Bir şehri tanımanın ilk alameti şehri yürüyerek dolaşmak olduğunu söyleyenler ve yazanlar var. Elbette kısa bir süre içinde, neresi olursa olsun bir yerin tanınması mümkün değildir.
Ben de Osmancık’a gelip şehrin sokaklarında dolaşırken; gördüklerimi, hissettiklerimi ve verilen bilgileri bir yere not alıyordum.
İlk görünüşte insanı cezbeden bir özelliği olan Osmancık’a geldiğime sevinirken bir yurt köşesini daha tanıyacaktım tanıyabildiğim kadarıyla. Farklı bir yapısı olduğu her halinden belliydi.
Gün akşam olunca Osmancık Belediyesinde görevli olan Emrah Akıllı Bey ile tanışma fırsatım oldu. Osmancık ile bilgiler verirken sanki Osmancık’ı yeniden yaşıyordu. Ben dikkat ile kendisini dinlerken birden; “Bu şehri çeviren tepelerin adları var mı?” diye sordum. Emrah Bey bana “Bir İstanbul yedi tepeli, bir de Osmancık” dedi.
Bu tereddütsüz cevap karşısında biraz şaşırdım. Evet, İstanbul’u yedi tepeli olarak biliyorduk. Belki kimse bu yedi tepenin yerini ve ismini bilmiyor olabilirdi ama en azından bu şehrin yedi tepeye sahip olduğu bilgisi vardı. Bir ara Necip Fazıl’ın “Canım İstanbul” şiirinde bulunan “Yedi tepe üstünde zaman bir gergef işler” mısraı geldi aklıma. Hâlbuki bana Osmancık’ın da yedi tepeli olduğunu söyleyen biri vardı.
Kısa bir suskunluğun ardından “Peki, bunların isimleri var mı?” diye sordum. Emrah Akıllı Bey bir çırpıda isimleri saydı. Aldığım notlara göre isimlerinin “ Adatepe, Esentepe, Duatepe, Kabalak, Küllük Tepesi, Fındıcak Tepesi ve Arafat Tepesi (Türbe) olduğunu öğrendim. Bu isimlerin verilmesinin bir hikâyesi olup olmadığını bilmiyorum. Sanırım buna benzer bir soru sordum ve isimlerinin veriliş hikâyelerine dair bir cevabı hatırlamıyorum.
Yedi tepeli şehir…
Bir İstanbul, bir de Osmancık…
Üstelik bu yedi tepenin ismi de var. Bu bilgiyi öğrendiğimde daha çok şaşırdım. Zaten Çorum’un ilçelerinin isimleri ise bir hayli ilginç. Bir gün onu da konu ederiz kısmetse. Ancak Osmancık hem ismi, hem de cismi ile çok farklı bir ilçe.
Bu bilgilerden dolayı Emrah Akıllı’ya teşekkür ettim. Ülkemin güzel ilçelerinden birinin yani Osmancık’ın böyle kendine has özelliklerinin olması insanı mutlu ediyor. Bu ülke bizim. Bizim olan her şeyin kıymetini bilmemiz lazım. Onlara gerekli değeri vermemiz lazım.
Sanırım bu şehir ile ilgili daha çok şey duyacağız. Şairin “Hiçbir şey kalmaz âlemde nihan(saklı)” dediği gibi bazı bilgilerin gün yüzüne çıkması gerek.
Yedi tepeli şehre selamlarımı sunarım.