Obruk barajının hikayesi yaklaşık elli yıl öncesine dayanıyor. Çorum milletvekili Dr. Cahit Bağcı’nın da belirttiği üzere bölgede bir nesil Obruk barajı hikayelerini dinleyerek büyüdü.
Yarım asırlık Obruk baraj hikayesi geçtiğimiz yıllarda gerçeğe dönüştükten sonra gözler ve gönüller Obruk Dutludere sulama projesinin gerçekleştirilmesi için çalışmalar yapılmasını arzu etti.
Milletvekili Bağcı’yı ilk seçildiği dönemden bu yana yakından takip etmeye çalıştım. İrili ufaklı hizmetlerin yanında Sayın Bağcı’nın bölge ile ilgili iki rüyasının olduğunu tespit ederek geçtiğimiz yıllarda kaleme aldım.
Sayın Bağcı’nın Kırkdilim yolunun yeniden projelendirilerek ulaşıma açılması birinci rüyasıydı. Bu rüya sonunda gerçekleşti.
Sayın vekilin dile getirdiği ikinci rüyası ise Obruk Dutludere sulama projesiydi. Bağcı bu rüyanın da izinden giderek gerçekleşmesi yolunda önemli sonuçlar elde edilmesine vesile oldu.
İnsanların rüyasında güzel şeyler görmesi doğasındandır. Ancak insanlar sabah uyandıklarında ise tüh be rüyaymış diyerek üzülürler.
Osmancık-Dodurga ve Laçin bölgesinde olmazsa olmaz ve Çorum ili için hayati önem taşıyan Obruk Dutludere sulama projesinin temeli geçtiğimiz Pazar günü atıldı.
Rüyada görülen güzellikler gerçekleşirse rüyayı gören insanların yüzünde güller açar.
Geçtiğimiz Pazar günü yapılan tören atma programında da Sayın Bağcı’nın yüzünde güller açtığını notlarım arasına aldım.
Evet; bölgenin geleceğine imza atmanın haklı gururu ve bir tatlı rüyanın gerçekleşmesi bağlamında güzel bir insan portresi çizen Dr. Cahit Bağcı’nın tebessümleri arasında Osmancık seninle gurur duyuyor sloganlarının yükselmesi.
* * * *
Ufkun sonu yoktur. Allah akıl vermiş ufku yakında da görürsün, uzakta da. Hatta göz kapaklarını aşağıya doğru indiriverdin mi ufuk denilen değeri ancak ayakların ucunda görmek de mümkündür.
Bu bilgiler ışığında ufku ayaklarının ucunda görmek isteyenler, ne olmuş yani altı üstü bir temel atılmış diyebilirler. Hatta biz çok gördük böyle temel atmaları temel atmakla bu iş bitmez de diyebilirler.
Tabii ki böyle marjinal düşünceye sahip çıkanlar olacaktır.
Bu tür marjinal düşünceye sahip olanlar yarım asırdan bu yana temel atma hikayelerine alışık oldukları için Obruk, Dutludere’nin de aynı akıbete uğrayacağını düşünmek isteyebilirler.
Ancak Türkiye’de temel atma törenlerinde mantık ve anlayış artık değişmiştir. Geçtiğimiz ay içerisinde ziyaret ettiğim Kargı da spor kompleksinin temel atma töreninde bulundum.
Pazar günü de Osmancık’ta Obruk Dutludere projesinin temel atma töreninde sistemin aynı şekilde işlediğini notlarım arasına aldım.
Nasıl mı? Açıklamaya çalışayım. Eskiden temel atma töreni yapılıp millet kandırılıyor ve proje rafa kaldırılarak unutturuluyordu.
Şimdi ise temel atma töreninde konunun muhatabı müteahhit firma ve mühendis tören alanında bulunuyor. Pazarlık yapılarak teslim tarihi ve hatta saati konusunda taahhüt alınıyor. İşte bu önemli bir ayrıntıdır. Sonuç alınmış önemli örnekleri vardır.
Burada önemli olan projelerin programa alınıp ihalesinin yapılmasıdır. Devletin parasal sorunu kalmamıştır.
Müteahhit devlete güvenmekte ve sağlam iş yapılmaktadır. Çürük olanlar ise ayıklanmakta ve sistem dışı bırakılmaktadır. Milletin önünde söz alınıp verilmektedir.
* * * * *
Bütün bu bilgiler ışığında geçtiğimiz Pazar günü Osmancık’ta 6 tesis için tören düzenlendi. Bunlardan bir kısmı açılış ve bir kısmı ise temel atma töreni olarak gerçekleşti.
Osmancık Kapalı Spor Salonunda gerçekleşen açılış ve temel atma törenine Bakan Veysel Eroğlu ile birlikte Çorum milletvekilleri Dr. Cahit Bağcı, TBMM idare amiri Salim Uslu, murat Yıldırım, DSİ Genel Müdürü Akif Özkaldı, Orman ve Su işleri Bakanlığı Müsteşarı Lütfi Akça, Çorum Valisi Nurullah Çakır, Çorum Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, Hitit Üniversitesi Rektörü Reha Metin Alkan, Ak Parti İl Başkanı Ahmet Sami Ceylan, Osmancık Kaymakamı İbrahim Küçük ve Osmancık Belediye Başkanı Bekir Yazıcı ile vatandaşlar katıldı.
Gülümsemek mutluluğun dışa vurmuş halidir. Obruk Dutludere sulama projesinin temel atma töreninde tabii ki orada bulunan herkes mutluydu. Çünkü Obruk Dutludere projesi zenginlik ve bereket demekti.
Konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen milletvekili Dr. Cahit Bağcı’nın yüzündeki tebessümü rüyalarının gerçekleşmesine şahit olan mutlu adamın güzelliği olarak değerlendirdim.
Salon içerisine yerleştirilmiş olan platformlardan DSİ nin renkleri olan yeşil beyaz saten kaplamalara, yeşil beyaz balonlardan konfetilere, ses düzeneğinden canlı temel atma töreninin gerçekleşmesine kadar hemen her ayrıntının düşünülmüş olduğunu gördüm.
* * * *
Yaklaşık atmış kişilik gazeteci ordusunun takip ettiği Orman ve su işleri Bakanı Veysel Eroğlu saat 13.30 sularında salona girdi. Alışılmışın dışında halk ile içi içe olan bakanın samimi tavırlarını çok anlamlı buldum.
“Tevazu içinde yürüyen insanların önündeki bütün yollar açılır.” Evet, Goethe tevazuyu böyle tanımlıyor. Hz. Ali (R.A) ise “Tevazu mağfiret edilecek ibadetlerin başında gelir ” diyor.
Orman ve Su İşleri Bakanı sayın Veysel Eroğlu’yu alçak gönüllü ve tevazu yüklü bir insan olarak gördüm.
Kendisi kürsüde konuşurken oradakiler gibi ben de çok rahat ettim. Konuşmasını sanki kırk yıllık Osmancık’lı gibi işleyen bakanı katılımcıların rahat etmesi, bilgilendirilmesi adına çok donanımlı buldum.
“Türkiye’nin 9 yılda güçlü ekonomisi ile dünyanın sayılı ülkeler arasına girdiğini ve küresel bir güç haline geldiğini söyleyen Bakan Eroğlu, en büyük hedefin dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmek olduğunu ifade etti.”
“Artık bu gün dünyada başı dik, küresel güce sahip bir Türkiye var. Geçmişte parası pul iken, artık tüm dünyada kıymetli bir paramız, güçlü bir ekonomimiz ve aynı zamanda küresel krizleri aşan, hatta krize rağmen dünyada büyüme hızında ilk üçe giren güçlü bir ekonomimiz var.”
“Bunu gerçekten başbakanımıza ve onun ekibine sizin gösterdiğiniz teveccühe borçluyuz. İnşallah daha çok güzel şeyler olacak. Geçmiş dönemden 23,5 milyar dolar borcun büyük bir kısmını ödedik, sadece 4 milyar dolar borç kaldı.”
“Bütün bu borçları bir defada ödeyecek gücümüz var. Çünkü merkez bankamızda şu an tam 97 milyar dolar dövizimiz var. Nerden nereye? Artık el avuç açan bir Türkiye yok. Şu anda bütün dünyaya yardım eden güçlü bir Türkiye var, bundan gurur duymamız lazım. Ancak Türkiye’nin dünyada büyük ekonomiler arasında 16. sırada olması bizleri tatmin etmiyor.”
“Çünkü biz büyük bir milletiz, güçlü devletiz, şanlı bir tarihe sahibiz. Cumhuriyetimizin yüzüncü yılından önce Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına taşıyacağız.” dedi.
Sadece kendi bakanlığının ülke genelinde 4 binden fazla aktif şantiyesi olduğunu söyleyen Bakan Eroğlu, Türkiye’nin her tarafını adeta ilmik ilmik ördüklerini söyledi. Eroğlu, 2023 yılında kadar Ankara – Çorum – Samsun hızlı tren hattının da faaliyete geçeceğini ifade etti.
Biz milletimizi seviyoruz, milletimizin içinden çıktık, onlara hizmet etmenin ibadet olduğunu biliyoruz, ‘insanlara hizmet eden insanların en hayırlısıdır’ anlayışına sahibiz. Bin 35 tesisin 226 tanesi dev baraj ve gölet. 1 milyon hektar alanı sulamaya açmışız. Tam 33 milyon vatandaşımıza içme suyu temin etmişiz. Şimdi bütün Türkiye’yi ağaçlandırma seferberliği başlattık. Neticede şunu merak etmeyin, Türkiye güçlü adımlarla ilerliyor, bir küresel güç olma yolunda yoluna devam edecektir. Çünkü gücümüzü sizlerden alıyoruz.”
* * * *
İşte yine bir tevazu örneği ve halk ile iç içe bir bakan. Temel atma ve açılış törenleri sonrasında salondan ayrılan bakanların aksine Bakan Eroğlu yine bir ilki gerçekleştirdi. Salon kapısına geçti ve katılımcıların tamamı ile tokalaştı.
Çorum milletvekilleri Dr. Cahit Bağcı, TBMM idare amiri sayın Salim Uslu ve sayın Murat Yıldırım’ın yanı sıra bakanlık müsteşarı hemşehrimiz Prof Dr. Lütfi Akça’ da bakan Eroğlu ile birlikte yılmadan binlerle tokalaşma erdemini göstermiş oldular.
Bu durumu bölgenin umudu olan Obruk Dutludere sulama projesi ile ilgili sadece bir temel atma töreni değil; devlet ile milletin sıcak teması ve elektrik alması olarak yorumladım.
Bu kucaklaşma bana Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye vasiyetini aklıma getirdi. “Oğul İnsanı yaşat ki’ devlet yaşasın.”