Yatak odasında hava akımını artırmak amacıyla açılan pervane, saatler boyunca yüz ve boyun bölgesine yönlendirildiğinde, uyku boyunca cilt yüzeyindeki doğal nemi çekmeye başlıyor. Bu da gece boyunca yavaş ama sürekli kuruluğa neden oluyor. Sabah uyandığınızda ise ilk fark edilen şey boğazdaki rahatsızlık hissi oluyor.
Ciltteki nem kaybı solunum yollarını doğrudan etkiliyor
Vantilatör, bulunduğu noktadaki havayı sabit hızla döndürür. Eğer cihaz sabit pozisyonda çalışıyorsa, bu hava akımı doğrudan aynı bölgeye çarpar. Gece boyunca sürekli hava akımına maruz kalan yüz, burun ve boğaz çevresi, normalden daha fazla nem kaybeder.

Burun içi mukoza buharlaşma nedeniyle kurur. Bu da sabah saatlerinde hafif burun tıkanıklığı, geniz kuruluğu ve bazı durumlarda boğaz yanması gibi belirtilere yol açar. Üstelik bu durum sadece kronik rahatsızlığı olanlarda değil, tamamen sağlıklı kişilerde de görülebilir.
Vantilatör “serinlik” sağlamaz, sadece hava dolaşımı yaratır
Vantilatör, ortam sıcaklığını düşürmez. Yani klimadan farklı olarak ortamın ısısını değiştirmez. Yalnızca yüzeyde hissedilen sıcaklık algısını düşürür. Bu serinlik hissi, aslında terin buharlaşması yoluyla gerçekleşir. Ancak gece boyu terleme devam ettiğinde, bu durum ciddi sıvı kaybına da neden olabilir.
Uzmanlar, özellikle baş ve boyun bölgesine doğrudan vantilatör tutulmamasını öneriyor. Cihaz, odanın geneline dönecek şekilde hareketli ayarda çalıştırılmalı. Ayrıca uyku sırasında ağzı açık uyuyan kişiler, vantilatöre daha fazla hassasiyet gösterebilir. Bu durumda sabahları boğaz ağrısı ve halsizlik birlikte görülebilir.





