İnsanların davranışlarına bakarak tanıma şansı bulunabilir.Davranışlarına bakarak insanları daha nesnel değerlendirme imkanı buluruz. Kimileri olgunum der. çok okurum der, hatta çok yazarım bile der.
Fakat gerçeklerle yüzleşmeden evvel ne insanlar var hem çalışıyor, hem de okuyormuş diye hayret bile ederiz. Sadece okumakla belli mesafeleri kat edebiliriz lakin olgun olduğumuzu kanıtlamaz.
Elbette okuyan kişilerle, kültür konusunda nasibi fazla olmayanların farkını her konuda anlarız, fakına varırız.İnsan yönetimiyle ilgili olanlar insanların iç ve dış yapılarına daha vakıf olurlar. Kişinin ne olduğunu ufacık zorlukta fark edersiniz.
Konuşmalarına bakarak insanların yapamayacakları iş olmadığına kanaat getirebilirsiniz. Kişilerin tavırlarıyla, eğitimi ve öğretimi arasında doğrudan bağlantı vardır. Kitap okuyanlarla, okumayan kişiler arasında ki farkı öğrenmek kolaydır.
Eğitimin belli noktasında okulla ilişiğini kesmiş olan kişilerle , yüksekokul mezunları arasında ki farkı anlamak için küçük olaylara ve hadiselere yaklaşım tarzlarından yakalayabilirsiniz. Okul okumanın faydası vardır. Cahilliğin ise perişanlığı ve saygınlığı kaybetme riski mevcuttur.
Mesleki bilgisine güvenerek konuşmalarında ölçülü olamayanlar, büyük küçük dinlemeyenler, nasıl davranılacağını bilemeyenler hep kaybeder.
Düşünmeden konuşmanın cezası çok büyüktür. Lisandan dökülen kelimelerin sonucunda iyi kişi olup olmadığımız, okuyup okumadığımızın ip uçlarını veririz.
Okul hayatını başarıyla bitirenlere doksan yaşında ki büyüklerimiz saygı gösterirken, bazı kendini bulunmazlardan sayan , kendince ben olmazsam burası biter diyenler saygısızlıktan öte geçebiliyor.
Okuyan ve makam sahibine karşı konuşma usulünü bilmeyenler kaybeder. Makam sahibi kişinin direktiflerini hiçe sayma gibi lüksü olamaz hiç kimsenin.
Patrona hesap sorulmaz. Yönetim kurulu başkanının inisiyatifine kimse mani olamaz. Geleneklerimize bakarsak da büyüklere diklenilmez.
İlk öğretilen davranışlardan birisi kendinden büyüklere bağırarak konuşulmayacağıdır. Sorumluluk sahibi kişilerin adımlarını hesaplayarak attığı gibi, karşımızdaki okuyarak yazarak ve de eleme sonucu amir konumuna yükselen kişilere karşı daha kibar davranmalıyız.
Öğrenim hayatımızda beynimize kazınan davranışlardan biri büyük küçük kim olursa olsun çeketi iliklemektir. İnsanların onur ve haysiyetlerine dokunacak laf etmemektir.
Disiplin konuşmada daha önemlidir. Kişinin aklına geleni veya ters giden durumlarda öfkeyi kusmak kadar kötü durum yoktur.
Büyüklerle oturmak, onları dinlemek, masalarında bulunmak kitap okumanın uygulaması oluyor.
Çoğu insanda enaniyet zirve yapmış olduğuna şahit olmak aynı ortamda bulunan insanlar arasında soğukluk meydana getirebilir. Meslek sahibi birçok kişi olgun olmak zorundadır. Sanat ve ustalığını ispatlayanlara çiğlik yakışmaz.
Hayatta her zaman aynı kişi dara düşmez. Zorluk ve kolaylık her an herkesin yanına gelir.Konuşurken saygılı tavrını kimse bırakmamalıdır.
Fakat gerçeklerle yüzleşmeden evvel ne insanlar var hem çalışıyor, hem de okuyormuş diye hayret bile ederiz. Sadece okumakla belli mesafeleri kat edebiliriz lakin olgun olduğumuzu kanıtlamaz.
Elbette okuyan kişilerle, kültür konusunda nasibi fazla olmayanların farkını her konuda anlarız, fakına varırız.İnsan yönetimiyle ilgili olanlar insanların iç ve dış yapılarına daha vakıf olurlar. Kişinin ne olduğunu ufacık zorlukta fark edersiniz.
Konuşmalarına bakarak insanların yapamayacakları iş olmadığına kanaat getirebilirsiniz. Kişilerin tavırlarıyla, eğitimi ve öğretimi arasında doğrudan bağlantı vardır. Kitap okuyanlarla, okumayan kişiler arasında ki farkı öğrenmek kolaydır.
Eğitimin belli noktasında okulla ilişiğini kesmiş olan kişilerle , yüksekokul mezunları arasında ki farkı anlamak için küçük olaylara ve hadiselere yaklaşım tarzlarından yakalayabilirsiniz. Okul okumanın faydası vardır. Cahilliğin ise perişanlığı ve saygınlığı kaybetme riski mevcuttur.
Mesleki bilgisine güvenerek konuşmalarında ölçülü olamayanlar, büyük küçük dinlemeyenler, nasıl davranılacağını bilemeyenler hep kaybeder.
Düşünmeden konuşmanın cezası çok büyüktür. Lisandan dökülen kelimelerin sonucunda iyi kişi olup olmadığımız, okuyup okumadığımızın ip uçlarını veririz.
Okul hayatını başarıyla bitirenlere doksan yaşında ki büyüklerimiz saygı gösterirken, bazı kendini bulunmazlardan sayan , kendince ben olmazsam burası biter diyenler saygısızlıktan öte geçebiliyor.
Okuyan ve makam sahibine karşı konuşma usulünü bilmeyenler kaybeder. Makam sahibi kişinin direktiflerini hiçe sayma gibi lüksü olamaz hiç kimsenin.
Patrona hesap sorulmaz. Yönetim kurulu başkanının inisiyatifine kimse mani olamaz. Geleneklerimize bakarsak da büyüklere diklenilmez.
İlk öğretilen davranışlardan birisi kendinden büyüklere bağırarak konuşulmayacağıdır. Sorumluluk sahibi kişilerin adımlarını hesaplayarak attığı gibi, karşımızdaki okuyarak yazarak ve de eleme sonucu amir konumuna yükselen kişilere karşı daha kibar davranmalıyız.
Öğrenim hayatımızda beynimize kazınan davranışlardan biri büyük küçük kim olursa olsun çeketi iliklemektir. İnsanların onur ve haysiyetlerine dokunacak laf etmemektir.
Disiplin konuşmada daha önemlidir. Kişinin aklına geleni veya ters giden durumlarda öfkeyi kusmak kadar kötü durum yoktur.
Büyüklerle oturmak, onları dinlemek, masalarında bulunmak kitap okumanın uygulaması oluyor.
Çoğu insanda enaniyet zirve yapmış olduğuna şahit olmak aynı ortamda bulunan insanlar arasında soğukluk meydana getirebilir. Meslek sahibi birçok kişi olgun olmak zorundadır. Sanat ve ustalığını ispatlayanlara çiğlik yakışmaz.
Hayatta her zaman aynı kişi dara düşmez. Zorluk ve kolaylık her an herkesin yanına gelir.Konuşurken saygılı tavrını kimse bırakmamalıdır.