12 Şubat 2026’da paylaşılan bir bilimsel araştırmaya göre; okuma, yazma ve yeni diller öğrenme gibi zihinsel aktiviteler, demans riskini yaklaşık yüzde 38 oranında azaltabiliyor. Çalışma, yaşam boyu süren entelektüel etkinliklerin Alzheimer ve hafif bilişsel bozukluk gelişimini geciktirebileceğini ortaya koydu.
Demansın küresel ölçekte en önemli sağlık sorunlarından biri olduğu, 2050 yılına kadar dünya genelinde hasta sayısının 150 milyonu aşmasının beklendiği belirtiliyor. Uzmanlar, bu artışın sağlık ve sosyal bakım sistemleri üzerinde ciddi baskı oluşturabileceği uyarısında bulunuyor.
Sekiz yıllık takip çalışması
Araştırma, Chicago’daki Rush Üniversitesi Tıp Merkezi’nden bilim insanları tarafından yürütüldü. Çalışmada başlangıçta demansı olmayan ve yaş ortalaması 80 olan 1.939 kişi yaklaşık sekiz yıl boyunca izlendi.
Katılımcıların 18 yaş öncesi, orta yaş ve ileri yaş dönemlerindeki zihinsel alışkanlıkları ayrı ayrı değerlendirildi. Kitap okuma sıklığı, yabancı dil eğitimi, kütüphane kartı sahipliği, müze ziyaretleri, yazma ve oyun oynama gibi faaliyetler analiz edildi.
Alzheimer başlangıcı ortalama 5 yıl gecikebiliyor
Neurology dergisinde yayımlanan sonuçlara göre zihinsel olarak en aktif yüzde 10’luk grup, en az aktif gruba kıyasla Alzheimer riskinde yüzde 38, hafif bilişsel bozukluk riskinde ise yüzde 36 daha düşük oran gösterdi.
Yaşam boyu zihinsel zenginliği yüksek olan kişilerde Alzheimer hastalığı ortalama 94 yaşında görülürken, en düşük zihinsel aktivite grubunda bu yaş 88 olarak kaydedildi. Bu fark, hastalığın başlangıcında 5 yılı aşan bir gecikmeye işaret ediyor. Hafif bilişsel bozuklukta ise gecikme süresinin 7 yıla kadar çıktığı belirtildi.
Yaşam boyu öğrenme vurgusu
Araştırmacılar, zihinsel aktivitelerin demansı tamamen önlediğine dair kesin kanıt bulunmadığını ancak bilişsel sağlıkla güçlü bir ilişki olduğunu vurguladı. Özellikle erken yaşlardan itibaren entelektüel uyaranlara maruz kalmanın ileri yaşta koruyucu etki sağlayabileceği ifade edildi.
Uzmanlar, demansın yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu olmadığını belirterek kütüphaneler, eğitim programları ve kültürel etkinlikler gibi zihinsel zenginliği artıran ortamların desteklenmesi gerektiğini kaydetti.




