Çekimser oyun bir kararsızlık ya da sorumluluktan kaçış olmadığını belirten Zorlu, teklifin amacı ile yöntemi arasında ayrım yaptıklarını ifade etti. “Kanın durması için atılan her adımın yanındayız ancak adaletin ve kul hakkının ihmal edildiği hiçbir düzenlemenin altına imza atamayız” diyen Zorlu, bu nedenle çekimser kaldıklarını kaydetti.
“KARDEŞLİK BİZİM İÇİN İNANÇ MESELESİDİR”
Sorunun yalnızca hukuki düzenlemelerle çözülemeyeceğini savunan Zorlu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da kalkınma, işsizlik, yoksulluk ve adalet sorunlarının da ele alınması gerektiğini belirtti. Kalıcı toplumsal barış için ahlak, maneviyat ve adil bir ekonomik düzenin önemine dikkat çekti.
“NEDEN HAYIR, NEDEN EVET DEMEDİK?”
Teklifin terörün sona ermesi ve toplumsal bütünleşmenin sağlanması hedefini taşıdığı için “hayır” demediklerini belirten Zorlu, buna karşılık mağdurların, şehit ailelerinin ve gazilerin haklarına ilişkin yeterli güvence bulunmadığını savunarak “evet” oyu da veremediklerini söyledi.
Zorlu, “Devletin affetme yetkisi olabilir ancak kimsenin kul hakkını affetme yetkisi yoktur. Evladını toprağa vermiş bir annenin hakkı hiçbir siyasi mutabakatın konusu yapılamaz” ifadelerini kullandı.
“İNFAZ HÜKÜMLERİ MİLLETE SORULMALI”
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan’ın sürecin başından itibaren millet iradesine vurgu yaptığını hatırlatan Zorlu, teklifin infaza ilişkin hükümlerinin paketten ayrılarak referanduma götürülmesi gerektiğini savundu.
Zorlu, “Bir düzenlemenin adına erteleme denmesi sonucunu değiştirmez. Sonucu itibarıyla infaz borcunu sona erdiren bir hükmün meşruiyeti, Meclis aritmetiğiyle değil milletin açık rızasıyla kurulabilir. Çağrımız nettir, infaza ilişkin hükümler paketin bütününden ayrılsın ve millete sorulsun. Milletine güvenen, milletine sormaktan çekinmez” dedi.

