AKP kulislerinde sağlık politikalarına yönelik eleştiriler sertleşti. Parti içi raporlara yansıyan değerlendirmelerde, sağlık sisteminde derin bir kriz yaşandığı, randevu sorunu ve hizmete erişim sıkıntısının artık gizlenemez hâle geldiği vurgulandı. Kurmaylar, bu tablonun doğrudan siyasi sonuçlar ürettiğini açıkça dile getiriyor.
AKP raporunda ‘çöküş’ ifadesi
AKP içinde hazırlanan sağlık raporlarında, sistemin ciddi bir kırılma yaşadığı ifade edildi. Üst düzey kurmaylar, vatandaş tepkilerinin sahada yoğunlaştığını, bu tepkilerin artık parti tabanında da açık şekilde hissedildiğini belirtti.
Değerlendirmelerde, sorunun sadece idari değil, siyasi bir risk hâline geldiği vurgulanıyor. Sağlık başlığının uzun yıllar AKP’nin seçmenle en güçlü bağ kurduğu alanlardan biri olduğu, ancak bugün en fazla oy kaybı yaşanan başlık hâline geldiği ifade ediliyor.
Koca–Memişoğlu karşılaştırması gündemde
Cumhuriyet’ten Merve Kılıç’ın haberine göre, bakan değişimiyle birlikte sağlık sisteminde iyileşme beklentisi oluştu ancak bu beklentinin boşa çıktığı görüşü hâkim. AKP’li kurmaylar, eski Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile mevcut Bakan Kemal Memişoğlu arasında açık bir karşılaştırma yapıyor.
Kurmayların değerlendirmesi dikkat çekici:
“Fahrettin Koca’nın yerine sağlık sistemini düzeltsin diye geldi ama tablo daha kötü. Açık söyleyelim, Fahrettin Koca’yı mumla arıyoruz.”
Randevu krizi, personel eksikliği, hizmete erişim güçlüğü ve yönetim zaaflarının faturasının doğrudan Memişoğlu’na kesildiği kulislerde yüksek sesle dile getiriliyor.
Sağlık artık ‘riskli başlık’
AKP iç raporlarında sağlık politikaları artık açıkça “riskli başlık” olarak tanımlanıyor. Parti içinde yapılan değerlendirmelerde, vatandaşın sağlık hizmetine ulaşamamasının siyasi karşılığının net olduğu ifade ediliyor.
Kurmayların kullandığı dil dikkat çekiyor:
“Vatandaş hizmet alamıyor. Bunun siyasi karşılığı çok net: Oy kaybediyoruz.”
Bu değerlendirmeler, sağlık alanındaki sorunların sadece teknik bir mesele olarak görülmediğini, doğrudan sandığa yansıyan bir risk olarak ele alındığını gösteriyor.
CİMER şikâyetlerinde Sağlık Bakanlığı öne çıkıyor
Kulislerde paylaşılan bilgilere göre, CİMER’e yapılan şikâyetlerde Sağlık Bakanlığı ilk sıralarda yer alıyor. AKP’liler bu tabloyu, “vatandaşın çaresizliğinin açık göstergesi” olarak yorumluyor.
Bir kurmayın sözleri durumu özetliyor:
“Bakanlık vatandaşa kapalı. Ne sahada ne masada iletişim var. İnsanlar derdini anlatacak muhatap bulamıyor.”
Ödeme bilgilendirme mesajları tepki çekti
Devlet hastanelerinde uygulamaya konulan “ödeme bilgilendirme” SMS’leri de AKP içinde sert biçimde eleştiriliyor. Vatandaşlara gönderilen “Devletimiz sizin için şu kadar ödeme yaptı” içerikli mesajların ters etki yarattığı savunuluyor.
Kurmaylar, bu yöntemin sosyal devlet anlayışına zarar verdiğini belirtiyor:
“Bu mesajlar vatandaşı irite eder, oy kaybettirir. Devlet sağlık üzerinden böyle bir dil kuramaz.”
Aynı değerlendirmelerde, sağlık hizmetinin maliyet hesabıyla hatırlatılmasının devletin itibarını zedelediği ifade ediliyor.
Kabine revizyonunda Memişoğlu tartışması
Yaklaşan kabine değişikliği tartışmaları da sağlık başlığını yeniden gündeme taşıdı. Parti içinde, sahada en fazla sorun yaşanan bakanlığın Sağlık Bakanlığı olmasına rağmen, revizyon kulislerinde Memişoğlu’nun adının geçmemesi rahatsızlık yaratıyor.
AKP’li kurmaylar bu çelişkiye dikkat çekiyor:
“Sahada en çok sorun yaşanan bakanlık sağlık. Ama kabine revizyonunda adı yok. Bu tablo parti içinde de sorgulanıyor.”
“Sağlığı kaybedersen sandığı da kaybedersin”
AKP içindeki değerlendirmelerde ortak bir uyarı öne çıkıyor. Geçmişte sağlık reformlarının seçim kazandıran en güçlü argümanlardan biri olduğu hatırlatılırken, gelinen noktada bu avantajın tamamen kaybedilme riski bulunduğu vurgulanıyor.
Kurmaylar net konuşuyor:
“Sağlık reformları yıllarca seçim kazandırdı. Şimdi ise seçmen isyan ediyor. Bu alarmdır. Sağlık seçmenin kırmızı çizgisidir. Bu alanı kaybederseniz, sandığı da kaybedersiniz.”




