Kıbrıs’ta gerilim yıllarca sürdü
1960 yılında Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin garantörlüğünde kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti, Türkler ile Rumların siyasi ortaklığı esasına dayanıyordu. Ancak Rum tarafının adayı Yunanistan’a bağlamayı amaçlayan “Enosis” politikası ve Kıbrıs Türklerini yönetimden uzaklaştırmaya yönelik girişimleri, Ada’daki gerilimi giderek artırdı.
1963 yılından itibaren Kıbrıs Türklerine yönelik saldırılar yoğunlaşırken Türk toplumu, yıllarca kuşatma, göç ve güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya kaldı.
Darbe harekâtın yolunu açtı
Kıbrıs’taki dengeleri değiştiren gelişme, 15 Temmuz 1974’te yaşandı. Yunanistan’daki askerî cuntanın desteğini alan EOKA-B mensubu Nikos Sampson, Kıbrıs Cumhurbaşkanı Makarios’a karşı darbe yaparak yönetimi ele geçirdi. Darbenin temel amacı, Kıbrıs’ın Yunanistan’a ilhak edilmesiydi.
Türkiye, 1960 Garanti Antlaşması kapsamında öncelikle diplomatik çözüm aradı. Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, garantör devlet İngiltere’ye ortak müdahale teklifinde bulundu. İngiltere’nin teklife olumlu yaklaşmaması ve diplomatik temaslardan sonuç alınamaması üzerine Türkiye, müdahale kararı verdi.
Mehmetçik 20 Temmuz sabahı Ada’ya çıktı
Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit ile Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın başında bulunduğu hükümetin aldığı karar doğrultusunda Türk Silahlı Kuvvetleri, 20 Temmuz 1974 sabahı Kıbrıs Barış Harekâtı’nı başlattı.
Türk askeri, denizden Girne kıyılarına çıkarken hava indirme birlikleri Lefkoşa çevresine ulaştı. Kara, deniz ve hava unsurlarının katıldığı harekâtta Mehmetçik, Kıbrıslı Türk mücahitlerle birlikte mücadele etti.
Harekâtın başlaması, Başbakan Bülent Ecevit tarafından kamuoyuna duyuruldu. Birinci harekât sonucunda Girne ile Lefkoşa arasındaki bağlantı sağlandı. Birleşmiş Milletlerin ateşkes çağrısının ardından Türkiye, 22 Temmuz’da askerî ilerleyişi durdurdu.
Cenevre görüşmelerinden sonuç çıkmadı
Birinci harekâtın ardından Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin katılımıyla Cenevre’de görüşmeler yapıldı. Türkiye, Ada’daki Türk toplumunun güvenliğini sağlayacak ve iki toplumun siyasi varlığını koruyacak bir yapı oluşturulmasını istedi.
Ancak 25 Temmuz’da başlayan görüşmelerden kalıcı bir çözüm çıkmadı. Rum ve Yunan taraflarının uzlaşmaya yanaşmaması, ateşkes ihlallerinin sürmesi ve Kıbrıs Türk yerleşimlerinin tehdit altında kalması üzerine ikinci harekât gündeme geldi.
Tarihe geçen parola: “Ayşe tatile çıksın”
İkinci harekâtın başlamasını bildiren parola, Türk siyasi tarihinin en unutulmaz ifadelerinden biri oldu:
“Ayşe tatile çıksın.”
Paroladaki Ayşe, dönemin Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in 19 yaşındaki kızı Ayşe Güneş’ti. Turan Güneş’in, kızının güvenilir bir aileyle tatile gitmesine ilişkin yaptığı sohbetten hareketle belirlenen bu cümle, Cenevre görüşmelerinin başarısızlıkla sonuçlanması hâlinde Ankara’ya verilecek mesaj olarak seçildi.
Görüşmelerden sonuç alınamayınca parola Ankara’ya ulaştı. Türk Silahlı Kuvvetleri, 14 Ağustos 1974’te ikinci harekâtı başlattı. Böylece harekâtın ikinci safhası olan 4 numaralı Zafer Harekât Planı uygulamaya konuldu.
Ada’nın kuzeyinde güvenli bölge oluşturuldu
İkinci harekât sırasında Türk birlikleri hızla ilerleyerek Lefkoşa, Girne ve Gazimağusa hattında Kıbrıs Türk halkının güvenli yaşayabileceği bir bölge oluşturdu.
16 Ağustos 1974’te sona eren harekâtla Kıbrıs’ın Yunanistan’a ilhak edilmesi önlenirken Kıbrıs Türklerinin Ada’daki varlığı ve güvenliği teminat altına alındı. Harekâtın ardından 1975’te Kıbrıs Türk Federe Devleti, 15 Kasım 1983’te ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edildi.
498 Mehmetçik şehit düştü
Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında Türk Silahlı Kuvvetleri 498 şehit verdi. Kıbrıslı Türk mücahitler ve siviller de Ada’daki mücadelede ağır kayıplar yaşadı.
Aradan geçen 52 yıla rağmen harekâtın kahramanları unutulmadı. Başta dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Semih Sancar, Kıbrıs Türk toplumunun liderleri Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş olmak üzere harekâta yön veren isimler saygıyla anılıyor.
20 Temmuz, Barış ve Özgürlük Bayramı
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 20 Temmuz, “Barış ve Özgürlük Bayramı” olarak kutlanıyor. Her yıl düzenlenen törenlerde Kıbrıs Türk halkının özgürlük mücadelesi, şehitler ve gaziler anılıyor.
“Ayşe tatile çıksın” parolası ise yalnızca askerî bir emrin değil, Kıbrıs Türk halkının özgürlüğe ve güvenli bir geleceğe uzanan tarihî yolculuğunun simgesi olarak hafızalardaki yerini koruyor.