Ne zaman memleketine yolu düşse Osmancık Anadolu İmam Lisesini sorduğuna ve fırsat bulduğunda da ziyaret ettiğine şahit oldum.
Anlaşılan odur ki, dünler bu gün oldukça Osmancık İmam Hatip lisesindeki anılarını unutamıyor ve fırsat buldukça hemen her metrekaresindeki anılarını anlatmaktan geri kalmıyor.
Bir gün Osmancık İmam lisesini birlikte ziyaret ettik ve başladı anlatmaya. “Hocam, bu bahçede çok top oynadım. Bu inşaatın kalıp tahtalarını biz söktük, betonlarını suladık” derken yüreğindeki heyecanı kaleme almakta bize düştü.
Ait olma duygusu işte bu olmalı diye düşündüm. Bir öğretmen olarak keşke dedim; bütün insanlarda bu duygular gelişse Türkiye’nin bileğini kimse bükemez diye söylendi dilim. 
Bundan üç yıl önce, geleceği okumuş ve mevcut binanın ekonomik ömrünü tamamladığını, yeterli olmayacağını ve mutlaka yenilenmesi gerektiğini ifade ederek Osmancık Anadolu İmam Hatip Lisesini ajandasına not etmişti.
Okulun pansiyonu ile ilgili tasarruflarını da hemen her ziyaretinde dilinden düşürmediğine şahit oldum.
Biz seksen kişilik koğuşlarda kaldık ve ben bu gün buradayım. Bu çocuklar en güzeline layık dedi söz verdi ve bu gün bu sözlerin yerine getirildiğini gördük.
Geçtiğimiz ay ilçe milli eğitim müdürümüz sayın İbrahim Gökdere ile pansiyonu ziyaret ettiğimde benimde kıpır kıpır oldu yüreğim ve dilimde dua cümlelerinin “Allah emeği geçenlerden razı olsun” sözcükleri ile tamamlandığını gördüm.
Bu cümlelerdeki anlamı okuyabilmek için Osmancık AİHL’nin pansiyonuna misafir olmak gerek. 
Lafla peynir gemisi yürümüyor ve netice de imam hatibi anlamak için illaki imam hatipli olmak gerekmiyor ve imam hatip sevgisinin sözde değil özde ve icraatla gerçekleştiğini ve bu muhabbetin hiç kimsenin tekelinde olamayacağını gözlemledim.
Kanaatim odur ki, Çorum’un hep bir köşesini adım adım karışlayıp yatırımları takip ederek muhatapları ile gerektiğinde toplantılar yaptığına şahit olduğumuz bir söz adamının duruşunun sadece nokta kadar bir kısmıdır Osmancık Anadolu İmam Hatip Lisesi
Pansiyonun tamamlanmasını sözün kaporası olarak değerlendirdim ve sözün aslının müjdesi geçtiğimiz hafta gündemde yerini aldı.
Üzüm yemekten ziyade fırsatını buldukça bağcıyı dövmek için pozisyon alanların ve İmam Hatip denildiğinde sözde arslan kesilenlerin kulağına küpe olsun.
Evet Çorum milletvekili Dr. Cahit Bağcı’dan bahsediyorum. Kem gözler icraatları görmese ve şom ağızlar nazar eylese de Dr. Cahit Bağcı Çorum’u nakış nakış örüyor.
Bütün çalışmalarını profesyonelce yürüten, devlet planlamada, bakanlıklarda yaptığı lobileri bile kayıt altına alan ve hemen her hizmetin bir klasörünü oluşturan, yapılmayacak işlerin sözünü vermeyen ve verdiği sözlerin takipçisi olan, sonuçlandıran ve milletvekilliği görevine de bir bilimsellik kazandıran bir bilim adamı.
Meyve veren ağaç taşlanacaktır elbette. Çorum’un gündemini takip eden, gündemi oluşturan Çorum’un dertlerini ve isteklerini okuyabilen çalışma arzusu ve büyük bir heyecan ile Çorum’un hemen her karış toprağına sunulan hizmeti iliklerine kadar yaşayan bir adam.
Bir gün Çorum’un Alaca’sında ve bir başka gün İskilip, Dodurga, Bayat, Sungurlu ve Boğazkale’de milletin aslı ile kah orada, kah burada ve kah Ankara’da hemhal olup bu coğrafyaya gönülden bağlanan gerçek bir gönül dostu.
Biliyorum ki, Sayın Bağcı’nın Çorum’un her bir köşesi için ayrı ayrı özel projelere kafa yorduğu, çalıştığı, didindiği ve ürettiği konusunda artık hiç kimsenin bir şüphesi yoktur.
Yunus’un dediği gibi,” Maharet güzeli görebilmektir ve sevginin sırrına erebilmektir.”