Aslında bu yazımda Merzifon Havaalanı için Ali Sabancı’dan talep ettiğim uçak seferine değinecektim ancak hem Çorumun bu konuya yaklaşımını ve bakış açısını görmek hem de tepkileri değerlendirmek amacıyla, bu konuya önümüzdeki yazıda değinmeye karar verdim. 
Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da girişimcilik haftası etkinlikleri çerçevesinde G3 Girişimcilik Forumu düzenlendi. Dünyada 123 ülkede kutlanan bu Forumda, gençleri girişimciliğe teşvik etmek ve girişimci adaylarının forumdan maksimum fayda sağlamaları esas alınmıştır. Girişimci adayları, forum süresince örnek girişimcilerle buluşturularak fikir alışverişi ve networking fırsatı yakalamışlardır. İkinci kez katıldığım Forum da asıl dikkatimi çeken insanların can hıraş bir şekilde birbirlerini tanıma ve maden bulmuş gibi kartvizit alışverişinde bulunmalarıydı. Yalan yok giderken yanıma 300 ün üzerinde kartvizit almıştım ama ikinci günde hiçbirisi kalmamıştı. Herkes yeni bir şeyler yapma üretme peşinde koşturuyordu. İnsanların gözünde inanılmaz bir enerji vardı. Genç girişimciler kendimizi ve beraberinde çevremizi nasıl geliştirebilirizin telaşı içerisindeydiler. Çevremizde, günlük hayatta ulaşamayacağımız birçok holding patronu işadamı vardı. Bu kapsam da ben de birkaç tanesiyle bağlantı kurma fırsatı buldum. Sanırım ortamın nasıl olduğunu anlatabilmişimdir diye düşünüyorum. 
Gelelim “eski köye yeni adet getirme” konusuna; bu hikâyeyi Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu geçen sene ki zirve de anlatmış ve peşinden bizlere; “gençler yenilikçi olun eski köye yeni adet getirin, başımıza icap çıkarın” gibi tavsiyelerde bulunmuştu. Bu tavsiyelerini bu sene de yenilerken bizlerin girişimci ve yenilikçi olmamız gerektiğini üzerine basa basa vurguladı. Neyse fazla uzatmadan hikayeyi yazayım. 
 Ankara'dan doğudaki bir ilimizin İl Tarım Müdürlüğü'ne gelen yazıda tarım zararlılarının bildirilmesi ve 150 üzerindeki yaban domuzları için sürek avı başlatılarak sonucun kendilerine iletilmesi istenir. Bu arada yaban domuzlarının vurulduğunun ispatı olarak kuyruklarının kesilerek Ankara'ya gönderilmesi istenir. Bu yıllarca böyle devam eder.
Yeni atanan İl Tarım Müdürü, kendisinden de istenin bu talep karşısında önce şaşırır sonra da işi savuşturmak için yaban domuzu sayısını 95 olarak bildirir. 
Kimsenin bu sayılarla ilgilenmeyeceğini düşünürken Ankara'dan bir yazı gelir:
"Daha önce 145 olarak bildirilen yaban domuz sayısındaki bu değişimin sebebinin bildirilmesi."
İl Tarım Müdürü'nün cevabı;
"Köylüler sürek avına çıktığı için domuzlar komşu il'e geçti" şeklinde olur. 
Bu kez Ankara'dan komşu ilin Tarım Müdürlüğü'ne domuzların akıbetini soran bir yazı gelir.
O da domuzların aynı şekilde başka bir komşu il'e kaçtığı bilgisini verir.
Bu süreç Ermenistan'a komşu olan ilimize kadar devam eder.
Ankara'ya verilen son karşılık "yaban domuzlarının Ermenistan'a kaçtığı" şeklinde olur.
Ermenistan'la sınırlı diplomatik ilişkiler nedeniyle oraya yazı gönderilmez ve olay kapanır"
Sanırım Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’nun, neden eski köye yeni adet getirin dediği anlaşılmıştır. Saygı, sevgi ve selamlarımla…