Türkiye genelinde ekonomik baskıların arttığı bir dönemde konkordato başvurularına ilişkin güncel rapor, alarm veren bir tabloyu ortaya koydu. 81 ilden toplanan verilere göre firmaların konkordato talepleri Kasım ayında tarihî seviyelere ulaştı. Özellikle iflas eden şirket sayısının geçen yılın aynı dönemine göre iki katına çıkması, reel sektörün içinde bulunduğu finansal sıkışıklığı net bir şekilde yansıtıyor. Rapora göre bu yıl konkordato sürecine giren her 10 firmadan en az biri iflasla sonuçlanan bir süreç yaşadı.
Son aylarda krediye erişim zorluğu, maliyet artışları, tahsilat problemleri ve finansmana bağlı sıkışmaların belirginleşmesi, farklı ölçeklerdeki şirketleri konkordato korumasına yönlendirdi. Bu tablo, 2025’in ekonomik açıdan çok daha zorlu bir yıl olduğunu teyit ediyor.
Her 10 Firmadan Biri Konkordato Sürecinde İflas Etti
Yılın ilk 11 ayına ait istatistikler, konkordato sürecine giren firmaların önemli bir bölümünün finansal yapısını toparlayamadığını gösteriyor. Kesin mühlet kararı verilen şirketlerin yüzde 15’i, geçici mühlet alanların ise yüzde 9’u iflas etti. Bu oranlar, konkordato mekanizmasının her firmaya istediği sonucu sağlayamadığını, özellikle sermaye yetersizliği ve yapılandırma imkânı zayıf olan işletmelerin bu süreçten çıkamadığını ortaya koyuyor.
Bankacılık sektöründeki batık kredi tutarı da aynı dönemde 541 milyar 326 milyon lirayı aşarak son yılların en yüksek seviyesine çıktı. Uzmanlar, batık kredi oranındaki artışın bankaların kredi verme iştahını daha da azaltacağını, bunun da işletmeler üzerindeki baskıyı artıracağını belirtiyor.
2025 Rakamları, 2024’ün Üzerine Çıktı
Konkordato başvurularındaki artış trendi yıl boyunca hız kesmedi. 2025’in ilk 11 ayında geçici mühlet alan firma sayısı, 2024’ün toplamını yüzde 32 oranında geride bıraktı. Bu durum, yalnızca ekonomik zorlukların yoğunlaştığını değil, aynı zamanda firmaların artık daha erken aşamada koruma arayışına girdiğini gösteriyor.
Son bir yılda:
Geçici mühlet kararı alan firmalar yüzde 41 artarak 2.535'e yükseldi.
Konkordato sürecindeyken iflas eden firma sayısı yüzde 50 artışla 217 oldu.
Genel iflas kararları ise yüzde 39 artarak son yılların en yüksek düzeyine ulaştı.
Bu veriler, 2025’in konkordato ve iflas açısından en hareketli yıllardan biri olduğunu teyit ediyor.
En Riskli Sektörler: İnşaat İlk Sırada
Kasım 2025 itibarıyla iflas riskinin en yüksek olduğu sektörler de netleşti. Listenin ilk sırasındaki inşaat sektörü, artan maliyetler, duran projeler, krediye erişim sorunları ve talep daralmasıyla birlikte 504 firma ile en kırılgan sektör olarak öne çıkıyor.
İflas riskinin en yüksek olduğu ilk dört sektör şu şekilde sıralanıyor:
İnşaat – 504 firma
Tekstil – 371 firma
Metal Ürünleri İmalatı – 129 firma
Gıda – 115 firma
İnşaat ve tekstil sektörlerinin ilk iki sırada yer alması, iç pazar daralmasının ve yüksek finansman maliyetlerinin reel sektör üzerinde ne kadar baskı oluşturduğunu gösteriyor.
2018’ten Bu Yana 824 Şirket İflas Etti
Konkordato Takip verilerine göre 2018’den bu yana ekonomik dalgalanmaların etkisiyle binlerce firma konkordato sürecine başvurdu. Altı yıllık dönemde:
8.822 firmaya geçici mühlet
5.639 firmaya kesin mühlet kararı verildi
Başvurusu reddedilen 4.729 firma oldu
Toplam 824 şirket iflas etti
Son yıllarda konkordato sürecinin işletmeler için bir nefes alma mekanizması olarak öne çıkması, ekonomik koşulların ne kadar zorlaştığını gösteren somut verilerden biri. Uzmanlar, iflas ve konkordato grafiğinin bu hızla devam etmesi halinde 2026'da yeni bir rekor seviyesinin yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.
Kasım ayı raporu, Türkiye’nin reel sektöründe risklerin arttığı, özellikle nakit akışı ve finansman sorunlarının işletmeleri yoğun biçimde zorladığı bir döneme işaret ediyor. Ekonomistler, önümüzdeki aylarda atılacak adımların iflas ve konkordato eğrilerinin yönünü belirleyeceğini vurguluyor.





