Enerji bakanı Taner Yıldız bir televizyon programında kişisel görüşlerini açıklıyor. Gün ışığından daha fazla yararlanmak için mesai saatlerinin daha erken başlamasının daha doğru olacağı ile ilgili düşüncelerini sıralıyor.
            1970’li yılların başlarında Cumartesi günleri yarım gün mesai yapıldığını ifade ediyor. Söz konusu yıllarda ekonomik göstergelerin tavan yaptığını verimliliğin arttığını sözlerine ekliyor.
            Bakanın açıklamalarını takip eden saatlerde bir bakıyorsunuz bütün haber siteleri “Memura kötü haber” başlığı atında bu açıklamaları servis etmişler. 
            “Bakan yıldız açıkladı; Memura kötü haber, Mesai saatleri değişiyor. Artık cumartesi günleri de çalışacağız.” Vb. ifadeler içeren haber başlıkları ile içeriği değiştirilmiş bilgiler topluma servis edilmiş.
            Bir gün sonrasını düşünmek bile facia. Gazeteler haberi çarpıtarak ve şaaşalı bir şekilde manşetten geçmişler. “Hükümet mesai saatlerini değiştirmek için kolları sıvadı”
            Haydaa haydi işin içinden çık çıkabilirsen. Sonra bakan açıklama yapsa da iş işten çoktan geçmiş ve şom ağızlılar amacına ulaşmıştır.
            Medya okuryazarlığı konusunda oldukça cühela olan habercilerin yaptığına bakın. Hani derler ya bir deli bir kuyuya taş atmış ve kırk akıllı çıkaramamış.
            Sonra bakanın muhalifleri sahne alır. Kesinlikle istemezük; Bakan ne demeye mesai saatleri ile uğraşır ki.
            Bakan Yıldız. Durun bir dakika öyle değil böyle demek istedim dese de meramını bir türlü anlatamaz.
             Bakınız sevgili haberciler insan bir düşünür. Taner yıldız ne demek istedi. Açıklamalarının bilimsel bir nedeni var mı? Mesaiye erken başlamanın ülke açısından önemi nedir? Verimlilik yükselecek midir? İnsan sağlığı açısından önemli midir? Mesai ye erken başlanıldığı zaman iş çıkışı da öne alınacak mıdır? Böyle bir uygulama ülkenin hayrına mıdır? Bu soruların cevabını insan bir düşünür, araştırır ve bakan beye sorar sayın bakanım düşüncelerinize bir açıklık getirir mi siniz.
            Bakınız; Dicle Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aytekin Sır, "Güneş doğduktan sonra hemen çalışmak insan psikoloji açısından iyi bir şey" dedi.
            Bu bilgiler ışığında bunun neresi memurlara kötü haber.
            Güne erken başlamanın insan sağlığı ve metabolizması yönünden daha iyi olduğunu ifade eden Sır, şöyle diyor: "Güneş doğduktan sonra hemen çalışmak insan psikolojisi açısından iyi bir şey. Kötü bir şey değil. Sabah işe erken başlamak, hatta günün doğumuna gözü açık olmak ki bunu depresyonun tedavisinde fototerapi olarak kullanıyoruz, ışık tedavisi diyoruz. O nedenle gün doğumunda insanların gözlerinin açık olması ve kısa süre içerisinde çalışmaya başlaması da olumlu bir şey. Güne erken başlamak insanı daha zinde yapacaktır. Gün ışığını seyretmek duygusal yönden depresyonun tedavisinde kullandığımız bir yöntemdir.
            Evet; bu bilimsel açıklamalar memur için kötü haber olabilir mi?
            Türkiye aşağı yukarı yılın yarısını tatil ile geçiren ve dünyada en çok tatil yapan bir ülke olarak biliniyor.
            Güne erken başladığınızda size günde on oniki saat mesai yapacaksınız diyen yok ki hemen hopluyorsunuz.
            Tabii ki günde sekiz saat çalışacaksınız ve eğer fazlası olursa da mesainizi alacaksınız. Ülkede hukuk denen bir kavram var. Kanun var nizam var. Sizin sekiz saat hakkınızı kim elinizden  alabilir ki körü körüne şom ağızlılık yapıyorsunuz.
            Bütün dünya da bilimsel ispatı yapılmışken ve dünya sabah işe sizden yaklaşık 1,5 saat erken başlarken, devletin bakanı ve bilim adamı bu işe kafa yorarken ve ülkede verim ve de sizin zindeliğinize önem veriliyorken “ memura kötü haber” öyle mi?
            Atalarımızın sabahın işi akşamın şerrinden daha hayırlıdır, sabah işinde bereket ve rahmet vardır tespitleri zaman içerisinde bilimsel olarak ta ispat edilmiştir.
            Bu bağlamda enerji bakanı bir sorumluluk örneği göstererek kişisel fikirlerini açıklamıştır. Ülkede fikir hürriyeti olduğuna göre bakan bey doğru bildiklerini doğal olarak kamuoyu ile paylaşmıştır.
             Evet; siz şom ağızlı haberciler bakanın açıklamalarının içeriğine bakmadan “ memura kötü haber” diyerek kamuoyunu yanıltmaya hiç hakkınız yok.
            Sonra Çalışma bakanı açıklama yaptı. Mesai saatlerini değiştirmeye yönelik bir çalışmamız yoktur. İşçilerin çalışma saatleri haftada 45 saat ve memurların çalışma saatleri ise haftada 40 saat ile yasal güvence altına alınmıştır. Bu saatlerin dışına çıkılması mümkün değildir. Mesai saatleri ile ilgili bir düzenleme yapmayı düşünmüyoruz.
            Siz şom ağızlı haberciler geçtiğimiz günlerde de sezgilerinizle hareket edip, Milli eğitim bakanlığında müdürlere rotasyon uygulandı ve sonra müdür yardımcıları. Eee sonunda sıra öğretmenlere gelmiştir düşüncesi ile ve bir milletvekilinin meclis konuşmasından hareketle “Öğretmenlere kötü haber” diyerek bütün eğitim camiasını ayağa kaldırmadınız.        Sizin şom ağızlılığınız neticesinde bütün sendikalar ayağa kalkmadı mı?
            Daha sonra bakan açıklama yapsa da siz yine inanmadınız ve haberi habire kaşımaya devam ettiniz. Öğretmenleri tedirgin edip üzdünüz.
            Bakan yok dese de olmadı ve bir yemin etmediği kaldı sayenizde.
            Lütfen; sizden haber uman insanlara biraz saygı ve lütfen birazcık ekmeğini yediğiniz mesleğe saygı. Lütfen Kazı koz olarak algılamayın ve lütfen artık şom ağızlılık yapmayın. Lütfen artık doğruları yazın.