Bugün size son yıllarda sıkça duyduğumuz “propaganda ve dezenformasyon kavramlarının bileşiminden oluşan bir kavramdan bahsedeceğim. Ama önce bu iki kavramı kısaca açmak isterim.
Propaganda
Milattan önce 5. asırda yaşamış ve gittikçe gelişerek bugün amansız bir silah halini almış olan bu kavram meşhur Çin düşünürü Su-Tzu Harbin ile ortaya çıkmıştır.
Başka insanlara bir şeyleri beğendirme ve kabul ettirme işini överek yapmak olarak özetlenebilir. Bu şeyler genellikle görüş, düşünce, fikir şeklinde olmaktadır. Genel olarak toplumdaki kitleleri etkilemek ve kazanmak amacına dayalı bir olgudur. Hedef kitleyi etkileyebilmek için her çeşit argümanın kullanılması bu olguya göre mübahtır.
Dezenformasyon
En temel anlamıyla bilgi çarpıtma, bilgiyi tahrif etme, yanlış bilgilendirme anlamlarında kullanılabilir. Siz bunu ister “yanlış bilgiyi kabul ettirecek kadar doğru bilgi verme sanatı” diye tanımlayın, ister “şeytanın insanı kandırma sanatı” diye. Artık ne diye tanımlarsanız 
Kesin olan bir gerçek var ki dezenformasyon, bugün facebook ve twitter gibi sosyal ağlarda örneklerine sıkça rastladığımız provokasyonun tavan yapmış halidir.
Bir topluluk düşünün. Düşünmeden karar veren insanlardan oluşan bir topluluk. Böylesine bir topluluk nasıl yönetilebilir?
Birilerinin eline verilmiş bir kantar var. Kantarın dengesinin iyi ayarlanması gerekiyor. Fakat menfaat çevreleri kantarın topuzunun kontrolünün başkasının eline geçmesini istemiyor. Güç merkezlerinin topuzu elde tutmak için planlı bir yol izlemesi gerekiyor.
Bunun için izlenecek tek yol var; ‘algı yönetimi’. İnsanların kafasındaki algıların yönetilebilmesi.
Algılar nasıl yönetilir
Birinin kafasındaki algıyı yıkıp yerine yeni bir algı koyabiliyorsanız algıları yönetebiliyorsunuz demektir. Algıların yönetilebilmesi ise algı operasyonları ile mümkün olabilmektedir. Algı operasyonlarının temel iki argümanını ise propaganda ve dezenformasyon oluşturmaktadır. Hatta bu ikisinin bileşimidir demek daha doğru olacaktır.
İşin içine bu iki kavram girince ne yazık ki, ehtik ve ahlak gibi kavramlar unutulabilmektedir. Çıkar ve menfaatler çerçevesinde hareket kavramını benimseyen güç odakları önceden hazırladıkları planlarını algı operasyonları kanalıyla hayata geçirmek isterler. Bu türlü türlü ayak oyunlarına, siz ister Hitit Oyunu deyin, ister Bizans Oyunu ne derseniz. Anlayacağınız ayak oyunlarının adı olmuş, algı operasyonları.
Algı Operasyonları İle Nasıl Başa Çıkabiliriz
ALLAH “ben sana, iyiyi kötüyü gösterdim, sana onları anlayacak, görecek, seçecek akıl ve irade de verdim” diyor. Bu noktada akıllı olup aklımızı kullanmak için çaba göstereceğiz. Buna rağmen yine bu oyunlara düşüyorsak o zaman şu ayeti hatırlamakta fayda var sanırım;
“Düzen kurdular, Allah da onlara düzen kurdu. Allah, düzen kuranların en hayırlısıdır.” (Al-i İmran 54)
Tekrar görüşünceye dek hepinize saygılar…