Türkiye’de eğitim sistemine ilişkin çarpıcı veriler ortaya koyan Türk Eğitim Derneği düşünce kuruluşu TEDMEM, 2025 Eğitim Değerlendirme Raporu’nu yayımladı. 1 Nisan 2026 tarihli raporda, düşen doğum oranlarının etkisiyle 2030 itibarıyla öğrenci sayısında ciddi azalma yaşanacağı vurgulandı.

Sınıf tekrarı ve okuldan kopuş oranları yükseldi

Rapora göre 2024-2025 eğitim döneminde sınıf tekrarı oranları dikkat çekici seviyelere ulaştı. Genel liselerde bu oran yüzde 18,5 olurken, mesleki ve teknik liselerde yüzde 28,5, imam hatip liselerinde ise yüzde 30 olarak kaydedildi.

Örgün eğitimden açıköğretim liselerine geçişte en büyük payı 9. sınıf öğrencileri aldı. Bu geçişler bir yıl içinde yaklaşık üç kat artarak 47 bin 491’e yükseldi ve toplam geçişlerin yüzde 58,4’ünü oluşturdu. Buna karşılık 12. sınıflarda açıköğretime geçişin dört kat azalması, uygulanan politika tedbirlerinin etkisi olarak değerlendirildi.

YKS’de tekrar eden aday oranı dikkat çekti

2025 YKS verileri, sınav tekrarının sistematik bir sorun haline geldiğini ortaya koydu. Bir yükseköğretim programına yerleşen adayların yalnızca yüzde 30,12’si lise son sınıf öğrencilerinden oluştu.

Yerleşen her 10 adaydan 7’sinin sınava yeniden giren adaylardan oluşması dikkat çekerken, lise son sınıftaki 812 bin adayın sadece yüzde 48,57’si tercih yaptı. Bu grubun yalnızca yüzde 16,46’sı dört yıllık lisans programlarına yerleşebildi. Raporda bu durumun, ekonomik koşullar, istihdam belirsizliği ve mesleki rehberlik eksikliğiyle ilişkili olduğu ifade edildi.

Doğum oranlarındaki düşüş eğitimi doğrudan etkileyecek

Verilere göre Türkiye’de doğum sayısı 2014 yılında 1 milyon 351 bin seviyesindeyken, 2024’te 937 bin 559’a geriledi. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre son 10 yıldaki düşüş yüzde 30,6’ya ulaştı.

Bu demografik değişimin doğrudan eğitim sistemine yansıyacağı belirtilirken, 2030 yılında ilkokula başlayacak öğrenci sayısının yüzde 21 azalmasının beklendiği kaydedildi. Bu durumun derslik planlamasından öğretmen ihtiyacına kadar birçok alanı etkileyeceği ifade edildi.

Eğitim planlamasında yeni döneme geçilmesi gerekiyor

TEDMEM, eğitim politikalarının demografik gerçekler doğrultusunda yeniden şekillendirilmesi gerektiğini vurguladı. Bütçe, öğretmen atamaları, derslik yatırımları ve yükseköğretim kontenjanlarının bu yeni tabloya göre planlanması önerildi.

Raporda ayrıca yalnızca uluslararası öğrenci sayısını artırmaya odaklanan yaklaşımlar yerine üniversite kapasitesinin yeniden değerlendirilmesi ve hayat boyu öğrenme modellerinin güçlendirilmesi gerektiği belirtildi.

İmam hatip okulları başarılı örnekler sergisi için başvurular başladı
İmam hatip okulları başarılı örnekler sergisi için başvurular başladı
İçeriği Görüntüle

Artan bütçe enflasyon karşısında etkisini yitiriyor

2025 yılı eğitim bütçesinin yüzde 35 artışla 2 trilyon 186 milyar TL’ye ulaştığı bilgisi paylaşılırken, yüksek enflasyon nedeniyle bu artışın reel anlamda yeterli olmadığı ifade edildi.

Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinin yaklaşık yüzde 80’inin personel giderlerine ayrıldığına dikkat çekilen raporda, son üç yıldır bütçe payının yüzde 10’un altında kalmasının yeni yatırımları sınırladığı belirtildi. Kaynakların doğrudan eğitim kalitesini artıracak alanlara yönlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Muhabir: Haber Merkezi