Hatice Külcü, törende yaptığı açılış konuşmasında, yalnızca bir eğitim kurumunun açılışını yapmadıklarını, büyük bir emek ve vizyonla hazırlanan bir hayalin gerçeğe dönüşmesine tanıklık ettiklerini söyledi.

Katılımcılara teşekkür eden Külcü, Bilge Çocuk Montessori Anaokulu’nun şehre, mahalleye ve çocukların geleceğine değer katacak bir eğitim kurumu olarak hayata geçirildiğini belirtti.

Bir eğitim kurumu açmanın sadece dört duvarı yan yana getirip üzerine tabela asmak olmadığını vurgulayan Külcü, “Biz bu yola çıkarken, her bir tuğlasında, her bir sınıfında çocuklarımızın özgürce nefes alabileceği, kendilerini güvende hissedecekleri ve içlerindeki potansiyeli keşfedebilecekleri bir yaşam alanı inşa etmeyi hedefledik” dedi.

Projenin arkasında yaklaşık iki yıla yayılan titiz bir hazırlık süreci bulunduğunu ifade eden Külcü, arsa ediniminden inşaat sürecine, resmi mevzuatlardan kurumsal kimliğin oluşturulmasına kadar her aşamada çocukların ihtiyaçlarını merkeze aldıklarını dile getirdi.

Külcü, “Kendi evladımız için en iyisi neyse, buradaki çocuklarımız için de onu nasıl var edebiliriz?” sorusuyla hareket ettiklerini belirterek, okulun bu anlayışın bir sonucu olarak ortaya çıktığını kaydetti.

Güngör: Şahsiyetli birey yetiştirmek hedefleniyor
Güngör: Şahsiyetli birey yetiştirmek hedefleniyor
İçeriği Görüntüle

Bilge Çocuk Montessori Anaokulu’nda doğallığı ve samimiyeti esas aldıklarını anlatan Külcü, yapay ve fabrikasyon malzemeler yerine çocukların doğayla, toprakla ve ahşabın sıcaklığıyla bağ kurabileceği bir ortam oluşturduklarını söyledi.

Sınıflarda Montessori materyalleri ve mobilyalarda masif ahşabın tercih edildiğini belirten Külcü, aydınlatma sistemlerinden zemin kaplamalarına, oyun ürünlerinden bahçe peyzajına kadar her detayın pedagojik ölçütler doğrultusunda “Önce çocuk” anlayışıyla tasarlandığını ifade etti.

Velilerin en değerli varlıkları olan evlatlarını okula emanet ederken taşıdığı hassasiyetin farkında olduklarını vurgulayan Külcü, bu güvenin kendileri için en büyük sorumluluk olduğunu söyledi.

Okulun kurumsal kimliğinde yer alan salyangoz figürü ve renklerin de özel anlamlar taşıdığını dile getiren Külcü, salyangozun her çocuğun kendi hızında, kendi yolunda, sabırla ve sürekli gelişimini; turuncu rengin öğrenme enerjisi ve neşeyi; koyu yeşilin ise doğallığı, köklere bağlılığı ve sürekli gelişimi temsil ettiğini kaydetti.

Külcü, okulda çocuklara yalnızca kalıplaşmış bilgilerin aktarılmayacağını belirterek, “Onlara soru sormayı, merak etmeyi, evreni anlamlandırmayı, doğaya ve canlıya saygı duymayı, arkadaşlarıyla paylaşmayı ve en önemlisi kendileri olmayı öğreteceğiz” ifadelerini kullandı.

Bilge Çocuk Montessori Anaokulu’nun çocukların hata yapmaktan korkmadığı, yeteneklerinin profesyonel ellerce keşfedildiği ve her sabah neşeyle gelecekleri bir yuva olacağını söyleyen Külcü, alanında uzman kadro, idari ekip ve destek personelleriyle her çocuğun bireysel gelişim yolculuğunu sevgiyle ve profesyonellikle takip edeceklerini belirtti.

Külcü, burasının ezberleyen değil; deneyimleyen, keşfeden ve üreten nesillerin ilk adımı olacağını ifade etti.

Sosyoloji lisans mezunu olan, aynı zamanda kimya öğretmeni ve okul öncesi eğitim mezunu Külcü, sosyoloji alanında tezli yüksek lisansını tamamladı. Külcü’nün özellikle çocuk gelişimi, okul öncesi eğitim ve Montessori yaklaşımı üzerine yaptığı çalışmalar, okulun eğitim modelinin temelini oluşturdu.

Muhabir: Merve Kayış