Ev yapımı yoğurt ve turşu boy uzatıyor: Medipol Hastanesi'nden ezber bozan açıklama
Ev yapımı yoğurt ve turşu boy uzatıyor: Medipol Hastanesi'nden ezber bozan açıklama
İçeriği Görüntüle

Türkiye genelinde, özellikle büyük şehirlerdeki hastanelerin acil servislerinde son 15 gündür endişe verici bir yoğunluk yaşanıyor. Mide bulantısı, şiddetli karın ağrısı, kusma ve ishal şikayetleriyle acil servislere başvuran hasta sayısında ciddi bir artış gözlemleniyor. Uzmanlar, "akut gastroenterit" olarak tanımlanan bu durumun, yaz sıcakları ve ortak alanlardaki hijyen eksiklikleri nedeniyle hızla yayılan bir salgına dönüştüğünü belirtiyor.

Vakaların Dörtte Biri: Akut Gastroenterit

Acil Tıp Uzmanı Dr. İlhami Demirel, konuya ilişkin Hürriyet gazetesine yaptığı açıklamada durumun ciddiyetine dikkat çekti. Dr. Demirel, son 15 günlük süreçte acil servislere başvuran toplam hasta sayısının yüzde 20 ila 25'inin, yani yaklaşık olarak her dört veya beş hastadan birinin "akut gastroenterit" tanısı aldığını ifade etti. Hastalığın temel belirtileri, ani başlayan mide bulantısı, kusma, ishal, genel bir halsizlik hali ve kolik olarak tabir edilen kramp tarzı karın ağrıları olarak kendini gösteriyor.

Sıcaklar ve Hijyen Eksikliği Salgını Tetikliyor

Dr. İlhami Demirel, salgının temel kaynağının iki ana faktöre dayandığını vurguladı: Gıda hijyeni ve ortak alanlardaki temizlik. Yaz aylarında artan hava sıcaklıkları, özellikle tavuk ve et gibi protein bazlı gıdaların çok daha hızlı bozulmasına neden oluyor. Bu gıdaların uygun koşullarda saklanmaması veya tüketilmesi, enfeksiyonların birincil sebebi olarak öne çıkıyor. Dr. Demirel, “Özellikle sıcak havalarda çabuk bozulabilen gıdaların saklanması ve tüketimi konusunda ekstra dikkatli olunmalı” diyerek vatandaşları uyardı. Gıda kaynaklı risklerin yanı sıra, yeterli hijyenin sağlanmadığı ortak kullanım alanları da hastalığın yayılmasında önemli bir rol oynuyor.

Kimler Daha Fazla Risk Altında?

Akut gastroenterit her yaştan insanı etkilese de Dr. Demirel, bazı grupların çok daha savunmasız olduğunun altını çizdi. Özellikle çocuklar, yaşlılar, böbrek hastaları ve diğer kronik rahatsızlıklara sahip bireyler, enfeksiyona karşı daha yüksek risk taşıyor. Bu kişilerde kusma ve ishale bağlı olarak gelişen sıvı kaybı (dehidrasyon), vücut dengesini hızla bozarak hayati tehlike oluşturabilecek ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Tedavinin Anahtarı: Sıvı Tüketimi ve Doğru Beslenme

Hastalığın tedavisinin temelini, semptomları hafifletmeye yönelik destekleyici bakım oluşturuyor. Tedavideki en kritik unsur ise vücudun kaybettiği sıvıyı yerine koymak. Dr. Demirel bu konuda, “İshal nedeniyle oluşan sıvı kaybını önlemek için hastaya bol su tüketmesi önerilir ve gerekirse sıvı takviyesi yapılır” bilgisini paylaştı. Hastalık sürecinde beslenmeye de özel bir önem verilmesi gerekiyor. Mideyi yoran yağlı ve soslu yiyeceklerden kesinlikle kaçınılmalı; bunun yerine sindirimi kolay olan haşlanmış patates, pirinç lapası ve muz gibi gıdaların tüketilmesi tavsiye ediliyor.

Korunmak İçin Uzmanından Hayati Uyarılar

Dr. Demirel, hastalığın tekrar etmemesi ve salgının daha fazla yayılmasının önlenmesi için herkesin uyması gereken temel hijyen ve beslenme kurallarını şu şekilde sıraladı:

Güvenilirliğinden ve temizliğinden emin olmadığınız yerlerden, özellikle açıkta satılan gıdalardan kesinlikle yemeyin.

Bozulmuş, küflenmiş veya rengiyle kokusu değişmiş gıdaları tereddüt etmeden atın, kesinlikle tüketmeyin.

Ortak kullanım alanlarında yüzeylere temas ettikten sonra ve yemeklerden önce ellerinizi sabunla en az 20 saniye boyunca özenle yıkayın.

Eğer evde hasta bir birey varsa, tuvalet, kapı kolu gibi ortak temas yüzeylerini sık sık çamaşır suyu gibi dezenfektanlarla temizleyin.

Muhabir: Haber Merkezi