Avrupa Birliği’nin hazırladığı yeni sanayi politikası taslağında Türkiye’nin Avrupa değer zincirinin ayrılmaz bir parçası olarak tanınması ve Gümrük Birliği kapsamında Türkiye’de üretilen ürünlerin AB menşeli sayılmasına yönelik yaklaşım, iş dünyası temsilcileri tarafından olumlu karşılandı. Taslakta yer alan bu değerlendirmelerin Türkiye-AB ekonomik ilişkileri açısından önemli bir adım olabileceği ifade ediliyor.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Başkanı Nail Olpak da konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği’nin hazırladığı yeni sanayi stratejisinin Türkiye açısından dikkat çekici fırsatlar barındırdığını belirtti.

Türkiye’nin Avrupa değer zincirindeki rolü vurgulandı

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Başkanı Nail Olpak, ABD merkezli X platformundaki hesabından yaptığı açıklamada Avrupa Birliği’nin hazırlıklarını sürdürdüğü sanayi politikası taslağını değerlendirdi.

Olpak, “Sanayi Hızlandırma Yasası ve ‘Made in Europe’ politikası çerçevesinde Türkiye’nin Avrupa değer zincirinin ayrılmaz bir parçası olarak tanınması ve Gümrük Birliği kapsamında ürünlerimizin AB menşeli sayılması son derece önemli ve memnuniyet verici.” ifadelerini kullandı.

Ceyhan Baran’dan bayram mesajı: Dayanışma ve paylaşma vurgusu yaptı
Ceyhan Baran’dan bayram mesajı: Dayanışma ve paylaşma vurgusu yaptı
İçeriği Görüntüle

Gümrük Birliği açısından önemli bir adım

Türkiye’de üretilen bazı ürünlerin Avrupa tedarik zincirinin parçası olarak değerlendirilmesi, ticaret ve üretim süreçlerinde yeni avantajlar doğurabilecek bir gelişme olarak görülüyor. Bu yaklaşımın özellikle sanayi üretimi ve ihracat açısından Türkiye’nin Avrupa pazarındaki konumunu güçlendirebileceği ifade ediliyor.

Uzmanlara göre söz konusu yaklaşım, Türkiye’nin üretim altyapısının Avrupa sanayisiyle daha güçlü biçimde entegre olmasına katkı sağlayabilir. Böylece Avrupa sanayi stratejisinde Türkiye’nin rolünün daha görünür hale gelmesi bekleniyor.

Kamu ve özel sektör işbirliği vurgusu

Nail Olpak açıklamasında, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinde diyalog ve işbirliğinin önemine de dikkat çekti. Mevcut sorunların çözümünde karşılıklı iletişimin güçlendirilmesinin belirleyici olabileceğini belirtti.

Olpak, Türk toplumunun dinamizmi ile Avrupa Birliği’nin dönüştürücü gücünün bir araya gelmesi halinde yapıcı bir sürecin mümkün olabileceğini ifade etti. Kamu ve özel sektör işbirliğiyle yürütülen ticari diplomasi çalışmalarında özel sektörün aktif rol almaktan memnuniyet duyduğunu da sözlerine ekledi.

Muhabir: Haber Merkezi