Boğazkale ilçesindeki Hattuşa Ören Yeri’nin önemli yapıları arasında bulunan kaya anıtı, her yıl binlerce kişi tarafından görülmesine rağmen sahip olduğu tarihî anlamla ilgili pek çok ayrıntıyı hâlâ gizemini koruyor.
Hititlerin verdiği isim bilinmiyor
MÖ 1200’lü yılların başlarına tarihlendirilen anıt, günümüzde “Nişan Taşı” adıyla biliniyor. Ancak bu adın modern dönemde verildiği, Hititlerin söz konusu anıtı hangi isimle adlandırdığının bilinmediği ifade ediliyor.
Kaya yüzeyinde Luvice hiyerogliflerle oluşturulmuş uzun bir yazıt bulunuyor. Geçen binlerce yıl içerisinde yazıtın büyük bir kısmı aşınarak silinirken, günümüze ulaşan bölümlerin anıtın Hititlerin son büyük hükümdarlarından II. Şuppiluliuma döneminde yaptırıldığını gösterdiği belirtiliyor. Yazıtta hükümdarın deniz seferleri ile Anadolu’nun batısında elde ettiği askerî başarılara ilişkin anlatımların yer aldığı değerlendiriliyor.
Sfenks kalıntıları dikkat çekiyor
Nişan Taşı’nın gizemini artıran ayrıntılardan biri de anıtın önünde yapılan arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan iki sfenks kaidesi ve sfenks parçaları oldu. Hitit mimarisinde sfenkslerin çoğunlukla kutsal alanların, anıtsal yapıların ve önemli geçiş noktalarının koruyucusu olarak kullanıldığı biliniyor. Bu nedenle sfenkslerin Nişan Taşı’nın önünde bulunması, alanın yalnızca bir kaya anıtından ibaret olmayabileceği düşüncesini güçlendiriyor.
Son mesaj mı, kutsal yapının merkezi mi?
Araştırmacılar açısından Nişan Taşı’nın kullanım amacı ve çevresindeki yapılaşma hâlâ tam anlamıyla açıklığa kavuşmuş değil. Anıtın, Hititlerin başkentten ayrılmadan önce geleceğe bıraktığı sembolik bir mesaj mı olduğu, yoksa henüz tüm ayrıntıları ortaya çıkarılamamış kutsal bir yapının parçası mı olduğu soruları cevap bekliyor.
Hattuşa’yı ziyaret edenlerin önünden geçtiği Nişan Taşı, Hitit uygarlığının çözülmeyi bekleyen sırlarını 3 bin yılı aşkın süredir sessizce taşımaya devam ediyor.