Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, Anneler Günü kapsamında kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan kadın hükümlü ve tutuklulara açık görüş hakkı tanındığını açıkladı. Düzenleme kapsamında açık görüşler 18-24 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.
Uygulamanın, kadın hükümlü ve tutukluların aileleriyle daha uzun ve doğrudan iletişim kurabilmelerine imkan sağlaması amaçlanıyor. Açık görüşlerden belirlenen şartları taşıyan hükümlü ve tutuklular yararlanabilecek.
Açık görüş tarihleri açıklandı
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, Anneler Günü dolayısıyla özel açık görüş uygulamasının hayata geçirileceği belirtildi.
Buna göre kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan kadın hükümlü ve tutuklular, 18 Mayıs ile 24 Mayıs tarihleri arasında aileleriyle açık görüş gerçekleştirebilecek. Uygulamanın tüm ceza infaz kurumlarında belirlenen program çerçevesinde yapılacağı ifade edildi.
Görüş süreleri yaş gruplarına göre değişecek
Açıklamaya göre yetişkin ve genç hükümlü, hükümözlü ve tutuklular için açık görüş süreleri en az 30 dakika, en fazla ise 1,5 saat olacak.
Çocuk hükümlü, hükümözlü ve tutuklular için ise görüş süresi daha uzun tutuldu. Bu kapsamda çocuklar için açık görüşler en az 1 saat, en fazla 3 saat olarak uygulanacak.
Cezaevi yönetimlerinin görüş saatleri ve organizasyon süreçlerini kurumların fiziki şartlarına göre planlayacağı belirtildi.
Disiplin cezası alanlar yararlanamayacak
Düzenleme kapsamında bazı hükümlü ve tutuklular açık görüş hakkından faydalanamayacak. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma veya hücreye koyma disiplin cezası kesinleşmiş kişilerin açık görüş uygulamasına dahil edilmeyeceğini açıkladı.
Yetkililer, uygulamanın kurum güvenliği ve disiplin kuralları çerçevesinde yürütüleceğini ifade etti.
Anneler Günü kapsamında özel uygulama yapılıyor
Her yıl Anneler Günü dolayısıyla ceza infaz kurumlarında çeşitli sosyal uygulamalar gündeme gelirken, bu yıl da kadın hükümlü ve tutuklular için açık görüş imkanı tanındı.
Uygulamanın özellikle annelerin çocukları ve aile bireyleriyle daha uzun süre bir araya gelmesine imkan sağlayacağı belirtilirken, aile bağlarının korunmasının toplumsal rehabilitasyon açısından önemli olduğu değerlendiriliyor.


