Türkiye’de ekonomik sıkıntılar, vatandaşların borçlanma eğilimini hızla artırıyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) 12 Eylül haftasına ait verilerine göre, bireysel kredi ve kredi kartı borçlarının toplamı 5 trilyon 55 milyar liraya yükseldi. Sadece son bir haftada 80,4 milyar liralık artış yaşanırken, yılbaşından bu yana toplam artış yaklaşık 1,2 trilyon lirayı buldu. Uzmanlar, bu rekor artışı vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanmasına ve geçim sıkıntısına bağlıyor.
Tüketici kredilerinin toplam büyüklüğü 2 trilyon 548 milyar lira, bireysel kredi kartı borçları ise 2 trilyon 506 milyar lira seviyesine ulaştı. Böylece ihtiyaç kredisi ve kredi kartı borçları bireysel borcun neredeyse tamamını oluşturdu. Ekonomistler, gelir artışının enflasyon karşısında yetersiz kalmasının borçlanmayı tetiklediğini vurguluyor.
Dolar Bazında Borç 122,8 Milyar Dolara Çıktı
CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, bireysel borçlardaki artışın uluslararası boyutuna da dikkat çekti. Genç’in açıklamasına göre, 2025’in ilk 8 ayında kredi ve kredi kartı borçları 12,7 milyar dolar artarak toplamda 122,8 milyar dolara ulaştı. Bu artış, döviz kurları dikkate alındığında borç yükünün küresel ölçekte de hızlı biçimde büyüdüğünü ortaya koyuyor.
Genç, “İhtiyaç kredisi ve kredi kartlarındaki patlama, vatandaşların ay sonunu getirebilmek için başka bir seçeneği kalmadığını net bir şekilde ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı. Borçlanmadaki bu tırmanış, ekonomik kırılganlığın ve hanehalkı gelirlerindeki yetersizliğin en somut göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlardan Yapısal Önlem Çağrısı
Ekonomi çevreleri, bireysel borçluluk oranlarının bu hızla artmasının finansal istikrar açısından ciddi riskler barındırdığı görüşünde birleşiyor. Tüketici kredileri ve kredi kartı harcamalarındaki rekor artış, özellikle düşük ve orta gelirli kesimin borçla geçimini sürdürdüğünü ortaya koyuyor. Uzmanlar, hanehalkı gelirlerini artıracak yapısal önlemler ve enflasyonu kalıcı biçimde düşürecek politikalar olmadan borçlanma eğiliminin devam edeceği uyarısında bulunuyor.
Kredi kartı borçlarının ödenememesi halinde icra ve haciz süreçlerinin artabileceği, bu durumun bankacılık sektöründe riskleri büyütebileceği belirtiliyor. Ekonomistler, sürdürülebilir bir mali denge için kredi ve faiz politikalarının sosyal destek programlarıyla eşgüdümlü yürütülmesi gerektiğine dikkat çekiyor.





