Mehmet Seyda’nın, babasının Çorum Memleket Hastanesi’ne eczacı olarak atanmasının ardından geldiği kentte 1932-1934 yılları arasında yaşadıkları, romanda dönemin Çorum’una ilişkin önemli ayrıntılarla aktarılıyor. Eserde yoksulluk, eğitim hayatı, Cumhuriyet’in 10. yıl kutlamaları ve gençlerin gelecek hayalleri aynı anlatı içinde buluşuyor.

Images (2)-16

KGK Londra’da medya ve dostluk köprüsü kurdu
KGK Londra’da medya ve dostluk köprüsü kurdu
İçeriği Görüntüle

İlbar’ın değerlendirmesinde, Çorum’un yalnızca bir Anadolu kenti olmadığı, farklı dönemlerde sürgün edilen edebiyatçı ve aydınların da zorunlu adreslerinden biri olduğu vurgulandı. Refik Halit Karay, Hüseyin Cahit Yalçın, Refii Cevat Ulunay, Abidin Dino ve Kemal Tahir gibi isimlerin Çorum’la yollarının kesiştiği hatırlatıldı.

Ahmet Ilbars 32

Sürgün öğretmen Ruşen Zeki öğrencilerin dünyasını değiştirdi

İhtiyar Gençlik romanında öne çıkan isimlerden biri ise Sivas’taki ortaöğretim kurumlarında öğrencileri kışkırttığı gerekçesiyle Çorum’a gönderilen Türkçe öğretmeni Ruşen Zeki oldu.

48929 1448907252

Ruşen Zeki, öğrencilerin alışık olduğu öğretmen profilinden tamamen farklı tavırları, görünüşü ve düşünce dünyasıyla kısa sürede dikkat çekti. Sınıfta öğrencileri sorgulamaya, okumaya ve farklı düşünmeye yönlendiren öğretmen, özellikle genç Mehmet Seyda’nın hayatında belirleyici bir rol üstlendi.

Öğrencilere okul sonrasında ne olmak istediklerini soran Ruşen Zeki’ye Mehmet Seyda’nın “Şair” cevabını vermesi, romandaki kırılma noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Bu cevabın ardından Ruşen Zeki ile genç öğrenci arasında düşünsel bir yakınlık başlıyor.

Ekran Alıntısı-248

Yasaklı kitaplarla başlayan zihinsel dönüşüm

Ruşen Zeki’nin öğrencisini André Gide, Yaban, Kadro dergisi ve Nâzım Hikmet gibi isim ve eserlerle tanıştırması, genç Seyda’nın dünyasında büyük bir değişim yaratıyor. Yasaklı kitap ve şiirlerle karşılaşan genç, okumaya ve düşünmeye daha fazla yönelirken, çevresindeki yaşıtlarından da giderek farklılaşmaya başlıyor.

Roman, bu zihinsel dönüşümü yalnızca bir eğitim hikâyesi olarak değil, bir gencin erken yaşta olgunlaşmasının ve yalnızlaşmasının öyküsü olarak da aktarıyor.

İlbars, bu süreci Prof. Dr. Bozkurt Güvenç’in “kültürleşme” kavramı üzerinden değerlendirerek, dışarıdan gelen farklı bir düşünce dünyasının yerel kültürle karşılaşmasının gençler üzerinde yeni bir zihinsel sentez oluşturduğuna dikkat çekti.

Images (1)-30

Çorum’un görünmeyen edebiyat mirası

Yazıda, Çorum’un sürgün edilen aydınlar ve edebiyatçılar sayesinde Türk edebiyatına dolaylı ancak güçlü bir katkı sunduğu da belirtildi. Özellikle Kemal Tahir’in Çorum Cezaevi’nde geçirdiği yılların, Anadolu insanını ve yerel dili tanımasında önemli rol oynadığı ifade edildi.

Mehmet Seyda’nın İhtiyar Gençlik romanı ise Çorum’un edebiyat hafızasına farklı bir pencereden bakıyor. Roman, bir yandan 1930’lu yılların yoksulluğunu ve taşra hayatını anlatırken diğer yandan sürgün bir öğretmenin gençler üzerinde bıraktığı düşünsel etkinin izlerini taşıyor.
Ahmet İlbar’a göre, bugün Çorum’un kültürel ve edebi kimliğinden söz edilirken, 1930’lu yıllarda sınıflarda yankılanan o sorgulayıcı seslerin ve “Şair olacağım” diyen gençlerin bıraktığı mirası da unutmamak gerekiyor.

Muhabir: Ebru Çalık