İçişleri Bakanlığı, Ankara’da yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırıldığını açıkladı. Kararın Anayasa’nın 127’nci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 47’nci maddesi uyarınca alındığı bildirildi.
Hakkındaki soruşturma gerekçe gösterildi
Bakanlık açıklamasında Güner hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “rüşvet alma” ve “kamu kurum veya kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırma” suçlamaları kapsamında soruşturma yürütüldüğü belirtildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Güner’in de aralarında bulunduğu çok sayıda şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti. Güner, KKTC’den Ankara’ya dönüşünde Esenboğa Havalimanı’nda gözaltına alınarak emniyete götürülmüştü.
Mahkeme tarafından tutuklandı
İçişleri Bakanlığı, Hüseyin Can Güner’in 15 Temmuz 2026 tarihinde Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklandığını bildirdi. Soruşturma kapsamında Güner’in de bulunduğu 24 şüphelinin tutuklandığı açıklandı.
Tutuklama kararının ardından Bakanlık, belediye başkanlığı görevine ilişkin idari tedbir uyguladı. Güner’in görevden uzaklaştırılması kararının soruşturma ve yargılama süreci devam ederken geçici nitelikte olduğu vurgulandı.
Karar Anayasa ve Belediye Kanunu’na dayandırıldı
Bakanlık açıklamasında, görevden uzaklaştırma işlemine Anayasa’nın mahallî idareleri düzenleyen 127’nci maddesi ile Belediye Kanunu’nun 47’nci maddesi dayanak gösterildi.
Söz konusu düzenlemeler, görevleriyle ilgili bir suç nedeniyle haklarında soruşturma veya kovuşturma açılan mahallî idare organları ya da bu organların üyelerinin geçici tedbirle görevden uzaklaştırılmasına imkân tanıyor.
Soruşturma çok yönlü sürdürülüyor
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada suç örgütü kurma ve üyelik, rüşvet alma ve verme ile ihaleye fesat karıştırma iddiaları araştırılıyor. Operasyon kapsamında şüphelilerin adreslerinde arama ve el koyma işlemleri de gerçekleştirildi.
Güner daha önce yaptığı açıklamada, kendisine güvenenleri mahcup edecek herhangi bir davranışta bulunmadığını savunmuştu. Hakkındaki suçlamalara ilişkin kesin hüküm verilinceye kadar masumiyet karinesi geçerliliğini koruyor.



