Türkiye’de doğurganlık oranlarındaki düşüş sürerken, uzmanlar bu gerilemenin yalnızca sosyal nedenlerle açıklanamayacağını belirtiyor. 2 Mayıs 2026 tarihli değerlendirmelere göre, çevresel kirlilik ve kimyasal maruziyet hem kadın hem erkek üreme sağlığını doğrudan etkileyen başlıca riskler arasında gösteriliyor.

Kimyasal maruziyet üreme sağlığını etkiliyor

Cihat Ünlü, son yıllarda özellikle endokrin bozucu kimyasalların üreme sistemi üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu ifade etti. Tarım ilaçları, plastikler ve çevresel toksinlerin hormon dengesini bozarak kısırlık riskini artırdığı vurgulandı.

Çorum’da temel yenidoğan bakımı eğitimi düzenlendi
Çorum’da temel yenidoğan bakımı eğitimi düzenlendi
İçeriği Görüntüle

Kadınlarda yumurtalık yetmezliği ve erken menopoz vakalarının arttığına dikkat çeken Ünlü, bu durumun yalnızca genetik ya da bağışıklık sistemi kaynaklı olmadığını, çevresel faktörlerin giderek daha belirleyici hale geldiğini belirtti.

Erken menopoz ve yumurtalık yetmezliği artıyor

Toplumda yaklaşık yüzde 1 oranında görülen prematür over yetmezliği, kadınların 40 yaşından önce üreme fonksiyonlarını kaybetmesiyle ortaya çıkıyor. 45 yaş altı erken menopoz oranının ise yüzde 5 seviyelerine ulaştığı ifade ediliyor.

Uzmanlara göre hava kirliliği, radyasyon ve gıdalardaki kimyasal kalıntılar, kadınlarda yumurtalık fonksiyonlarını doğrudan etkileyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Üreme organlarının toksinlere karşı daha hassas olması, bu etkileri daha belirgin hale getiriyor.

Erkeklerde sperm kalitesi düşüyor

Erkeklerde de benzer bir tablo dikkat çekiyor. Bilimsel çalışmalara göre son 40 yılda sperm kalitesinde yüzde 50’nin üzerinde düşüş yaşandı. Bu durum, çocuk sahibi olmayı zorlaştıran önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.

Hormon dengesizlikleri, çevresel toksinler, stres ve sağlıksız yaşam alışkanlıklarının sperm üretimi ve kalitesini olumsuz etkilediği belirtiliyor. Özellikle plastiklerde bulunan kimyasalların bu süreçte önemli rol oynadığı ifade ediliyor.

Gıda zinciri ve çevre kirliliği risk oluşturuyor

Tarımda kullanılan pestisitlerin ve hayvancılıkta kullanılan hormonların doğrudan gıda zincirine karıştığına dikkat çekiliyor. Bu maddelerin toprak ve suda birikerek uzun vadede insan sağlığını tehdit ettiği belirtiliyor.

Uzmanlar, bu maruziyetin yalnızca kısırlıkla sınırlı kalmadığını, kadınlarda meme kanseri gibi hastalıkların riskini de artırabileceğini ifade ediyor. Çevresel kirliliğin gelecek nesiller açısından da önemli bir tehdit oluşturduğu vurgulanıyor.

Tedavi sürecinde uzman kontrolü önemli

Menopoz döneminde östrojen seviyesinin düşmesiyle birlikte hormon takviyesinin önemine dikkat çekiliyor. Ancak bu tür tedavilerin mutlaka doktor kontrolünde yapılması gerektiği belirtiliyor.

Geçirilmiş kanser öyküsü, pıhtılaşma bozukluğu veya belirli risk faktörleri bulunan kişilerde hormon tedavisinin dikkatle değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Uzmanlar, düzenli sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çiziyor.

Muhabir: Haber Merkezi