TEMA Vakfı, erozyonla mücadele ve doğal varlıklarımızı koruma amacıyla kurulan ve bugün 1 milyonu aşkın gönüllüsü bulunan bir halk hareketidir.

TEMA vakfını rahmetli “Toprak Dede” adıyla hafızamıza kazınan Hayrettin Karaca ve “Yaprak Dede” diye anılan Nihat Gökyiğit kurmuştur.

Bu nedenle bu iki doğasever, mübarek insan konunun hassasiyetini iş dünyasının diğer liderlerine açtı ve 11 Eylül 1992 tarihinde Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı’nı kurdular.

TEMA Vakfı yönetim kurulu başkanı Deniz Ataç, “Çocukların sadece iklim değişikliği

değil, kuraklık, biyolojik çeşitliliği kaybı, atıkların yarattığı kirlilik gibi tüm ekolojik krizlere karşı, bugün ve gelecekte mücadele edebilmeyi öğrenmeleri gerekiyor.

Çocukların bu yeni durumlara uyum sağlamalarını ve iklim değişikliğinin yaratacağı yeni krizlere çözümler bulmalarını istiyoruz.

Bunun için öncelikle çok erken yaşlardan başlayarak çocukların, doğanın nasıl işlediğini; örneğin su döngüsünü, bir bitkinin nasıl yetiştiğini, arıların doğa için önemini anlamasını ve insanın bu işleyişe olumsuz etkilerini fark etmesini sağlamalıyız.

Yıllardır Mersin TEMA vakfı başkanlığını yürüten sevgili dostum Ulukışla’lı Ziraat Fakültesi Doçenti Mahmut Dündar kardeşimi sevgiyle ve saygıyla anıyorum.

YALNIZLIK SALGINA DÖNÜŞÜYOR.

ABD Kamu Sağlığı Başkanı Dr. Vivek Murthy, yalnızlığın obezite ve sigara bağımlılığı gibi bir halk sağlığı sorununa dönüştüğünü ve “Salgın” haline geldiğini söyledi. Yalnızlık ve izolasyon salgını, bireysel ve toplumsal sağlığa zarar veren bir halk sağlığı krizi oldu. Murthy 80 sayfalık bir raporla yalnızlığın insan sağlığı üzerindeki etkileri ve yapılması gerekenleri paylaşmış.

ABD’li yetişkinlerin yarısının yalnızlık çektiğini bunun da zihinsel ve fiziksel sağlık üzerinde ağır sonuçları olduğunu belirten rapora göre yalnızlık, kalp hastalıkları riskinde % 29, felç riskinde % 32, bunama riskinde % 50 artışa neden oluyormuş.

Salgınla başa çıkmanın yolu ise daha fazla park ve kütüphane inşa etmek, erişilebilir toplu taşıma ve ücretli aile izni gibi insanları bir araya getirecek politikaları yürürlüğe koymaktan geçiyor.” demiş.

HİKMETLİ SÖZLER, VECİZELER DEDİKLERİ “ÖZDEYİŞLER “

Milliyet Yayınlarının 1972-1973-1975 yıllarında “ÖZLÜ VE GÜZEL SÖZLER” adında yayınladığı başucu kitabımda yaklaşık dört bin özdeyişi bir haftada gözden geçirdim.

Bunlardan çok beğendiğim bazılarını sizlerle paylaşmanın sevincini yaşıyorum.

1—Zekânın karşısında insan eğilir. İyi davranış ve şefkat karşısında ise diz çöker. (Dale Carnegie)

2—Anılar, kocayan beyinlerin koltuk değnekleridir. (Cenap Şehabettin)

3—Hiç kimse kollarında bir çocuk tutan bir anne kadar çekici ve birkaç çocuk arasındaki bir anne kadar saygı değer değildir. (Goethe)

4—Aşk, çok renkli bir çiçektir, fakat yetiştiği yer müthiş uçurumların kenarıdır.

(Stendhall)

5—İnsanın bilmediği bir şey için “Bilmiyorum” demesi de bir bilimdir.

(İbn-i Mesud)

6—Cimriler çok iyi insanlardır, ölmelerini isteyenler için servet toplarlar.

(Stanislaus Leszcynski)

7—Erkekler hiçbir zaman değişmezler; bu onların hayatlarındaki faciadır. Kadınlar her zaman değişirler, bu da onların faciasıdır. (Sarah Bernhard)

8—Dertli adamın kararsızlıklarla, dumanlarla dolu bir gönül evi vardır, derdini dinlersen o eve bir pencere açmış olursun. (Mevlana)

9-- İnsanlar arasında en büyük dostluk bağı din olduğu gibi, en büyük uçurum da yine dindir. (Şemsettin Günaltay)

10- Dostluğun kolları, birbirimizi dünyanın en ucundan bir ucuna kucaklayabilecek kadar uzundur. (Montaigne)

11—Dünya büyük bir okuldur. Orada herkes, hayatı boyunca öğrencilikten kurtulamaz. (Charles Wagner)

12- Erkekler olmakta olanla iktifa eder. Kadınlar olması gerekeni hayal eder.

(Mehmet Özata)

Şimdi bir dörtlüğün zamanıdır.

Dünyada her şeyle beraber sen de dönüyorsun,

Kâinat dönmeye programlanmış bilmiyorsun,

Öylesine gizemli bir düzen var ki âlemde,

Gönül gözün kapalı o yüzden görmüyorsun… (Mehmet Özata)

 

                                                                                  5 Mayıs 2023 / Mehmet Özata