Ülkemizde karayolları ulaşımı açısından Çorum önemli bir merkez. Samsun Ankara karayolu yaklaşık kırk vilayetin bağlantısını gerçekleştiriyor. Osmancık ilçesinden geçen D-100 karayolu da aynı şekilde Ülkenin doğusundan batısına açılan pencere. İşin ekonomik yönüne  değinmeyeceğim. Sağlık hizmetinin alınabilmesinden bahsedeceğim. Çorum bu açıdan avantajlı. Ne de olsa doktoru da bol hastanesi de tabii ki Osmancık’a bakarak.

            Hemen her gün Osmancık’ta bir trafik kazası oluyor. Bir kısmı Çorum basınında haber oluyor. Sizler de yine Osmancık ve yine kaza yorumunu yapıyorsunuz ister istemez.

            Osmancık’ın Nüfusu otuz bin ve köyler yirmi beş bin eder elli beş bin. Çevre deki küçük ilçeleri de sayarsanız seksen bini bulur. D-100 karayolunu unutmayın. Allahın yirmi dört saatinde yaklaşık ikiyüzbin yurdum insanı doğudan batıya, batıdan da doğuya geçer.

            Hülasa Osmancık devlet hastanesi günde yaklaşık üç yüz bin insana hizmet için donatılmak zorunda. Acilinde bir doktor, polikliniklerinde beş altı uzman işte o kadar. D-100 karayolunun ortası bir beyin cerrahı ister. Sabah sekiz akşam beş iğne atsan yere düşmez. Poliklinik sayaçları yetmişin üstünde, yirmi dönümlük hastane avlusunda park yeri bulmak ne mümkün. Osmancık devlet hastanesinde durum böyle; Hastane 1970 li yıllarda açıldığında  nüfus 5-6 binlerdeydi. Bilmem anlatabildim mi? Artık dar geliyor.

*          *          *

ÇARŞI PAZAR PARK YERİ

Orgeneral Ahmet Çörekçi Caddesi Osmancık’ın can damarı. Ancak özellikle sabah saat 09.30 ile akşam 19.00 arası girmek, geçmek ve park yeri bulmak bir ızdırap. Malum cadde boyunca tek yönlü park yapmak serbest. Görevliler işin içinden çıkamayınca karşı tarafa da göz yumuluyor. İşte o zaman cadde kördüğüm.

Birde park yerini tapulayanlar var. Onlara yirmi dakika kuralı sökmez. Çünkü onların dükkanı hemen şuracıkta. Peki devasa pazarlama kamyonlarına ne demeli. Oh ne ala milletin canının çıktığı saatlerde iki indir bir bindir.

Ha birde Mehmet Akif Ersoy caddesi. Ahmet Çörekçi’nin hemen arkasında. Orası evlere şenlik. Kahveler kaldırımda, yayalar yol içerisinde, beride on - on beş bisiklet ve motosiklet ve yol ortasında birkaç otomobil ile kamyonet. Dörtyol’dan çiçekçiye kadar tek şerit. Kendine güvenebiliyorsan, gözün görüyor ve kestirebiliyorsan yüz metreden bir kaç selektör yap ve bu tünelden çık. Anlattığım yol, Gemici, Gürleyik, Yeşilçatma, Hıdırlık ve Kızılırmak mahallerinin Hükümet konağına çıkış ve diğer on beş mahallenin hastaneye gidiş yani ambulans yolu. Beş yıl sonra Osmancık kent trafiği mi dediniz; Aman Allah’ım

*          *          *

MİLLETVEKİLİ Dr. CAHİT BAĞCI’NIN ZİYARETLERİNDEN YANSIMALAR

Çorum Milletvekili Dr. Cahit Bağcı’nın Çocukluk yıllarının önemli bölümü köyde geçmiştir. Bu açıdan köy ve köylünün halini iyi bilir. Cahit Bey fırsatını bulduğunda köyleri ziyaret eder, köylüyü dinler ve notlar alır. Geçtiğimiz hafta da Osmancık’ta Kamil, Aşıkbükü ve Aşağı Zeytin köylerinde incelemelerde bulunmuş. Köylülerin sorunlarını dinlemiş ve notlar almış. Önceki gün arazilerinin önemli bir kısmı baraj altında kalacak olan Aşıkbükü, Aşağı Zeytin ve Kamil köylülerini gördüm. Yüzleri pek gülüyordu. Hayırdır inşallah sizleri pek neşeli gördüm dediğimde hocam Cahit beyi konuşuyorduk sen üstüne geldin dediler. Cahit bey sayesinde vekilimizin olduğunu hissettik. Eskiden milletvekili denildiğinde aklımıza hep seçim gelirdi. Cahit Bey seçildikten sonra da bizi unutmadı. Kendisini Osmancık’ta görmeye alıştığımız gibi köyümüzü de ziyaret ediyor. Bizler ziyaret sayısını unuttuk. Cahit bey seçimlerde gelenlerden değil.  Hoca yaz bunu millet bunu bilsin dediler.

*          *          *

KIRKDİLİM HEYECAN VERİYOR

Bu güne kadar birileri Kırkdilim yolunu Osmancık’ın sorunu gibi değerlendirdi. Durumun öyle olmadığını yolun Orta Karadeniz bölgesinden İç Anadolu’ya oradan da Akdeniz’e açılan en önemli geçit noktası olduğunu ifade etmeye çalıştım. Sinop Çorum yolu olarak değerlendirin dedim. Bu sebeple il yolu statüsünden çıkarılıp devlet yolu statüsüne geçirilmesi gerektiğini ifade ettim. Bu tespitler geleceği okumak adına çok önemliydi. Kısacası on yıl boyunca fırsat buldukça Kırkdilim yolunu yazdım. Sonunda rüyanın gerçekleşmesi için gerekli adımlar atıldı. Yaklaşık iki yıldır yol kapalı. Cefa çekmeden sefa olmuyor. Yapılan hafriyatlar, statüsünün A1 kalitesine yükselt ilmesi, dağların yarılması, kayaların kırılması 14 metelik asfalt çalışmaları kırk yıllık rüyanın gerçekleşeceğinin müjdesini veriyor. Yolun ucunu görmek ufuk işi dedim ya. Ufku açık olanların önü de açık olsun. Evet; Kırkdilim heyecan veriyor. En kısa zamanda Kırkdilim  Çorum arası  ve Osmancık Laçin arası yol yenileme çalışmalarının da müjdesini de almak isteriz.

*          *          *

KÖŞE YAZARLARINI UNUTMAYIN

Çarşıda pazarda karşılaştığımız dostlarımız zamanla yazılarımızı takip ettiklerini ifade ediyorlar. Bizler de bu takipten oldukça memnun olduğumuzu ve toplumu bir parçada aydınlatabiliyorsak sonuçtan haz aldığımızı ifade ediyoruz. Bu durumda vatandaş hemen sorunlarını sıralamaya çalışıyor ve hocam bunu da yaz isteğinde bulunuyor. Tabii ki bu durumu dikkate almaya çalışıyor değerlendiriyor ve uygun gördüğümüzde de kaleme alıyoruz. Ancak bazı sivil toplum kuruluşları, bürokrat, politikacı vb. hizmet üretenlerin zamanla basın mensuplarıyla bir araya geldiklerine şahit oluyoruz. Bu tür bir araya gelişlerde bizlerde olursak, ürettiğiniz hizmetlere biraz tuz katarız.  Bu sayede hizmetin lezzeti artar.

*          *          *

ZORLU DİZAYN BİR ÇORUM KLASİĞİ

Geçtiğimiz hafta sonu Çorum’da güzel bir gün yaşadım. Yeni aldığım otomobilin iç dizaynı ile ilgili  bilgi almak ve tecrübelerinden faydalanmak için Zorlu Dizayn’ı ziyaret ettim. Şirket yönetim kurulu başkanı Elvan bey mütevazi bir şekilde bizleri karşıladı. Koltuk atölyesi başta olmak üzere  işletmenin birimlerini birlikte gezdik. Onca yoğunluğa rağmen Elvan beyin müşterilerle tek tek ilgilenmesi ve çalışanlara işi tarif ederek müşteriyi aydınlatması güzel bir davranış. Elvan beyin anlatımına göre 1977 yılında oto döşeme işine başlamış. Daha sonra kardeşleri Hüseyin ve Gazi Zorlu ile birlikte 1986 yılında ticarete başlamışlar. 2004 yılında ise Zorlu Döşeme Metal ve Ahşap işleri limited şirketini kurmuşlar. Gün gelmiş Zorlu Çorum’u aşmış ve oto dizayn ve modifiye sektöründe Türkiye’nin önde gelen markası olmuşlar. Özellikle turizm sektöründe istihdam edilen ticari araçlar başta olmak üzere özel araçların iç dizaynı Türkiye’de Zorlu’dan soruluyor. Zorlu tarafından yapılan seçim otobüsleri ve vip araçlar adeta göz kamaştırıyor. Haberci’nin editörü sevgili Coşkun Aral’da Haberci otobüsünün dizaynı için Zorlu’yu tercih etmiş. İstanbul belediye başkanlığının VİP araçları, başbakanlık araçları hemen hepsi Zorlu’nun eseri. Zorlu Sudan Cumhurbaşkanı içinde araç dizayn etmiş. Sektöründe lokomotif olan Zorlu Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek Klimalı Tabut imalatına da başlamış.

Çalışanlar çok sıcakkanlı. Müşteriyi memnun etmek için hemen herkes seferber oluyor. Bütün bu başarı ve markalaşma şirketin giderek büyümesini sağlamış. Şirket büyüdükçe Elvan Bey ve kardeşi Hüseyin Bey mütevaziliklerinden hiçbir şey kaybetmemişler. Ben bu işletmede patron göremedim. Zorlu kardeşlerinde çalışandan farkı yok. Öyle tahmin ediyorum ki işin sırrı da burada. Kısaca özetlemek gerekirse Zorlu Çorum’un yükselen yıldızı. Zorlu kardeşleri alkışlıyor,  hemşehrilerimize orada sıcak bir çay içmelerini tavsiye ediyorum.