Yaz aylarını sakin ve yatay bir seyirde geçiren altın fiyatları, yatırımcılar arasında bir "bekle-gör" havası yaratmış durumda. Ancak bu durgunluğun, sonbaharda yaşanması beklenen sert bir yükseliş dalgasının habercisi olabileceği belirtiliyor. Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk, Eylül ve Ekim aylarına dikkat çekerek, hem küresel hem de yerel dinamiklerin altını yeni rekor seviyelere taşıyabileceğini öngördü. Peki, yatırımcıyı nasıl bir süreç bekliyor ve gram altında 5.000 TL hedefi ne kadar gerçekçi?
Piyasaların nabzını tutan uzman isim Mehmet Ali Yıldırımtürk, mevcut sakin seyrin nedenlerini ve yaklaşan hareketliliğin sinyallerini analiz etti. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikası, tırmanan jeopolitik gerilimler ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) adımları, altının sonbahar kaderini belirleyecek ana faktörler olarak öne çıkıyor. Uzmanın değerlendirmelerine göre, mevcut sakinlik pozisyon almak için bir fırsat olabilir.
Yaz Rehaveti Aldatmasın: Fonlar Piyasaya Dönmeye Hazırlanıyor
Altının ons fiyatının Temmuz ayı boyunca 3.300 ile 3.400 dolar arasında dar bir bantta sıkışıp kalması, birçok yatırımcıyı kararsızlığa itti. Mehmet Ali Yıldırımtürk'e göre bu durumun temel sebebi, kuzey yarımküredeki tatil sezonu ve büyük yatırım fonlarının piyasadan geçici olarak çekilmesi. Ancak bu "yaz rehaveti" aldatıcı olabilir. Yıldırımtürk, tatil sezonunun bitmesiyle birlikte özellikle Eylül ve Ekim aylarında büyük fonların yeniden piyasaya döneceğini ve bu durumun altın fiyatlarında güçlü bir yukarı yönlü hareket başlatabileceğini belirtiyor.
Bu senaryoda ons altının ilk hedefinin 3.750 dolar seviyesi olabileceğini öngören uzman, yatırımcıların bu nedenle mevcut sakinliği bir alım fırsatı olarak değerlendirebileceğine işaret ediyor. Piyasaya girecek olan taze para, altının uzun süredir devam eden yatay seyrini kırması için gerekli olan itici gücü sağlayabilir.
Piyasaların Gözü Kulağı FED'de: Faiz İndirimi Altını Uçurur mu?
Altın fiyatlarını küresel ölçekte etkileyen en önemli faktör, şüphesiz ABD'nin para politikası. Bu hafta açıklanacak olan ABD büyüme, enflasyon ve işsizlik verileri, Fed'in Eylül ayındaki toplantısında alacağı faiz kararına ışık tutacak. Fed Başkanı Jerome Powell'ın yapacağı açıklamalar piyasalar tarafından yakından takip edilecek. Yıldırımtürk, piyasada şu an "temkinli bir iyimserlik" olduğunu ve olası bir faiz indiriminin altın için en büyük destekleyici olacağını vurguluyor.
Fed'in faizleri indirmesi, doların küresel piyasalarda zayıflamasına ve faiz getirisi olmayan altının yatırımcılar için daha cazip hale gelmesine neden olur. Bu durum, ons fiyatında beklenen sonbahar rallisinin fitilini ateşleyebilir. Faiz indirimi beklentisinin güçlenmesi, altın fiyatlarına şimdiden bir taban oluşturuyor.
Jeopolitik Riskler ve Ticaret Savaşları Güvenli Limanı Destekliyor
Ekonomik belirsizliklerin yanı sıra, küresel siyasi arenada artan gerilim de altına olan talebi canlı tutuyor. Rusya ile Batı arasındaki gerginlikler, ABD-AB arasındaki gümrük anlaşmazlıkları ve Çin'in Asya'daki stratejik hamleleri, yatırımcıları güvenli liman olarak gördükleri altına yöneltiyor. Özellikle Almanya ve Fransa gibi Avrupa'nın dev ekonomilerinin ABD ile yaşadığı ticari anlaşmazlıklar, küresel bir ticaret savaşı riskini masada tutuyor ve bu da altının "güvenli liman" cazibesini artırıyor.
İç Piyasada Faiz İndirimi Gram Altını Besliyor: İşte Yeni Hedefler
Küresel gelişmeler ons altının yönünü belirlerken, yurt içinde gram altının kaderini hem ons fiyatı hem de Dolar/TL kuru çiziyor. TCMB'nin son dönemde attığı faiz indirim adımları, mevduat faizlerinin cazibesini yitirmesine neden oldu. Mehmet Ali Yıldırımtürk, mevduattan çözülen paranın bir kısmının enflasyona karşı korunma amacıyla yeniden altına yöneldiğini belirtiyor.
Bu iç talep ve ons altında beklenen yükseliş birleştiğinde, gram altın için yeni hedefler gündeme geliyor. Yıldırımtürk, gram altın için ilk etapta 4.500 TL seviyesinin test edilebileceğini, sonbahardaki ralliyle birlikte ise 5.000 TL psikolojik eşiğinin hedeflenebileceğini ifade etti. Uzman, altının 4.000 dolar seviyesini görme potansiyelinin ise daha uzun vadeli, muhtemelen 2026 yılına ait bir beklenti olduğunu sözlerine ekledi.