Daha çok farkındayım kendimi.
Zaman çok şey katıyor,
Baktıklarıma,
Bakıp görmek istediklerime.
Gördüklerimi anlamlandırmaya çalışıyorum.
Doğru öğrendiklerimle çerçevelendirirken, resimleri; düşüveriyor yere.
Çivisi çıkmış dünya denilen duvarda asılı kalamıyor.
Asmaya çalıştıkça daha da hızla düşüyor, soğuk zemin üzerine.
Her düşüş zedeliyor, hem tabloyu hem de etrafındaki çerçeveyi.
Ve öylece kalıyor düştüğü yerde.
Asmak mümkün değil,
Çünkü ne çivi var taşıyacak ne de duvar da tutabilecek güç…
Biliyorum ne istediğimi ya da istemediğimi.
Yakınlaşmaya çalıştığın adımlarla uzaklaşıyorsun,
Varmak istediğin yere.
Yakın görünüyor, yakın duruyor karşındaki,
Elini uzattığında görüyorsun aradaki kilometreleri.
Maskeli balo gibi dünya, çeşit çeşit suratlar.
Tanıdığını sandığın ama netleştiremediklerinle dolu.
Hayal  ettiği kimliğin şeklini almış,
İçinde farklı beden, farklı düşünceler.
Kızıyorum aslında gözlerime;
Baktığında gördüğü için maske ardındaki gerçek yüzleri.
Korkuyorum, kalabalığın yarattığı yalnızlıktan.
Korktuğum kadar sarılıyorum yalnızlığıma.
Güçlendiriyor beni, bende bir benlik kalkanı daha oluşturuyor.
Biliyorum ki sadece sen varsın senin olan.
Katamıyorsun başka senleri ya da benleri…
Gerisi hep anlamsız, boş.
Sen varsan; sevgi var, kardeş var, anne var, baba var, karın var kocan var.
Sen yoksan;kocaman bir hiç oluyor var sanılanlar…
Biliyorsun ki asıl anlamı veren sensin, sana, varlığına…
O zaman anlam benim….
Hayatın en güzel demindeyim….
Gerçeğindeyim.
Benim, senin ve her şeyin……….