Amerikan Kalp Derneği Dergisi (Journal of the American Heart Association)’nda yayımlanan kapsamlı bir analiz, viral enfeksiyonların kalp sağlığı üzerindeki etkilerinin düşündüğümüzden çok daha derin ve uzun süreli olabileceğini ortaya koydu.
Kaliforniya Üniversitesi Los Angeles’tan epidemiyolog Kosuke Kawai liderliğinde yapılan çalışmada, grip, COVID-19, HIV, hepatit C ve varisella zoster (zona ve su çiçeği virüsü) gibi farklı enfeksiyonların hem kısa hem de uzun vadede kalp krizi ve inme riskini belirgin biçimde artırdığı belirlendi.
155 çalışmadan elde edilen veriler analiz edildi
Araştırma ekibi, dünya genelinde yürütülmüş 155 ayrı klinik ve epidemiyolojik çalışmanın sonuçlarını bir araya getirerek kapsamlı bir analiz yaptı. Bulgular, viral enfeksiyonların yalnızca geçici bir hastalık değil, aynı zamanda damar sağlığı üzerinde kalıcı etkiler bırakan bir stres kaynağı olduğunu ortaya koydu.
Kawai, bulgulara ilişkin açıklamasında şu değerlendirmede bulundu:
“Kardiyovasküler hastalıklar açısından, inme ve kalp krizlerini de içeren kısa ve uzun vadeli risklerle akut ve kronik viral enfeksiyonların güçlü biçimde bağlantılı olduğunu tespit ettik.”
Grip sonrası risk 4-5 kat artıyor
Çalışmaya göre grip tanısı konulan bireylerde, enfeksiyonu takip eden ilk bir ay içinde kalp krizi geçirme olasılığı dört kat, inme geçirme olasılığı ise beş kat artıyor.
Benzer biçimde, COVID-19 enfeksiyonu geçiren bireylerde, virüsü izleyen 3,5 ay boyunca kalp krizi veya inme riski üç kat artarken, bu risklerin enfeksiyondan sonraki bir yıl içinde bile yüksek kaldığı gözlemlendi.
Virüsler kalbi nasıl etkiliyor?
Uzmanlara göre bu risk artışının temelinde, virüslerin vücutta yarattığı iltihaplanma (inflamasyon) ve damar içi pıhtılaşma eğilimi yatıyor. Enfeksiyon sonrası bağışıklık sistemi aşırı tepki verdiğinde, damar duvarlarında hasar oluşabiliyor ve bu durum kalp krizi, damar tıkanıklığı veya inme riskini artırıyor.
Ayrıca COVID-19 gibi bazı virüslerin doğrudan kalp kası hücrelerine zarar verdiği, kalp ritim bozuklukları ve kalp yetmezliği gibi uzun vadeli komplikasyonlara neden olabildiği de belirtiliyor.
Uzmanlardan uyarı: “Aşılar ve erken tedavi hayat kurtarır”
Araştırmacılar, bu bulguların grip ve COVID-19 gibi enfeksiyonlara karşı aşı olmanın önemini bir kez daha ortaya koyduğunu vurguladı. Uzmanlar, viral hastalıkları hafife almamak, semptomlar sırasında dinlenmek ve özellikle kalp-damar hastalığı öyküsü olan kişilerin erken tıbbi müdahale almasının hayati önemde olduğunu belirtiyor.
Kawai, “Grip ya da COVID-19’u sadece solunum yolu enfeksiyonu olarak değil, tüm vücudu etkileyen sistemik bir stres unsuru olarak görmek gerekir. Enfeksiyonu önlemek, aynı zamanda kalbi de korumaktır,” ifadelerini kullandı.
Bu sonuçlar, viral enfeksiyonların yalnızca geçici sağlık sorunları değil, uzun vadeli kardiyovasküler risk faktörleri olarak da ele alınması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.




