Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ve İMVAK’ın iş birliğiyle düzenlenen geleneksel Ramazan Sohbetleri’nin ilk konuğu Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Bulut oldu. Bulut, ‘Dijital Dünyada İnanç ve Değerler’ konulu bir sunum yaptı.
İMVAK (İmam Hatip Lisesi ve İlahiyat Fakültesi Kurma ve Koruma Vakfı) toplantı salonunda geçtiğimiz Cuma günü teravih namazı sonrasında gerçekleştirilen programa İMVAK Başkanı Sait Kömürcü, akademisyenler, öğretmenler ve halktan oluşan dinleyici gurubu katıldı.
Ramazan ayının manevi iklimini, günümüzün sosyal meseleleriyle buluşturan program ilgi ile takip edildi.

İNSANLIĞIN YAŞADIĞI DÖNÜŞÜME DAİR ÇARPICI TAHLİLLER
Bulut, ‘Teknoloji Sadece Bir Araç mı, Yoksa Yeni Bir Gerçeklik mi?’ başlığı altında Sanayi Devrimi'nden Endüstri 4.0'a uzanan süreçte insanlığın yaşadığı ontolojik (varoluşsal) dönüşümün dini ve ahlaki boyutlarını ele aldı. Teknolojinin sadece masum bir ‘araç’ olmadığı, aksine insanı, kültürü ve inanç pratiklerini kökten dönüştüren, yeniden tanımlayan yeni bir uzam olduğu gerçeği etrafında önemli tahliller yaptı.

Kuşsaray Köyü’nden birlik ve dayanışma çağrısı
Kuşsaray Köyü’nden birlik ve dayanışma çağrısı
İçeriği Görüntüle

SOSYAL MEDYA İLE İBADETLER GÖSTERİ MALZEMESİNE DÖNÜŞTÜ
Sosyal medyanın, hayatımızın merkezine yerleşmesiyle birlikte ibadetlerin ve dini ritüellerin nasıl birer "gösteri" malzemesine dönüştüğünden, ibadetin Allah rızası yerine takipçilerden gelecek "beğeni" ve sosyal statü beklentisiyle sergilendiğinden, "Gösterişçi Dindarlık" tehlikesinin ileri safhalara ulaştığından bahsetti.

O PAYLAŞIMLAR DİNİ DUYARLILIKLA İZAH EDİLEMEZ
Bulut konuşmasında, “Namaz kılarken, Kabe’de tavaf ederken, birisine yardım ederken çekilen görüntülerin paylaşımını dini duyarlılıklarla izah etmek mümkün değildir. Ayrıca, geleneksel mahremiyet anlayışının dijital teşhir ve ifşa kültürü karşısındaki durumu her geçen gün daha da tehlikeli hale gelmektedir. Dijital ortamda paylaşılan her hangi bir konuşmanın, görüntünün merkezi bir platformda değerlendirildiği, analizler yapıldığı, karakter okumalarına gidildiği, insanlığın geleceğine yönelik plan ve projeler üretilmesine veri sağlandığını, bunların masum çalışmalar olmadığını okuyor ve görüyoruz. Aile ve samimiyet ortamında konuşulan bir konu hakkında kısa sürede telefonlarımıza konu bağlantılı reklamların gelmesini hangi masum duygularla izah edebilirsiniz. Ücretsiz hizmet sunan sanal programları kullandığımızda kimsenin hizmet olsun diye bize yardımcı olduğunu herhalde düşünemeyiz. Dijital dünyada her birimiz farkında olarak veya olmayarak bunlara veri sağlamış oluyoruz” dedi.

GOOGLE ŞEYHLİĞİ VEYA MEDYA VAİZLİĞİ SARSINTISI
Bulut, önümüzde yeni tehditler olduğundan bahsederek İnfobezite, Otorite Krizi ve Dataizm’e değindi. Pogramda, dini uzmanlığı olmayan kişilerin dijital platformlarda dini içerik üretmesiyle ortaya çıkan "İnfobezite" (aşırı bilgi yüklemesi) ve bilgi kirliliği sorunlarına dikkat çekti. Dini otoritenin geleneksel kurumlardan "Google Şeyhliğine" veya popüler "Medya Vaizliğine" kaymasının yarattığı sarsıntıları değerlendirdi. İnsanın eşref-i mahlukat konumundan çıkarılarak evrendeki yüce değerin sadece "veri akışı" kabul edildiği Dataizm (Veri Dini) ile insanı bedensizleştirmeyi ve yarı tanrılaştırmayı vadeden Transhümanizm gibi yeni felsefi/teolojik meydan okumaları İslami perspektiften değerlendirdi.

KENDİMİZE ÖZEL DİJİTAL PLATFORMLAR ÜRETMELİYİZ
Prof. Dr. İsmail Bulut, sohbetinde “Hız ve haz odaklı dijital çağda, inancımız ve dini değerlerimizi tehdit eden durumlara karşı uyanık olmak, farkındalılık oluşturmak, kendimize özel dijital milli platformlar üretmek zorundayız” ifadelerine yer verdi

MEKANSIZ VE RUHSUZ DİJİTAL ÇAĞ HERKESİ KUŞATTI
Son yıllarda ülkemizde yapay zeka konusunda başarılı çalışmalar yapıldığını, bu alanın kesinlikle boş bırakılmaması gerektiğini, mekansız ve ruhsuz dijital sektörün herkesi kuşattığını ve dünyaya meydan okuduğunu dile getirdi.
Program katılımcıların soru ve katkıları ile sona erdi.

Muhabir: Haber Merkezi