Giresun Valiliği resmi internet sitesinde yer alan bilgilere göre; Topal Osman Ağa, Giresun´un Hacıhüseyin mahallesindeki Ferudunzadeler ailesindendir. Babası Hacı Mehmet Efendi, Annesi Zeynep hanım olup ailesi ticaret ile uğraşmaktaymış.
Ben çocukken Osmancık’ta Topal Osman ağanın adını çok duymuştum. Topal Osman Osmancık, Gümüşhacıköy, Merzifon, Amasya ve Samsun dolaylarında
Rum ve Ermeni çetelerinin isyanlarını kanlı bir şekilde bastırmış vatana ve millete çok faydalı işler yapmıştır.
1912 yılında balkan savaşı başladığına Osman Ağada ticaret yapıyormuş.
Babası askerlik bedelini ödemesine rağmen O gönüllü birlik oluşturarak savaşa katılmış. Savaşta göstermiş olduğu başarılarından dolayı Yarbaylık rütbesine kadar yükseldi. Bu savaşlarda sağ dizinden yaralanarak Gazi ünvanını aldı. Giresun’a döndükten sonra 1.Dünya savaşına katılmış, Batum ve Harşit çayında Ruslara karşı savaşarak, Rusların Harşit çayını geçmelerini engelleyerek Tirebolu’nun işgalini önlemiştir.
Mondros Mütarekesinden sonra Belediye başkanı olmuş, Uzun yıllar beraber yaşayan Ermeni ve Rum işgalci çetelerinin belini gönüllüler kurarak kırmış.
Bu Rum ve Ermeni işgalci çeteler, Osmanlı hükümetine Osman Ağa´yı şikayet ederek hakkında tutuklama kararı çıkarttırmışlar, bunun üzerine Osman Ağa, Şebinkarahisar bölgesine yerleşmiş.
8 Mayıs 1919 tarihinde Yunan Kızılhaç heyetini taşıyan bir Yunan gemisi Giresun´a gelir. Heyet 11 Mayıs 1919 tarihinde Taşkışla´ya beyaz renkli Yunan Kızılhaç Bayrağını asar, 5 Haziran 1919 Tarihinde ise Pontus bayrağını asarlar. Bu olaylar üzerine Osman Ağa , harekete geçerek arkadaşları ile birlikte işgalcilerin bayraklarını indirip, yerlerine Türk bayrağını asarlar.
Osmanlı hükümeti tarafından affedilen Osman Ağa; İzmir ilinin Yunanlılar tarafından işgal edilmesi üzerine, 17 Mayıs 1919 tarihinde Giresun´da büyük bir miting düzenleyerek işgalci devletleri ve göz yumanları protesto etmiştir.
29 Mayıs 1919 tarihinde Havza´da Mustafa Kemal ile gizlice buluşmuş.
Bu buluşmadan sonra Atatürk´den aldığı emirler doğrultusunda hareket etmiş, ayrıca bu emirler kendisine güç verdiği için daha rahat hareket etmeye başlamıştır.
Erzurum Kongresine Dr. Ali Naci Duyduk ve İbrahim Hamdi Bey´i temsilci olarak göndermiş. Giresun Askerlik Şubesi Başkanı Hüseyin Avni Alpaslan ve Jandarma Komutanı Hamdi Bey ile anlaşarak, Eylül 1920´de Giresun gençlerinden oluşan ´GİRESUN GÖNÜLLÜLER TABURU´nu kurmuştur.
Kurulan bu tabur ilk önce Ermeni saldırılarında görev almış. 12 Kasım 1920´de Osman Ağa Mustafa Kemal ile tekrar buluşmuş, Atatürk’ün korunması için önce yanındaki on kişiyi, daha sonrada Giresun’dan topladığı 100 kişilik muhafız gurubunu Ankara’ya göndermiş.
Bu şekilde Atatürk’ün ilk muhafız birliği Giresun’lulardan kurulmuş.
Giresun´da GEDİKKAYA isimli bir gazete çıkartarak, Milletin milli şuurunun oluşmasını sağlamaya çalışmıştır. Bu çalışmaları art niyetli kişiler tarafından engellenmeye çalışılmış.
Giresun Müdafa-i Milliye Başkanı ve Belediye Başkanı sıfatıyla Kasım 1920´de Ankara’ya gitmiş, gerekli emirleri aldıktan sonra Giresun’a dönerek, 12 Ocak 1921 tarihinde 42. ve 47. Gönüllü Alayların kurulması çalışmalarını başlatmıştır.
Mart 1921´deki Koçgiri ayaklanması Topal Osman Ağa komutasındaki 47. Gönüllü Alayının büyük katkıları ile bastırılmıştır.
Çorum-Merzifon-Tokat ve Samsun havalisinde efsaneleşen Topal Osman Ağa Rum ve Ermeni çetelerini tamamen ortadan kaldırmıştır. Daha sonra Topal Osman Ağa komutasındaki Gönüllü Alayı ile birlikte Sakarya savaşına katılmıştır. Bu savaşta 42. Alay, Tirebolu´lu Binbaşı Hüseyin Avni Bey Komutasında büyük kahramanlıklar göstermiştir, Taşlıtepe sırtlarını kanlarının son damlasına kadar savunmuşlar. Bu alayın tamamını şehit veren Osman Ağa, Mangaltepe sırtlarında büyük kahramanlıklar göstermiştir.
Topal Osman Ağa 2 Nisan 1923´de çıkan bir çatışmada 40 yaşında iken vefat etmiştir. Mezarı Giresun Kalesindedir.
Çorum, Merzifon, Tokat ve Samsun dolaylarında çıkan Rum ve Ermeni isyanlarını kanlı bir şekilde bastırarak efsaneleşen Topal Osman Ağayı sevgi , saygı ve rahmetle anarım. Ruhu şad ve mekânı cennet olsun.
10 Ekim 2025 / Mehmet Özata