Açıklamada, astımın akciğer içindeki hava yollarında mikrobik olmayan iltihaplanma sonucu gelişen kronik bir hastalık olduğu belirtilerek, en sık görülen belirtilerinin nefes darlığı, hırıltı, göğüste baskı hissi ve öksürük olduğu ifade edildi. Doğru tanı için solunum fonksiyon testlerinin büyük önem taşıdığı vurgulandı.
Astım tedavisinde temel hedefin, hastaların şikâyetlerini kontrol altına almak, atakları önlemek ve günlük yaşamlarını kısıtlanmadan sürdürebilmelerini sağlamak olduğu kaydedildi. Bu süreçte yalnızca ilaç kullanımının yeterli olmadığı; ilaçların doğru teknikle ve düzenli kullanılmasının, tetikleyici faktörlerden uzak durulmasının ve eşlik eden hastalıkların tedavisinin gerekli olduğu belirtildi.
İnhaler (nefes yoluyla alınan) ilaçların doğru kullanımının tedavi başarısında kritik rol oynadığına dikkat çekilen açıklamada, yanlış kullanım durumunda ilacın akciğerlere yeterince ulaşamayacağı ve beklenen etkinin sağlanamayacağı ifade edildi. Bu nedenle hastaların inhaler kullanım tekniklerinin sağlık kontrollerinde düzenli olarak gözden geçirilmesi gerektiği bildirildi.
Astım kontrolünün; gündüz ve gece şikâyetlerinin olmaması, kurtarıcı ilaç ihtiyacının azalması ve günlük aktivitelerin rahat yapılabilmesiyle mümkün olduğuna işaret edilen açıklamada, sigara dumanı, alerjenler, solunum yolu enfeksiyonları ve kimyasal maruziyetlerin hastalığı olumsuz etkilediği kaydedildi. Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, temiz hava ve kilo kontrolünün ise astım yönetimini desteklediği belirtildi.
Astım yönetiminde eğitimin en az ilaç tedavisi kadar önemli olduğuna dikkat çeken İl Sağlık Müdürlüğü, hastaların hastalık hakkında bilinçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Açıklamada ayrıca, Mayıs ayı itibarıyla aile hekimlerinin, kayıtlı astım hastalarını Hastalık Yönetim Platformu üzerinden klinik kılavuzlara uygun şekilde izleyeceği bilgisi paylaşılarak, sağlık çalışanları ve hastalar eğitim faaliyetlerine katılmaya davet edildi.



