Bebeklik, çocukluk, gençlik,
Olgunluk, ihtiyarlık ve yaşlılık
Çöldeki kuyudan çıkan su misali,
Başlangıç gürken, sonuç kuruyor,
Bir ömür böyle, yavaş yavaş eriyor
Yaşlılıkta gözlerin feri azalıyor,
Elde baston, adımlar kısa kalıyor
Hayat arkadaşın zamansız gidiyor,
Ahir ömür, aç, tok devam ediyor,
İlk zamanlar biraz ilgileniyor çocuklar
Oğlun, kızın, gelinin, damadın derken
Zamanla teker teker senden kaçıyorlar
Yalnızsın artık, elinden kimse tutmuyor,
En sadık dostun asan, seni hiç bırakmıyor
Şöyle bir düşünüyorsun, çocuklara bakarak
Ve samimiyetle diyorsun, Ey büyük Allah!
Kalabalık içinde yalnız yaşayan bu adama
Üç gün yatak, dördüncü gün ver kara toprak
Duan özel zamana denk gelip, olursa makbul,
Ruhunu teslim etmek için artık hazırda dur,
3’ncü gün yatakta ayrı bir gariplik çöküyor,
Dudağın kururken,yalnızlıktan insan ürküyor
Beş gün sonunda apartmanı pis koku sarıyor
Rahatsız olanlar hemen 155 polisi arıyor
Polisler nezaketten kapının ziline basıyor.
Kapıyı açıp para almak için, çilingir koşuyor
Ruh bedenden çıkınca, ne kötü koku böyle
Elde eldiven, yüzde maske alıyorlar sedyeye
Kapı bir komşum, öldüğümü yeni anladı düşünsene!
Lisanı halimle diyorum: Sesimi duy ey gençlik!
Şu alemde, bitmez sandığınız hayat bu işte
Az kalsın farelere yem olacaktım, bu gidişle..!
hikayesi : yaşlı adam evinde 3 gün sonra ölü bulundu haberi üzerine kaleme aldım.