Ekonomi

Tazminatını yakmadan istifa etmek isteyenlere müjde: Yargıtay'dan emsal karar.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık izin ücretini çalışanın izne başlamasından önce peşin olarak ödemeyen işverenin, çalışanın iş akdini haklı nedenle feshetmesine ve kıdem tazminatına hak kazanmasına yol açtığına hükmetti. Bu durum, İş Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca "işverenin sözleşme hükümlerine uymaması" olarak kabul edilmektedir.

Abone Ol

Çalışma hayatında en büyük anlaşmazlık konusu olan kıdem tazminatıyla ilgili Yargıtay'dan milyonlarca çalışanı ilgilendiren emsal nitelikte bir karar geldi. İş Mahkemeleri'ndeki dava sayılarının rekor kırdığı bir dönemde, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işverenlerin sıkça göz ardı ettiği bir kuralı hatırlatarak, çalışana "haklı fesih" ile istifa edip tazminatını alma yolunu açtı. Bu karara göre, yıllık izne çıkacak olan çalışanın izin maaşını peşin olarak ödemeyen işveren, çalışanın sözleşmeyi tek taraflı olarak sonlandırıp kıdem tazminatına hak kazanmasına neden olacak.

Normal şartlar altında, kendi isteğiyle işten ayrılan (istifa eden) bir çalışanın kıdem tazminatı hakkı bulunmuyor. Ancak İş Kanunu, belirli durumlarda çalışana "haklı nedenle fesih" hakkı tanıyor. İşverenin kanuna aykırı bir eylemi veya ihmali durumunda devreye giren bu hak, çalışanın istifa etse dahi tüm tazminat haklarını almasını sağlıyor. Yargıtay'ın son kararı, Türkiye'de neredeyse hiç uygulanmayan bir kuralı, milyonlarca çalışan için güçlü bir haklı fesih nedenine dönüştürdü.

İş Kanunu'ndaki O Maddeyi İşaret Etti: İşte Emsal Kararın Detayları

Yargıtay'ın bu çığır açan kararının temelinde, 4857 sayılı İş Kanunu'nun oldukça net bir hükmü yatıyor. Yasal düzenlemelere göre, bir işçinin yıllık ücretli izne ayrılması durumunda, işverenin o işçiye izne başlamadan önce, izin süresine ilişkin ücretini "peşin olarak ödemesi veya avans olarak vermesi" gerekmektedir. Örneğin, 14 gün izne çıkacak bir çalışanın, tatile başlamadan önce o 14 günlük maaşını toplu olarak alması yasal bir zorunluluktur.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, önüne gelen bir davada bu yasal zorunluluğa uymayan işvereni haksız buldu. Mahkeme, yıllık izin ücretinin izinden önce peşin olarak ödenmemesinin, işverenin sözleşmeden doğan temel bir borcunu yerine getirmemesi anlamına geldiğine hükmetti. Bu durumun, İş Kanunu'nun 24. maddesinde belirtilen "işverenin sözleşme hükümlerine uymaması" kapsamına girdiğini ve çalışana sözleşmeyi haklı nedenle derhal feshetme imkanı tanıdığını karara bağladı.

Haklı Fesih Nedir ve Çalışana Hangi Hakları Sağlar?

Peki, bir feshin "haklı" olması ne anlama geliyor? Haklı fesih, çalışanın, işverenden kaynaklanan ciddi ve kanuna aykırı bir durum nedeniyle, iş akdini kendi isteğiyle sonlandırmasıdır. Bu, basit bir istifadan tamamen farklıdır. Çalışan bu yola başvurduğunda, sanki işveren tarafından işten çıkarılmış gibi tüm yasal haklarını korur ve talep etme hakkına sahip olur.

Bu hakların başında ise kıdem tazminatı gelmektedir. Yıllık izin ücretini peşin alamadığı için iş akdini haklı nedenle sonlandıran bir çalışan, çalıştığı her tam yıl için 30 günlük brüt ücreti tutarında kıdem tazminatını işverenden talep edebilir. Bunun yanı sıra, varsa ödenmemiş fazla mesai ücretleri, kullanılmamış yıllık izin ücretleri ve diğer sosyal hak alacaklarını da dava yoluyla alabilir. Bu karar, işverenin bir ihmalini, çalışan için güçlü bir yasal koz haline getiriyor.

Uygulamada Neredeyse Hiç Yoktu: Milyonlarca Çalışanı Nasıl Etkileyecek?

Yargıtay kararını bu kadar önemli kılan temel faktör, yıllık izin ücretinin peşin ödenmesi kuralının Türkiye'deki iş hayatında neredeyse hiç uygulanmıyor olmasıdır. Çoğu özel sektör işletmesi, çalışan izindeyken normal maaş gününde ödeme yapma yöntemini benimsemiştir. Bu durum, fiiliyatta milyonlarca işverenin farkında olmadan ya da göz ardı ederek kanuna aykırı bir durumda olduğunu göstermektedir.

Bu emsal karar, mevcut işinden memnun olmayan ancak tazminatını yakmamak için istifa edemeyen milyonlarca çalışan için yeni bir çıkış kapısı aralayabilir. Yıllık izne çıkmadan önce, işvereninden yasal hakkı olan izin ücretini peşin olarak talep eden ve bu talebi karşılanmayan bir çalışan, Yargıtay'ın bu kararına dayanarak iş akdini sonlandırıp kıdem tazminatına hak kazanabilir. Bu durumun, önümüzdeki dönemde işverenler üzerinde ciddi bir baskı oluşturması ve İş Mahkemeleri'nde bu yönde yeni davaların açılmasına neden olması bekleniyor. Çalışanların bu hakkı kullanmadan önce bir iş hukuku avukatından danışmanlık alması ise sürecin doğru yönetilmesi adına büyük önem taşımaktadır.