Hatay'ın Hassa ilçesi, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) içindeki derin bir çatışma ve yolsuzluk iddialarıyla sarsılıyor. İlçenin eski AKP'li Belediye Başkanı Mehmet Karataş, halefi ve aynı partiden olan mevcut Belediye Başkanı Selahattin Çolak hakkında, organize bir "şebeke" kurarak belediyeyi sistematik olarak soyduğu iddiasıyla savcılığa suç duyurusunda bulundu. Karataş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenerek, "Bir yumurta çalanı hapse atarlar, burada koca belediyeyi soyanlar elini kolunu sallayarak geziyor" dedi.
Bu suçlamalar, Hassa'da siyasi ve idari bir deprem etkisi yaratırken, iddiaların merkezindeki isim olan mevcut Belediye Başkanı Selahattin Çolak ise şu ana kadar sessizliğini koruyor. Elindeki belgelerle savcılığın yolunu tuttuğunu belirten Karataş, usulsüzlüklerin sadece birkaç basit hatadan ibaret olmadığını, aksine bilinçli ve organize bir yapı tarafından gerçekleştirildiğini öne sürüyor. Bu durum, "Hassa'da neler oluyor?" sorusunu akıllara getiriyor ve iddiaların detayları, kamu kaynaklarının nasıl usulsüz kullanıldığına dair ciddi endişeler doğuruyor.
Hassa'da Neler Oluyor? Yolsuzluk İddialarının Perde Arkası
Mehmet Karataş'ın öne sürdüğü en temel suçlama, Belediye Başkanı Selahattin Çolak'ın yakın akrabaları ve iş ortakları üzerinden bir çıkar ağı oluşturduğu yönünde. İddiaya göre, bu "şebeke," belediye ile hiçbir resmi bağı bulunmayan kişiler adına kurulan paravan şirketler aracılığıyla faaliyet gösteriyor. Özellikle Belediye Başkan Yardımcısı'nın yeğeni adına bir şirket kurulduğu ve bu şirket üzerinden belediyeye usulsüz faturalar kesilerek kamu kaynaklarının dışarıya aktarıldığı belirtiliyor.
Karataş, bu durumun bir dedikodu veya siyasi karalama kampanyası olmadığının altını çizerek, tüm delilleri ve evrakları yargıya teslim ettiğini vurguluyor. "Bu bir iddia değil, somut bir gerçek. İyi bir şebeke kurmuşlar ve belediyeyi soyuyorlar. Bir AK Partili olarak benim vicdanım kanıyor," diyen Karataş, bu tür eylemlerin hiçbir siyasi partide yeri olmaması gerektiğini ifade ediyor. İddialar, para transferlerinin izinin sürülmesiyle kolayca kanıtlanabileceğini ve savcılık soruşturmasının bu ağı deşifre edeceğini savunuyor.
Sahte Faturalar ve Hayali Alımlar: 'Mal Almadan Fatura Kesiliyor'
Yolsuzluk çarkının en can alıcı noktalarından birini, mal ve hizmet alımı yapılmadan kesilen sahte faturalar oluşturuyor. Mehmet Karataş'a göre Hassa Belediyesi, kağıt üzerinde milyonlarca liralık alım yapmış gibi gösterilerek içi boşaltılıyor. Piyasadan toplanan veya sahte olarak düzenlenen faturalarla belediyenin bütçesinde kasıtlı olarak açıklar yaratıldığı ve bu paranın belirli kişilerin cebine gittiği iddia ediliyor. Karataş, "Piyasaya mazot fişi satıyorlar. Soruyorum, 150 litrelik benzin fişi hangi binek aracın deposuna sığar?" diyerek usulsüzlüğün boyutuna dikkat çekiyor.
Bu iddiaların en somut örneklerinden biri ise Akbez Camii için yapıldığı öne sürülen hayali inşaat malzemesi alımı. Karataş, cami inşaatıyla hiçbir ilgisi olmamasına rağmen, doğrudan temin yöntemiyle 750 bin TL'lik inşaat malzemesi faturası kesildiğini, ancak camiye "bir çivi dahi verilmediğini" belirtiyor. Cami Derneği Başkanı'nın da bu durumu teyit ettiğini söyleyen Karataş, "Faturalar tamamen resmi gözüküyor ama ortada mal yok. Bu yapılan hem ayıp hem de büyük günah. Savcılık tüm bu sahte işlemleri ortaya çıkaracaktır" şeklinde konuşuyor.
Eski Başkan Karataş'tan Erdoğan'a Çağrı: 'Hırsızlar Kol Kola Geziyor!'
Mehmet Karataş, kendi dönemine yönelik olası suçlamalara karşı da net bir duruş sergiliyor. Kendi başkanlık döneminde tek bir usulsüzlüğe veya rüşvete karıştığına dair en ufak bir kanıt bulunması halinde yargılanmaya hazır olduğunu belirten Karataş, "Ben bu belediyeyi iki defa icralık durumdan kurtardım. Şimdi çıkmış 'eski başkanın borçları' diyorlar. Asıl soygun şimdi yapılıyor," diyerek iddiaları reddediyor. Kendi dönemine ait tüm işlemlerin şeffaf olduğunu ve hesap vermekten çekinmediğini dile getiriyor.
Sözlerinin sonunda yetkililere seslenen Karataş, adaletin yerini bulması için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı'na çağrıda bulunuyor. "Devletin malını korumakla görevli olanlar, hırsızlarla kol kola geziyor. Gariban bir vatandaş bir yumurta çalsa hemen içeri atılır, ama milyonlarca liralık yolsuzluk yapanlar dışarıda. Bu düzen böyle gitmemeli," diyerek tepkisini en üst perdeden dile getiriyor. Bu çağrı, Hassa'daki olayın sadece yerel bir mesele olmadığını, aynı zamanda ülkenin adalet ve yönetim sistemine dair de bir eleştiri içerdiğini gösteriyor.
Mevcut Başkan Sessizliğini Koruyor: Soruşturma Ne Aşamada?
Tüm bu ağır suçlamaların odağındaki isim olan mevcut Hassa Belediye Başkanı Selahattin Çolak, konuyla ilgili yöneltilen sorulara henüz bir yanıt vermedi. Başkan'ın sessizliği, kamuoyunda merak ve spekülasyonları artırırken, gözler savcılığın başlatacağı soruşturmaya çevrilmiş durumda. Eski Başkan Mehmet Karataş'ın sunduğu belgelerin incelenmesinin ardından iddiaların doğruluğu veya yanlışlığı yargı süreciyle netlik kazanacak.
Hassa'da başlayan bu hukuki sürecin, Türkiye'deki yerel yönetimlerde şeffaflık ve denetim mekanizmalarının ne kadar etkin çalıştığını göstermesi açısından da bir test niteliği taşıması bekleniyor. Vatandaşlar, kamu kaynaklarının korunması ve sorumluların adalete teslim edilmesi için soruşturmanın titizlikle yürütülmesini bekliyor.





