Çok keyifliyim…
Çok sevdiğim değerli Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Ertuğrul Günay bey’in yeniden görevde olmasından büyük mutluluk duydum ve gururlandım. Oldukça hassas bir insan olarak genelde olaylara hep duygusal yaklaşırım.
Sektöre yıllarını vermek, görev yerindeki arkadaşlarıyla uyum içersinde verimli çalışmalara imza atarak Türkiye’de ve Dünya’da adını başarılarla duyurmak ve çok sevilen bir kişi olabilmek   zordur. Bu duygusallıktan yola çıkarak, günlerdir Sayın Bakanımız Ertuğrul Günay Bey’in görevde kalmasını yürekten arzuladım.
2007 yılından beri bir çok başarıya imza atan bakanımız, mütevazi, sevecen, ılımlı ve sevgi dolu bir insan. Öncelikle çok iyi bir konuşmacı. Onu her konuşmasında gözleri gülen, işine son derece bağlı, mesleğini ve dostlarını seven, anlayışlı bir kişi olarak tanıdım. Anlatırken ve konuşurken o anı yaşıyor ve onu dinlerken bunu bizlere de yansıtıyor. Bakanımızın her toplantısını can kulağı ile dinlemişimdir. Mesleğimi sevmemin diğer bir nedeni de bu olsa gerek. Çalışırken mutluyum haz alıyorum. Sayın Bakanımız Ertuğrul Günay Bey’in Kültürel ilişkilerin gelişmesine katkılarından ötürü Macaristan Cumhuriyeti’nin takdiri olarak “Yıldızlı Liyakat Nişanı” ile ve Avusturya Cumhuriyeti tarafından Türkiye’de verilen en büyük nişan olan "Büyük Altın Şerit Şeref Madalyası" ile onurlandırılması töreninde oldukça gururlanmıştım. Başarının manevi olarak verdiği haz bir başka oluyor.
Turizm Bakanımız, Turizm Başkanlarımız, Otel Yöneticilerimiz, Acenta Yöneticilerimiz, sektöre gönül veren tüm insanlarımız ve turizm medyası arkadaşlarım… Bizler bu camiada geniş bir aileyiz ve her zaman her yerde birlikteyiz. 
Şimdi ailemiz kaldığı yerden görevlerine devam edecek bölünmeden… ayrılmadan…
Değerli Bakanım yeni çalışma döneminde sizinle, ekibinizle ve çok değerli eşiniz Gülten Hanım ile tekrar birlikte olmaktan gurur duyuyorum. 
Başarılarınızın devamını diler saygılarımı sunarım.
Derya Duysak
 
Ertuğrul Günay Kimdir?
1969’da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdikten sonra Ordu’da avukatlığa başladı. CHP Genel Merkezi’nin 50. kuruluş yılı nedeniyle açtığı yarışmada “Devlet Partisi’nden Halk Partisi’ne” başlıklı yazısıyla “birincilik” ödülü aldı. 1974-1977 arasında CHP Ordu İl Başkanlığı yaptı. Ecevit’i CHP’nin başına geçiren bu sürecin ardından, CHP içinde ona karşı gelişen muhalefetin içinden çıkan isimlerden biri de Ertuğrul Günay oldu. Deniz Baykal ve taraftarlarının Ecevit’e karşı çıktıkları 1976 yılındaki kurultayda, Baykalcıların kurultay başkan adayı Günay’dı.
1977 - 1980 döneminde Ordu Milletvekilliği yaptı. O dönemki meclis’in en genciydi. CHP’nin en solundaki milletvekillerinden biri olarak kabul edilen Günay, 12 Eylül Askeri darbesinden sonra da, Dev Yol ile ilişkisi olduğu iddiasıyla tutuklandı ve 1 yıl kadar hapis yattı. 1980’den sonra SHP’de Ankara İl Başkanlığı (1986-1987) ve Genel Sekreter Yardımcılığı (1990-1991) görevlerinde bulundu. CHP’nin siyasal yaşama yeniden dönüşü üzerine CHP’de yer aldı. 9 Eylül 1992’den 1994 sonuna kadar CHP'nin Genel Sekreterlik görevinde bulundu.
1999 Genel seçimlerinde CHP’nin TBMM dışında kalması üzerine yeniden aktif siyasete döndü. Genel Başkanlığa aday oldu. Parti yönetimi ile görüş ayrılıklarının sürmesi üzerine CHP’den ihraç edildi. 2007 Türkiye Cumhuriyeti Milletvekili Genel Seçimleri öncesi Adalet ve Kalkınma Partisi'ne geçerek büyük sürpriz yaptı. Seçimlerde İstanbul milletvekili seçildi. Ardından 60. Hükümet'in başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Kültür ve Turizm Bakanı olarak atandı.
Son olarak merhum Yazıcıoğlu'nun İstiklal Marşı'nın yazıldığı Taceddin Dergahı'na gömülmesine karşı oy vererek ve Beşiktaş JK'nın İnönü stadını yenileme çalışmalarına karşı olmasıyla tepki çekmiştir. “Bosna İçin İnsanlık Girişimi”, “Doğu Konferansı” ve “Yeni Siyaset Girişimi” gibi sivil girişimlere de öncülük eden Günay’ın “Bosna Yazıları” ve “Karşı Siyaset” adıyla iki kitabı ve çeşitli gazete ve dergilerde hukuk ve siyaset konularında yayınlanmış çok sayıda makale ve söyleşisi bulunmaktadır.
Günay evli ve iki çocuk babası.