Nurullah Müstet, petrol fiyatlarının kısa sürede ciddi şekilde yükseldiğini hatırlatarak, bu durumun resmi ekonomik tahminlerle büyük ölçüde çeliştiğini ifade etti. Müstet, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının 12 Şubat 2026 tarihli Enflasyon Raporu’nda 2026 yılı için Brent petrol fiyatını 60,9 dolar olarak öngördüğünü, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan Orta Vadeli Program’da ise bu rakamın 65 dolar seviyesinde hesaplandığını hatırlattı.

İran’da 28 Şubat 2026 tarihinde başlayan askeri operasyonlar ve 2 Mart 2026’da Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının ardından petrol fiyatlarının 91 dolar seviyesine yükseldiğini belirten Müstet, “Bu tablo, Merkez Bankası’nın enflasyon raporunda esas alınan varsayımla karşılaştırıldığında yaklaşık yüzde 49,42 oranında ciddi bir sapmaya işaret etmektedir. Enerjide yüksek oranda dışa bağımlı bir ülke için bu büyüklükteki fark basit bir tahmin hatası değil, makroekonomik dengeleri sarsabilecek stratejik bir kırılmadır” dedi.

Yılın ilk üç ayında oluşan bileşik enflasyonun yüzde 11,18 seviyesine ulaştığını ifade eden Müstet, bu tablo karşısında yıl sonu enflasyon hedefinin fiilen ulaşılamaz hale geldiğini savundu. Hükümetin hedef aralığını revize etmesine rağmen nokta hedefi korumasını çelişkili bir yaklaşım olarak değerlendiren Müstet, “Bir yandan piyasalara hedefe güvenildiği mesajı verilirken diğer yandan üst bandın yükseltilmesi aslında hedefe duyulan güvenin zayıf olduğunu göstermektedir. Bu yaklaşım güven vermez, güveni aşındırır” ifadelerini kullandı.

İktidarın petrol fiyatı tahminlerini oluştururken yalnızca arz-talep dengelerine odaklandığını ileri süren Müstet, jeopolitik risklerin ise yeterince dikkate alınmadığını söyledi. ABD-İran geriliminin uzun süredir tırmandığını ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyon ihtimalinin uluslararası çevrelerde tartışıldığını belirten Müstet, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının da uzun süredir konuşulan bir senaryo olduğunu ifade etti.

Yaşanan gelişmelerin “siyah kuğu” olarak nitelendirilemeyeceğini savunan Müstet, “Siyah kuğu öngörülemeyen olayları ifade eder. Oysa burada aylar öncesinden sinyalleri verilen, enerji ve güvenlik çevrelerinde konuşulan yüksek etkili bir risk söz konusudur. Bu nedenle yaşananları beklenmedik bir şok gibi sunmak kurumsal sorumluluktan kaçmaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Akaryakıt fiyatlarındaki artışın doğrudan pompaya yansıtılmasını önlemek amacıyla uygulanan eşel mobil sistemi üzerinden sağlanan yüzde 75’lik ÖTV desteğinin kısa vadede doğru bir müdahale olduğunu ifade eden Müstet, bu uygulamanın ulaşım ve lojistik maliyetleri üzerinden oluşabilecek yeni bir enflasyon dalgasını geçici olarak sınırladığını söyledi.

Ancak bu uygulamanın orta vadede bütçe dengeleri üzerinde baskı oluşturabileceğini dile getiren Müstet, akaryakıttan alınan ÖTV’nin bütçenin en önemli dolaylı vergi kalemlerinden biri olduğunu hatırlattı. Müstet, “Bugün pompada fiyat artışının bir kısmı vatandaşa yansıtılmıyor olabilir. Ancak bu yük bütçeye, dolayısıyla dolaylı biçimde yine millete taşınmaktadır. Gelir kaybı büyüdükçe bütçe açığı genişleyecek ve borçlanma ihtiyacı artacaktır” dedi.

Yeniden Refah Partisi Çorum’da İl Divan Toplantısı düzenleyecek
Yeniden Refah Partisi Çorum’da İl Divan Toplantısı düzenleyecek
İçeriği Görüntüle

Krizin ardından gündeme gelen bazı mali düzenlemelerin de hazırlıksızlığın göstergesi olduğunu savunan Müstet, kripto varlıklara işlem vergisi getirilmesi, bazı vergi muafiyetlerinin kaldırılması, kıymetli taşlara ÖTV uygulanması, bedelli askerlik ücretinin artırılması ve kamu taşınmazlarının satışına izin verilmesi gibi adımların bütçe gelirlerini artırmayı hedeflediğini belirtti.

Açıklamasının sonunda Türkiye’nin makroekonomik yönetim anlayışında köklü bir değişime ihtiyaç olduğunu ifade eden Nurullah Müstet, güçlü bir planlama mekanizmasının yeniden kurulması gerektiğini söyledi. Müstet, “Makroekonomik politika yapımı yalnızca iyimser senaryolar yazmak değildir. Asıl mesele fırtınayı önceden görmek ve rotayı daha kriz çıkmadan belirlemektir. Türkiye’nin ihtiyacı öngörü kapasitesi yüksek, kurumsal hafızası güçlü ve planlı bir ekonomi yönetimidir. Bu nedenle Devlet Planlama Teşkilatı’nın yeniden kurulması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Ebru Çalık