Memorial Bahçelievler Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Burak Onan, kalp hastalıklarının her zaman şiddetli göğüs ağrısı veya belirgin nefes darlığıyla ortaya çıkmadığını belirterek, bazı rahatsızlıkların uzun süre sessiz ilerleyebildiğini söyledi.

Adalet teşkilatında yeni dönem: Aşgın’dan Başkan Kurt’a ziyaret
Adalet teşkilatında yeni dönem: Aşgın’dan Başkan Kurt’a ziyaret
İçeriği Görüntüle

“Gizli kalp hastalığı” tek bir hastalık değil

Halk arasında kullanılan “gizli kalp hastalığı” ifadesinin tıpta tek bir hastalığı tanımlamadığını belirten Prof. Dr. Onan, bu ifadenin belirgin şikâyet oluşturmadan ilerleyen veya küçük belirtileri fark edilmediği için geç tanı alan kalp ve damar hastalıklarını kapsadığını kaydetti.

Kalbi besleyen damarlardaki daralmalar, kalp kapak hastalıkları, ritim bozuklukları ve kalpten çıkan ana damardaki genişlemelerin uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiğini ifade eden Onan, bazı hastalıkların rutin muayene, tansiyon kontrolü, ameliyat öncesi inceleme veya başka bir nedenle yapılan görüntüleme sırasında tesadüfen tespit edilebildiğini söyledi.

Kalp küçük değişikliklerle sinyal verebilir

Kalp hastalıklarının belirtilerinin her zaman kolay fark edilmediğini vurgulayan Onan, daha önce rahatlıkla yapılan bir yürüyüşte çabuk yorulma, merdiven çıkarken nefes darlığı, göğüste baskı veya huzursuzluk hissi, çarpıntı, baş dönmesi ve efor kapasitesinde azalma gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.

Bu değişikliklerin çoğu zaman yaşa, yoğun çalışma temposuna, uykusuzluğa veya strese bağlandığını anlatan Onan, önemli olanın kişinin günlük yaşamındaki kalıcı değişiklikler olduğunu ifade etti.

Onan, aynı mesafeyi yürümekte zorlanmanın, günlük işleri daha sık mola vererek yapmanın veya daha önce sorun oluşturmayan hareketlerden kaçınmaya başlamanın vücudun verdiği önemli uyarılar arasında yer alabileceğini kaydetti.

Her kalp hastalığı farklı belirti gösterebilir

Kalbi besleyen damarlardaki daralmaların bazı kişilerde göğüs ağrısı yerine yalnızca efor sırasında çabuk yorulma şeklinde ortaya çıkabileceğini belirten Onan, kalp kapak hastalıklarının nefes darlığı veya günlük aktivitelerde yavaşlamaya yol açabileceğini söyledi.

Ritim bozukluklarının aralıklı çarpıntılarla kendini gösterebildiğini, kalpten çıkan ana damardaki genişlemelerin ise çoğunlukla başka nedenlerle yapılan görüntülemelerde fark edildiğini aktaran Onan, kalp hastalıklarını düşündüren tek ve değişmez bir belirti bulunmadığını vurguladı.

Risk faktörü bulunanlar daha dikkatli olmalı

Ailesinde erken yaşta kalp hastalığı bulunanlar, yüksek tansiyon, diyabet veya yüksek kolesterol sorunu yaşayanlar, sigara kullananlar ve hareketsiz yaşam sürenlerin kalp ve damar hastalıkları açısından daha yüksek risk taşıdığı belirtildi.

Fazla kilo, ilerleyen yaş ve uzun süre kontrol altına alınmayan kronik hastalıkların da riski artırdığına işaret eden Onan, daha önce kalp hastalığı tanısı alan, stent uygulanan, kalp kapağı sorunu bulunan veya ameliyat geçiren kişilerin kontrollerini aksatmaması gerektiğini söyledi.

Kontroller kişiye özel planlanmalı

Kalp kontrollerinin herkese aynı tetkiklerin uygulandığı standart bir paket olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Onan, incelemelerin kişinin yaşı, şikâyetleri, aile öyküsü ve risk faktörlerine göre planlanması gerektiğini ifade etti.

İlk değerlendirmede muayene, tansiyon ölçümü ve kan testlerinin yol gösterici olabileceğini aktaran Onan, gerekli görülmesi halinde EKG, ekokardiyografi, efor testi, ritim holteri veya ileri görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabileceğini kaydetti.

Onan, herhangi bir şikâyeti bulunmayan herkese bütün testlerin yapılmasının doğru olmadığını, asıl amacın riskleri belirleyerek gerekli incelemeleri doğru zamanda uygulamak olduğunu dile getirdi.

Kalp kontrolleri ertelenmemeli

Kalp hastalıklarının erken dönemde fark edilmesinin, gerekli önlemlerin alınmasına ve tedavinin zamanında planlanmasına yardımcı olduğunu belirten Onan, özellikle risk faktörü taşıyan kişilerin önerilen kontrol aralıklarına uyması gerektiğini söyledi.

Yeni başlayan veya giderek artan nefes darlığı, efor sırasında göğüste rahatsızlık, çarpıntı, bayılma ve ayaklarda şişlik gibi belirtilerde sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurgulayan Onan, ani ve şiddetli göğüs ağrısı, aniden gelişen nefes darlığı, bayılma veya soğuk terlemeyle birlikte görülen rahatsızlıkların ise acil değerlendirme gerektirebileceğini bildirdi.

Kalbin verdiği işaretlerin yalnızca ağrıyla sınırlı olmadığını ifade eden Onan, günlük yaşamda ortaya çıkan küçük ancak kalıcı değişikliklerin de dikkate alınması gerektiğini kaydetti.

Muhabir: Merve Kayış