"...İnsanlık…
kadim tarihi boyunca nice tufanlar gördü... Dünya savaşları yaşandı, şehirler harabeye döndü, milyonlarca insan toprağa düştü...

Ancak; bu gün insanlık yalnız şehirlerin değil, ahlakın... da yıkılışına... tanıklık ediyor...
Yüzyıllarca medeniyeti ayakta tutan hak, hukuk, adalet, erdem...; güç sarhoşluğunun gölgesinde birer birer yok ediliyor...
Güç büyüdükçe tevazu artmadı; kibir büyüdü. Ve dünya, insanlığın vicdanını unutan bir çağın karanlığına sürüklendi...
Bugünün hegemon güçleri olan Amerika Birleşik Devletleri/İsrail ve onların 21. Yüzyılın Hitler’leri olmaya aday liderleri Trump ve Netenyahu…
Bir taraftan, başta nükleer olmak üzere insanlık tarihinin gördüğü en yıkıcı silahları “demoklesin kılıcı” gibi bütün bir “insanlığın” tepeside sallandırırken,
diğer taraftan dünyanın geri kalanının kanı ve gözyaşı pahasına biriktirdikleri ekonomik güçlerini kullanarak,
ve dahası sapkın Siyonist/Evangelik anlayışın körüklediği bir güç tutkusu ile
bütün dünyaya akıl, mantık ve izan dışı bir korku düzenini dayatıyorlar...
Diğer taraftan savaş yalnız cephede değil, aynı zamanda Siyonist savaş lobisinin beslediği devasa bir ekonomi olarak büyüyor; her bomba yeni bir savaşın sermayesine dönüşüyor...
Öte yanda Avrupa, bir zamanlar "sözde" övündüğü değerlerin enkazı önünde suskun; iradesi başkalarının gölgesine sığınmış durumda...
Fakat bu kaotik çağda Türkiye, mazlumların sığınağı olarak yükseliyor...
Çünkü bazı devletler güçle, bazı milletler ise vicdanla büyür...
Ve tarih sonunda yalnızca gücü değil, adaletin tarafında duranları yazacaktır..."