba diyorlarsa, ferasetinize bırakalım mevzuyu, fazlada yazmayalım.