Kavuncu, söz konusu dosyanın yalnızca bireysel bir suç ya da münferit bir skandal olarak görülemeyeceğini belirterek, bunun küresel ölçekte organize edilmiş bir insanlık suçu olduğunu ifade etti.
Açıklamasında, Epstein dosyasının tek bir kişinin eylemleriyle sınırlı olmadığını vurgulayan Kavuncu, “Bu dosya; gücün gücü koruduğu, paranın suçu akladığı, şöhretin vicdanı susturduğu küresel bir suç düzeninin merkezinde yer almaktadır. Böylesine büyük bir suçun cezasız bırakılması halinde dünyada adalet, ahlak ve insanlıktan söz edilemez” değerlendirmesinde bulundu.
Kavuncu, çocuklara karşı işlenen suçlarda tarafsızlığın mümkün olmadığını belirterek, sessizliğin suç ortaklığı anlamına geldiğini dile getirdi. Küresel gündemlerin, savaş senaryolarının ve kriz manşetlerinin bu tür dosyaların unutturulması amacıyla bilinçli şekilde öne çıkarıldığını savunan Kavuncu, bunun bir “hafıza dağıtma ve hedef saptırma operasyonu” olduğunu kaydetti.
“Epsteinizm” kavramını sadece bir isim değil, ahlaksızlığın merkez üssü olarak nitelendiren Kavuncu, modernliğin ve ilerlemenin tek başına ahlak ve vicdan üretmediğini ifade etti. Devletler, kurumlar ve ideolojiler adaleti zorlamadığı sürece suçun makyajlandığını ve sistemin bir parçası haline geldiğini belirtti.
Açıklamasında, “Bu dosya kapanırsa tarih affetmez” ifadesini kullanan Kavuncu, cezâsızlığın suçu yeniden üreteceğini, örtülen her suçun daha örgütlü ve pervasız biçimde geri döneceğini vurguladı. Epstein dosyasının bir kişinin değil, bir çağın ve bir düzenin yargılanması anlamına geldiğini belirten Kavuncu, adaletin sağlanmasının insanlık adına bir zorunluluk olduğunu ifade etti.




