Son dönemlerde "emanet altın" adı altında yatırımcılara aylık getiri vaadiyle yapılan dolandırıcılık vakaları artış gösteriyor. Altınlarını kuyumculara teslim eden vatandaşlar, karşılığında her ay belirli bir gelir elde etmeyi umarken, birçok kişi tüm varlığını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalıyor.
Altın ve para piyasaları uzmanı İslam Memiş, bu sistemin yasal dayanağı olmadığını vurgulayarak vatandaşları uyardı. Memiş’e göre, vatandaşlar yüksek getiri cazibesiyle riskli ve yasa dışı bir modele dahil oluyor.
“Kuyumcuya altın verip aylık kazanç almak yasal değil”
İslam Memiş, kuyumcuların daha fazla kar vaadiyle yatırımcıları cezbettiğini, ancak bunun resmi olarak yasak bir uygulama olduğunu belirtiyor. Mevduat faizinden daha fazla getiri vadeden kuyumcuların tekliflerinin cazip göründüğünü, ancak sistemin bir nevi tefecilik modeliyle çalıştığını dile getirdi.
Memiş, "Kuyumculuk sektörü Ticaret Bakanlığı'na bağlıdır ve hiçbir kuyumcunun emanet altın kabul etme yetkisi yoktur. Getiri karşılığında altın bırakmak, tamamen yasa dışı bir uygulamadır" diyerek uyarıda bulundu. Bu sistemde küçük kazançlar sağlansa da riskin çok büyük olduğunu ifade etti.
“1-2 ay kazandırır, sonra tüm varlığınız yok olabilir”
Memiş, örnek olarak 2 milyon TL değerinde altınını kuyumcuya emanet eden bir kişinin, ilk aylarda 50 bin TL gibi yüksek getiri aldığını, ancak sistemin çökmesiyle birlikte birikimlerin tamamen yok olabileceğini söyledi.
Özellikle bu tarz sistemlerin, ilk etapta güven kazanmak amacıyla birkaç ay düzenli ödeme yaparak kişileri sisteme bağladığını, ardından bir anda ortadan kaybolduğunu belirtti. Bu tür dolandırıcılık yöntemleri, Ponzi sistemlerine benzerlik gösteriyor ve mağdur sayısı her geçen gün artıyor.
Emanet altın sistemi nedir, nasıl işliyor?
Emanet altın sistemi, vatandaşların fiziki altınlarını kuyumcuya ya da aracı bir kişiye bırakması ve karşılığında düzenli aylık getiri alması üzerine kurulu. Ancak sistemin ne bir mevzuat dayanağı var ne de herhangi bir denetime tabi. Ticaret Bakanlığı, bu tür uygulamalarda emanet ya da yatırım taahhüdü gibi işlemlerin kuyumcu yetki alanı dışında olduğunu net biçimde belirtiyor.
Dolandırıcılar ise bu boşluğu kullanarak, "güvenilir esnaf" görüntüsüyle insanların birikimlerini topluyor. Yasal denetim mekanizmasının dışında olan bu yöntem, çoğu zaman iflas, kaçış ya da ortadan kaybolmayla sonuçlanıyor.
Uzmanlar: Yasal yatırım araçlarından şaşmayın
İslam Memiş ve diğer piyasa uzmanları, yatırım yapmak isteyen vatandaşların sadece lisanslı ve denetlenen finans kuruluşlarını tercih etmesi gerektiğini belirtiyor. Bankalar, yatırım şirketleri ve SPK onaylı kurumların dışında yapılan her işlemde ciddi risk bulunduğuna dikkat çekiliyor.
Yüksek getiri vaadinin her zaman yüksek risk anlamına geldiği hatırlatılırken, vatandaşlara duygusal değil, bilgiye dayalı finansal kararlar almaları yönünde çağrı yapılıyor. Altın gibi değerli varlıkların korunması için resmi kanallar dışında hiçbir yere teslim edilmemesi gerektiği bir kez daha vurgulanıyor.





