Türkiye, 2026 asgari ücret maratonuna kilitlendi. Enflasyon ve hayat pahalılığı gölgesinde geçecek pazarlıklar öncesinde tansiyon yükseldi. İşçi tarafı, henüz rakam konuşulmadan "sisteme" itiraz etti. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, mevcut komisyon yapısını ve TÜİK verilerini topa tuttu. Arslan, milyonların beklediği zam oranı için umutları kıran bir tespitte bulunarak, mevcut yapının antidemokratik olduğunu savundu.
"SAĞLIKLI BİR ÜCRET ÇIKARAMAZSINIZ"
Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Arslan, sözü dolandırmadan net konuştu. Asgari ücretin Türkiye'de bir "geçim ücretine" dönüştüğünü ve çalışanların yarısından fazlasının bu maaşa mahkum edildiğini belirten Arslan, komisyonun yapısını sert sözlerle eleştirdi:
"Bu Asgari Ücret Tespit Komisyonundan sağlıklı bir asgari ücret çıkmaz, çıkaramazsınız."
TÜİK SEPETİNE 'KİRA' TEPKİSİ
Arslan'ın hedefinde sadece komisyon masası değil, enflasyon verilerini açıklayan TÜİK de vardı. İşçinin çarşı-pazardaki enflasyonu ile masadaki rakamların birbirini tutmadığını belirten HAK-İŞ Başkanı, "sepet" uyumsuzluğuna dikkat çekti.
Arslan, "TÜİK'in sepetiyle bizim sepet uymuyor" diyerek şu çarpıcı analizi yaptı: "TÜİK'in sepetindeki mal ve hizmetlerin oranı, asgari ücretlinin tüketimindeki mal ve hizmetlerin oranından ayrı. Örneğin, bizim için gıda enflasyonu, kira, ulaşım, enerji çok önemli. Bunların TÜİK'in sepetindeki oranları çok düşük. Bizim tüketim ağırlığımızın yüzde 50'si kira, gıdadır."
"HÜKÜMET MASADAN KALKSIN" ÇAĞRISI
Mevcut sistemde işveren ve hükümet blokuna karşı işçinin yalnız kaldığını ima eden Arslan, ezber bozan bir öneri getirdi. "Hükümetin burada yer almaması gerekiyor" diyen Arslan, masada sadece işçi ve işverenin olması gerektiğini, hükümetin ise sadece "hakem" veya düzenleyici rol üstlenmesini talep etti.
Almanya modelini örnek gösteren Arslan, "Komisyonun iki aktörü olmalı. Biri işveren, ikincisi de işçiler. Bu ikisinin ortak belirlediği bir hakem de başkan olabilir" ifadelerini kullandı.
12 ARALIK ÖNCESİ KRİZ KAPIDA
Komisyonun ilk toplantısını yapacağı 12 Aralık tarihi yaklaşırken, TÜRK-İŞ'in "Sistem değişmezse katılmayız" restini hatırlatan Arslan, durumun vahametini şu sözlerle özetledi: "TÜRK-İŞ de 'Yeni bir düzenleme olmazsa katılmayacağız' diyor. HAK-İŞ zaten istese de katılamaz. O zaman işverenlerle asgari ücretin belirlenmesi adaletsiz ve haksız olur."
ZAM HESABI NASIL OLMALI?
Peki işçinin talebi ne? Rakam vermekten kaçınan ancak formülü açıklayan Arslan, tek bir işçi üzerinden değil; evli ve 2 çocuklu bir aile üzerinden hesap yapılması gerektiğini vurguladı.
Büyümeden pay, refah payı ve geçmiş kayıpların telafisinin şart olduğunu belirten Arslan, "Bizim belirlediğimiz ücret, minimum ücret değil maalesef geçim ücreti" diyerek tartışmaların fitilini ateşledi.




