Türkiye’de yükselen konut maliyetleri, yüksek kredi faizleri ve düşen alım gücü, barınma krizini derinleştirmeye devam ediyor. Uzmanlara göre konut satış piyasasında oluşan “kilit” çözülmedikçe kiralık konut fiyatlarındaki baskının azalması beklenmiyor.

Artan inşaat maliyetleri nedeniyle yeni konut üretimi yavaşlarken, ev satın alamayan vatandaşın kiralık piyasasına yönelmesi kira fiyatlarını enflasyonun üzerine taşıdı.

Konut kredilerindeki daralma piyasayı etkiliyor

Türkiye’de gayrimenkul uzun yıllardır güvenli yatırım araçlarından biri olarak görülmeye devam ediyor. Ancak mevcut ekonomik koşullar, özellikle orta gelir grubunun konuta erişimini zorlaştırıyor.

Geçmişte toplam satışlar içinde yüzde 50 seviyelerine kadar çıkan ipotekli konut satışlarının payının bugün yüzde 22 seviyelerine gerilediği belirtiliyor. Banka kredilerine erişimin zorlaşması ve aylık taksitlerin hane gelirlerini aşması nedeniyle birçok vatandaş “bekle-gör” stratejisine yöneliyor.

Uzmanlar, yüksek faiz ortamının özellikle ilk kez ev alacak kesimi piyasadan uzaklaştırdığına dikkat çekiyor.

İnşaat maliyetleri üretimi yavaşlatıyor

Konut üreticileri ise artan maliyet baskısıyla karşı karşıya bulunuyor.

Demir, çimento ve yapı malzemelerindeki fiyat artışlarının yanı sıra işçilik giderleri ve ticari kredi faizlerinin de sektör üzerinde ciddi yük oluşturduğu ifade ediliyor. Müteahhitlerin proje finansmanında yaşadığı zorluklar nedeniyle yeni konut projelerinde gecikmeler yaşandığı belirtiliyor.

Sektör temsilcileri, ruhsat süreçlerinde de daha temkinli davranıldığını ve bu nedenle piyasadaki konut arzının sınırlı kaldığını ifade ediyor.

Kiralık piyasasında baskı artıyor

Ev satın alma imkanının zorlaşması, talebi doğrudan kiralık konut piyasasına yöneltti.

11 Mayıs 2026 altın fiyatları: Gram, çeyrek ve Cumhuriyet altını düştü
11 Mayıs 2026 altın fiyatları: Gram, çeyrek ve Cumhuriyet altını düştü
İçeriği Görüntüle

Barınma ihtiyacını kiralık evlerle karşılamak zorunda kalan vatandaşların sayısındaki artış, zaten sınırlı olan kiralık konut stokunda ciddi baskı oluşturuyor. Bu durumun kira fiyatlarının enflasyonun üzerinde yükselmesine neden olduğu belirtiliyor.

Uzmanlar, satış piyasasındaki finansman sorunları çözülmeden kira fiyatlarında kalıcı bir rahatlama beklenmediğini ifade ediyor.

Altın yatırımcıları konut fırsatı kolluyor

Piyasadaki durgunluğun alternatif yatırım araçlarıyla da bağlantılı olduğu değerlendiriliyor.

Özellikle son dönemde altın yatırımı yapan vatandaşların, gram altında beklenen yeni yükselişleri takip ettiği belirtiliyor. Sektör temsilcileri, gram altının 7 bin 500 lira seviyelerine yaklaşması halinde yatırımcıların kar realizasyonuna giderek konut piyasasına yönelebileceğini ifade ediyor.

Bu senaryoda kredi kullanmadan, doğrudan birikimle yapılacak konut alımlarının piyasada yeni hareketlilik oluşturabileceği değerlendiriliyor.

Şirket içi vadeli satışlar öne çıkıyor

Bankaların kredi verme iştahının azalmasıyla birlikte inşaat firmaları kendi finansman modellerini devreye alıyor.

“Senetli satış” ve “firma içi vade” sistemiyle tüketicilere daha esnek ödeme planları sunuluyor. Peşinat oranlarının yüzde 25 ila yüzde 50 arasında değiştiği modellerde kalan tutarlar 24 ila 48 ay arasında taksitlendiriliyor.

Sektörde bugün gerçekleşen satışların önemli bölümünün bu yöntemlerle yapıldığı belirtiliyor.

Nakit alıcı ikinci elde avantaj sağlıyor

İkinci el konut piyasasında ise farklı bir tablo dikkat çekiyor.

Kredi kullanımının azalması nedeniyle elinde nakit bulunan alıcıların pazarlık gücünün arttığı ifade ediliyor. Acil nakit ihtiyacı bulunan satıcıların, kredi süreci beklemek yerine nakit alıcılara yöneldiği belirtiliyor.

Uzmanlar, ikinci el piyasasında pazarlık oranlarının yüzde 15 ila yüzde 20 seviyelerine kadar çıkabildiğini aktarıyor.

Faizlerde düşüş beklentisi sürüyor

Gayrimenkul sektörü temsilcileri, piyasanın yeniden canlanabilmesi için konut kredisi faizlerinin düşmesi gerektiğini savunuyor.

Uzmanlara göre kredi faizlerinin psikolojik eşik olarak görülen yüzde 2 seviyesinin altına inmesi, özellikle de yüzde 1,50 bandına yaklaşması halinde piyasada ciddi hareketlilik yaşanabilir.

Sektör temsilcileri, konut piyasasının hareketlenmesinin yalnızca inşaat sektörünü değil, yaklaşık 260 alt sektörü de doğrudan etkileyeceğine dikkat çekiyor.

Muhabir: Haber Merkezi